Yokuşlu kasabasına Posta müdürü olarak atanan Remzi bey ve eşi Melek hanımın ana karakterlerde olduğu bir roman.
Bu kasaba terkedilmiş, kimsenin giremediği, girenin çıkamadığı bir yer. Orman yok, ağaç yok. Oraya giden otobüs bile yok. Remzi bey ve Melek hanımın kasabaya ulaşmak için giriştiği yol, kasabaya belli mesafe uzaklıkta beklemeye devam etmeleriyle son buluyor.
Tren garındaki laz, Almancı işçiler Zeliha ve Hüsam, sessiz çift, Yanıkoğlu Hüseyin (sanırım meczup), şoförler dışında başka karakter yok. Zeliha bir ara hırsla köye gidiyor, tuhaf şeyler yaşayarak geri dönüyor. (Etrafını kuşlar sarmış, evlerde ışık yanıp sönmüş, çukura düşmüş vb.)
Hüseyin başta olmak üzere karakterler derindi. Remzi beye göre kuş istilası sebebiyle girilmemiş gibi. Kuşlar öldürürler ve girilirdi. Hüseyine göre ise o kuşlar ölmez. Ecinniler musallat olmuş ve yapacak bir şey yoktu. Ama müdür kasabaya bir girse hemen telgraf çektirecekti derdini.
Neden girilemediğini tam olarak söylemedi. Son sayfaya kadar canlı tuttu hikayeyi.
Yaşar Kemal, bu kitabında çok korktuğu korkuyu anlattım, diyor. Topluma bulaşıcı hastalık gibi yayılan korku.
Bunun üzerine insan düşünüyor; kasabaya girdirmeyen şey kasaba değil, oraya gitme korkusu.
Sanırım 1-2 saatte okudum. Çok keyifliydi.