Bu arada ekonomi, bu bilimsel gerçeğe şunu ekliyor:
Toplumda ne kadar çok insanın işleri yolunda olursa, diğer bir deyişle, kaftanlar ne kadar bütün kalırsa, toplumun temelleri de o kadar sağlam ve genel gidiş o kadar yolunda olur.
Bilim ne diyor: Dünyada herkesten çok kendini sev, çünkü dünyada her şey kişisel çıkarlara dayalıdır. Eğer bir tek kendini seversen, işini gerektiğinde yaparsın, kaftanın da bölünmeden, bütünüyle senin üzerinde kalır.
Geçen her dakikayla birlikte, yeni belirlenmez bir duygu sarıyordu bütün benliğini bu çevresindeki her şeye karşılaştığı herkese karşı duyduğu sonsuz bir tiksinmeydi kinle dolu, bitmez tükenmez, neredeyse fiziksel bir tiksinme...
Şu anda acaba diri diri yakılmaya mahkum edilse, kılı kıpırdar mıydı? Bu da bir yana mahkumiyet kararını dikkatle dinleyebilir miydi? Şu ana kadar hiç bilmediği, ansızın bastırılmış, yepyeni bir duygunun etkisi altındaydı. Şu anda, değil az önceki gibi duygusal coşkunluğa kapılmak, her ne nedenle olursa olsun, karakola gelmemesi ve polislere, bu polisler öz kardeşleri bile olsalar, hiçbir şekilde başvurmaması gerektiğini anlıyor ya da hayır, anlamaktan çok bütün varlığıyla duyumsuyordu; bu, şu ana kadar hiç bilmediği, tanımadığı, son derece tuhaf ve korkunç bir duyguydu. İşin en acı veren yanı da bunun bilinçli bir algılama, kavrama olmaktan çok, bir duygu, hem de ömrü boyunca tanıdığı en acı verici duygu olmasıydı.