Deneyle; imleme ve yorumlama. Kendi yerlerini, yerliyurtluluklarını, yersizyurtsuzlaşmalarını, rejimini, kaçış çizgilerini bul. Kendini hazır verili çocukluğunda ve batı semiyolojisinde aramaktansa kendini semiyotikleştir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Özneleşme özünde,sonlu doğrusal süreçleri, biri başlamadan diğeri sonlanan süreçleri oluşturur: Bu bakımdan cogito daima yeniden başlamakta, bir tutku ya da hak arama da daima yeniden ele alınmaktadır. Her bilinç kendi ölümünün peşine düşer, her tutku-aşk bir kara deliğe çekilerek kendi sonunun peşine düşer ve tüm kara delikler birlikte tınlarlar. Böylece özneleşme kaçış çizgisine sonsuza dek yadsıyacağı bir dilimlilik ve mutlak yersizyurtsuzlaşmaya da sonsuza dek tıkayacağı, yolundan saptıracağı bir ortadan kaldırma noktasına dayatır.
Ducrot bir edimin ne olduğu sorusunu sorduğunda tam da hukuki düzenlemeye döner ve hakimin bir suçluyu bir hükümlüye dönüştüren kararını örnek olarak alır. Aslında, öncesinde olan şey, yani bir kişinin bir suçla suçlanması ve sonrasında olan şey, yani suçlunun cezasının uygulanması bedenleri etkileyen etkilemeler-etkilenmelerdir (mülkün bedeni, kurbanın bedeni, suçlunun bedeni, cezaevinin bedeni); fakat suçlunun bir hükümlüye dönüşümü hakimin kararında ifade edilen saf anlık bir edim ya da bedensiz atfetmedir. Savaş ve barış birbirinden çok farklı bedenlerin anlık ve bedensiz bir dönüşümünü ifade eder. Bedenlerin bir yaşı vardır,olgunlaşır ve yaşlanırlar; fakat erginlik, emeklilik, belli bir yaş grubu belli bir toplumda bedenlere dolaysızca atfedilen bedensiz dönüşümlerdir. ‘Artık çocuk değilsin.’ Bu sözce bedenler hakkında söylense ve onların etkilemeleri ve etkilenmelerine girse de bedensiz bir dönüşümü ilgilendirir. Bedensiz dönüşüm, onu ifade eden sözcenin ve onun ürettiği etkinin anlık, dolaysız ve eş zamanlı oluşu üzerinden tanınabilir; bundan dolayı da buyruk-sözcükler saati dakikasına, saniyesi saniyesine tarihlendirildiği anda da geçerlilik kazanır.
Aşk bedenlerin bir karışımdır, bir okun deldiği bir kalple ya da ruhların birleşmesiyle, temsil edilebilir; fakat ‘seni seviyorum’ ilanı bedenlerin, hem sevilen hem de sevenin bedensel-olmayan bir atfetmeyi ifade eder. Ekmek yiyip şarap içmek bedenlerin karışımıdır, İsa’yla bütünleşmekse hiç de daha az ‘gerçek’ olmayan, tam anlamıyla ruhani bedenlerin bir karışımıdır. Ama ekmeğin ve şarabın bedeninin İsa’nın bedenine ve kanına dönüşümü bedenlere atfedilen bir sözcenin saf ifade edilişidir. Bir uçağın kaçırılması, uçağı kaçıran korsanın silahını sağa sola sallayarak tehditlerde bulunması elbette bir etkilemedir ve
Yerliyurtluluklar kendilerindeki yersizyurtsuzlaşma ve yeniden yerliyurtlulaşma hareketlerinin varlığına tanıklık eden kaçış çizgileriyle her yandan katedilirler. Onlara yuvalanan bu hareketler olmadan hiçbir anlam ifade etmezler.