O toprağı tanıyor, toprak da onu tanıyordu. Birlikte iyi anlaşacaklardı. Toprak, yaklaşık altmış yıl önce kendisine ilk kazma darbesini indirdiğinde ona bu randevuyu vermişti.
Şefkat artık sona ermeli, toprak onu alıp bağrına basmalıydı. Ne güzel bir dinlenme olacaktı! Sadece otları eğen kuş ayaklarının hafif seslerini duyacaktı. Kimse başının üstünde yürümeyecek; sonsuza dek, rahatsız edilmeden yuvasında yatacaktı.
Sayfa 37 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu