Gözleri tavanda bir noktaya dikildi. Kuşkusuz bir düş kuruyor.
Bilmiyorum, geçmiş günlerin mi yoksa gelecek günlerin düşümü bu?
Yoksa ne geçmişin, ne de geleceğin düşü mü?
Kim bilir, belki bir düşte değil.
Yalnızca tavanda bir noktaya dikilmiş bir bakış:
"Hayat dedikleri demek buymuş."
-Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun.
--Peki sen ne görüyorsun bakalım?
-İnsan sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan görüyorum...