Öteki dünyanın varlığının en güçlü belgelerinden biri de bizzat ölümdür.
Ölümü, inkârcı, bir son gibi, bir bitiş gibi düşünür. Ondan ötesine bakmaz. Halbuki ölüm, bu dünyadan öteki dünyaya geçiş olayıdır. Doğum nasıl bir tohum halinde bu dünyaya bir açılış ise, ölüm de, öteki dünyaya bir açılıştır. Tohum nasıl toprakta çürüyor, ancak onun bir özü boy atarak toprağın üstüne çıkıyor ve yeniden dünyaya, yeryüzüne kavuşuyorsa, gökyüzüne dalbudak salan ağaç bu tohumun toprak içinde ölüp de yeniden dirilmesinden meydana geliyorsa, insan da ölümle çürüyecek, fakat gün gelince ölmeyen ruhu, yeniden dirilen vücuduna kavuşacaktır. Ruhun önüne yeni bir dünya açılacaktır.
Yeraltındaki tohum nasıl yer üstündeki ağaç halini ve güneşli dünyayı idrak edemezse, onu önceden düşünemez ve bilemezse, biz de duyularımızla öteki dünyayı ölümden önce algılayamayız.
İnsan çok çetin imtihanlardan geçer, en çetrefilli yollarda yürür, başkalarının imdadına koşar, omuzlarında dünyanın yükünü taşır ama selâmı eksik etmediği, vefâ gösterdiği kimselerden bir incelik olsun görmediğinde yorgun düşer. İnsanı en nazik konuların ihmali yıkar.
İnsanlara yaptığımız hiçbir şey için karşılık beklememeliyiz. Allah için yapmalıyız çünkü herşeyin karşılığını hakkıyla verecek olan ancak odur. İnsanlardan vefa uman yolda kalıyor bu dünyada.. 🍂
Yoruma İbrahim tenekeci sözü bırakır mısınız..?💐
"..Bize değer vermeyen insanlardan uzak durmamızı isteyen bir Peygamberimiz var. Bunun ne demek olduğunu kalbiniz yorulunca anlıyorsunuz.."
İbrahim Tenekeci.🌿