Çukurova'yı sıcağıyla, ırgatların umut arayan yolculuğuyla, çaresizliğiyle, sıtmasıyla, hastalık bulaştıran sinekleriyle, tek kurtuluş kapısı hüyükteki nar ağacıyla gözler önüne seren, yalın ve süsten uzak diliyle okuyucuyu olayların içine çeken Yaşar Kemal romanı.
Yaşar kemal'in bu kitaptaki üslubu da tıpkı filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca eserinde olduğu gibi, tekrirler ve günlük konuşma ağzı ile bezenmiş.
Traktörlerin, biçer döverlerin, makinelerin köye gelmesi ile işsiz kalan ırgatların, çukurova'daki çaresiz iş arayışlarını anlatırken roman adeta, 'toplumcu gerçekçiliği'n en güzel örneğini bizlere gösteriyor.
Hasta Yusuf' un tek kurtuluşunun höyükyeki nar ağacına ulaşması olduğunu düşünen ırgatların kitabın sonunda ağacın yalnızca köküne ulaşması ve aralarından Memed'in, Hösük'ün belindeki çakıyı alıp kaçması ile son bulması beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da daha sonraları bu Memed'in Yaşar Kemal'in kitabı olan İnce Memed olduğunu öğrenmem heyecanlanmama sebep oldu.
Ayrıca romanın, yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek etkilendiğim bir eser diyebilirim.
Çukurova'yı sıcağıyla, ırgatların umut arayan yolculuğuyla, çaresizliğiyle, sıtmasıyla, hastalık bulaştıran sinekleriyle, tek kurtuluş kapısı hüyükteki nar ağacıyla gözler önüne seren, yalın ve süsten uzak diliyle okuyucuyu olayların içine çeken Yaşar Kemal romanı.
Yaşar kemal'in bu kitaptaki üslubu da tıpkı filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca eserinde olduğu gibi, tekrirler ve günlük konuşma ağzı ile bezenmiş.
Traktörlerin, biçer döverlerin, makinelerin köye gelmesi ile işsiz kalan ırgatların, çukurova'daki çaresiz iş arayışlarını anlatırken roman adeta, 'toplumcu gerçekçiliği'n en güzel örneğini bizlere gösteriyor.
Hasta Yusuf' un tek kurtuluşunun höyükyeki nar ağacına ulaşması olduğunu düşünen ırgatların kitabın sonunda ağacın yalnızca köküne ulaşması ve aralarından Memed'in, Hösük'ün belindeki çakıyı alıp kaçması ile son bulması beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da daha sonraları bu Memed'in Yaşar Kemal'in kitabı olan İnce Memed olduğunu öğrenmem heyecanlanmama sebep oldu.
Ayrıca romanın, yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek etkilendiğim bir eser diyebilirim.
kitapta anlatılan olay üç beş cümle ile anlatılabilir bir olay.
yaşar kemal buna nazire edercesine kitabın ilk bölümünün bitiminde, önceki 60 sayfada anlattığı olayı, okuruna yarım sayfada tekrar ediyor.
bu kısım, kitabı okurken beni çok sıktı zannetmiştim; sonrasında atlaya atlaya okumuştum. şimdi gerçeği görüyorum ki bu kısım beni sıkmamış 'boğmuş'. boğulmuşum bir obanın böylesi acınası durumu karşısında - böylesine etkileyici anlatım, helal olsun doğrusu- çok üzülmüşüm. obanın acısını oba mensubu gibi içimde hissettim.
Belki Avşar boyundan atalarımın acı ateşi tutuştu içimde.
bir acı nasıl bu kadar iyi anlatılır yaşar kemal.
--- spoiler ---
hele ki bütün obanın son umudu olan, haydar usta'nın ömrünü adadığım kılıcın...
--- spoiler ---