Biz N. Kemal'den Vatan ve Hürriyet sevgisini öğrendik. Fakat bu "Vatan" mücerreti, nazarî idi. Âkif bu mücerreti müşahhaslaştırdı. Bu sihirli, hoş fakat boş kalıba ruh verdi. Ses verdi."
Sayfa 8 - İstanbul: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 2021, 15.bs.
Dün oturup Dünya Bankası verilerine göre "Arap Baharı" denilen süreçten önce bazı ülkelerin yıllık GSYİH oranlarını inceledim.
Sonra da "Arap Baharından" sonrasını inceledim.
İsyanlar, birinci neden olarak fakirliği ortadan kaldırmak için yapılmıştı. Fakat bu bağlamda hiçbir olumlu etki yapmadığı gibi tam tersine gerilemeler yaşanmıştır.
Geriye kalan ise yıkılan hayatlar, ölen masum canlar, mülteci krizleri ve virane şehirler...
Bu oyunun ise tek kazananı var: Neo-Conlar.
Yeni aldığım telefonun markasını öğrencilerim bir haftadır soruyorlar. Hatta çoğu aralarında iddiaya bile girmiş doğru tahmin etmek için.
Fakat hiçbiri elimde gezdirdiğim kitabın adını ve konusunu sormuyor...
Bir şeyler yapmamız lazım. Hedonizm ve materyalizm ileri boyutlara ulaşıyor.
Maddeye karşı amaç-araç ayrımını yaparsak tarihin dönüm noktasını gerçekleştirebiliriz.
İstanbul'daki Alman Büyükelçiliği'nde görevli Mutius'a göre ise, Enver Paşa'daki vatan sevgisi, Osmanlının diğer üst düzey yöneticilerinin vatan sevgisinden farklı idi. Osmanlı'da politika ile uğraşan çoğu kişi, vatan sevgisini kendilerini zengin etmek ve refah içinde yaşamak amacıyla kullanıyorlardı. Enver Paşa ise var olmasının amacını vatanı kurtarmak olduğunu düşünüyor ve bunu kendisinin kişisel meselesi olarak ele alıyordu. Bütün çabalarının vatanını yüceltmeye yönelik olduğunu, her fırsatta belirtiyor ve "mefkurem sevgili vatanımın büyüklüğü ve refahıdır." diyordu.