Enver Paşa, Trablusgarp'tan, Eylül 1913'de gönderdiği bir mektupta kendi iç dünyasını şöyle tanımlamaktadır: "... Ben, Vatan için, vatanın her zerresi için bütün kuvvetiyle ölünceye kadar çalışacak bir makine olmak istiyorum. Ne yapayım, bir defa vatanı her şeyden, herkesten daha fazla sevdim. Ona ebediyen sadık kalacağım... "
(Alıntı, Şevket Süreyya Aydemir'in eserinden yapılmıştır.)
Enver Paşa'nın bir Alman hayranı olarak Osmanlı-Alman ittifakını imzaladığı ve Birinci Dünya Savaşı boyunca tamamen Alman çıkarlarına hizmet ettiği görüşleri doğru değildir. Enver Paşa'ya göre, Osmanlı çıkarları, Almanya yanında yer almayı gerektirdiği için, Osmanlı-Alman ittifakı imzalamıştır.
Heidegger'in yeni ontolojisinde varlık dinamik yorumlanarak onun amaçlılığı çn plana çıkarılmaktadır. O, Zuhandensein olarak bir "şeye" yöneliktir ve varlığın 'özü' (Wesen) olarak karşımıza çıkan bu şey, temelde ölümdür. Dasein dünya içinde ölüme-yönelik-varlıktır (Sein-zum-tode). Bunun anlamı basitçe ifade edildiğinde, birey olarak Dasein'ın kendi varlığının farkına, ölümlü olduğunu ayrımsadığımda varması ve o andan itibaren bunu sorun edinmesidir.
"Bir dinin başına gelebilecek en büyük musibet, asırlar içinde istikrar bulan kaynak bütünlüğünü, asıllar ve deliller sistemini ve değerler hiyerarşisini kaybetmesidir."
"Her türlü bilginin metaa dönüştüğü, dinî bilginin bütünlüğünü kaybedip parçalandığı çağımızda artık en büyük sorun bilgisizlik anlamında cehalet değil, usûlsüzlüktür."