“Erkek, etik yaşamına zarar vermeksizin aile içi ilişkilere, tekil bir şey olarak yaklaşabilir. Oysa kadın, koca ve çocuklarına yaklaşabilmesi ölçüsünde etik yaşama sahip olmalıdır.”
"Tüketilen şeyler arasında diğer nesnelerden daha kıymetli, daha eşsiz bir nesne vardır: Bu nesne bedendir... Özellikle de kadın bedeninin mutlak varlığı, bedenin etrafını kuşatan sağlık, perhiz, tedavi kültü, gençlik, zariflik, erlik/dişilik saplantısı, bedenle ilgili bakımlar, rejimler, fedakârca uygulamalar, bedeni kuşatan arzu efsanesi, bunların hepsi bedenin günümüzde bir kurtuluş nesnesine dö- nüştüğünün tanığıdır. Beden bu ahlaki ve ideolojik işlevde tam anlamıyla ruhun yerini almıştır."
“Kadınlara yapılan çağrı, ötekini baştan çıkarmak için kendi bedenlerini ön plana çıkarmaları ve mükemmelleştirmeye çalışmaları yönündedir. "Sonuçta kadının özgürlüğü, onun bir başkasını baştan çıkarabilme kapasitesiyle ifade edilir."
“Kadın bedeninin denetimi ve kontrolü üzerinden işleyen toplumsal baskının kaynağı ve kadınların ikincilleştirilmelerinde önemli bir alan olarak cinsellik incelendi. "Cinsellik gibi bir konuda hâkim erkek ve pasif kadın norm haline gelince, aynı normlar hayatın diğer alanlarına da yansımaktadır... Kadınların cinsellikleri erkeklerin cinselliği aracılığıyla yorumlandığı sürece, kadınlar erkeklerle siyasi, ekonomik, sosyal açıdan eşit olamayacaklardır.”