Hayatın, geçmişten günümüze hiç durmaksızın akan bir nehir olduğunu düşündü.Ya da belki nehrin üstündeki taş basamaklardan geçmekti hayat. Zaman bazen hızlıca geçer, bazense tek bir yerde takılı kalırdı ne de olsa.
Tanrı'yla yüz yüze mi gelmişti? Kim bilir, belki de karşısındaki şeytandı. Ya da ikisi de aynı anda belirmişti. Ama ona doğru kahkahalar atan tarafın hangisi olduğunu kestiremiyordu; merhametli Tanrı mı, yoksa acımasız şeytan mı?