Bu dünya açıkça bir iradenin diğerine üstün geldiği bir dünyaydı. Çağ, ödünsüz bir çağdı. Dayatmacı iradeler her zaman yaptıkları gibi onu yıpratmış ve ona hükmetmişlerdi.
Her zaman toplumun dışında kalanları savunmuştu; düzene uymayan ve ezilen insanların arkadaşıydı. Onların öldürmesi gereken en son kişi oydu. Fakat ezik insanlar her zaman hiyerarşik olarak kendilerinden daha üstün durumda olan kişilerle yer değiştirmek isterlerdi.
Dünyanın genel düzeni ve sonsuzluğun uzunluğu içinde sürelerin hiç anlamı yoktu. Çaresizlik ve acının, keder ve dehşetin insafsız akışı içindeki kural tanımazlık, sonunda önündeki herkesi mutlaka silip süpürüyordu.