Uçağa doğru yürürken sol eldivenimi taktım. Bu da bize öğretilenlerdendi. Uçak başında makinistle tokalaşmadan sağ eldiven takılmazdı. Bu da Hava Kuvvetlerinin yazılı olmayan saygı kurallarından sadece biriydi.
Hava Kuvvetlerinde tüm personel bir ailenin parçası gibidir. Ancak uçuşa gönderme özelinde makinist ile pilot arasında daha farklı manevi bir bağ vardır. Pilotun uçuşa giderken en son gördüğü tokalaştığı kişi makinisttir. Pilotun kaskını, çeklistini ve yanına alacağı teçhizatı verirken taşıdığı çanta ve varsa içindeki bir iki kişisel eşyası makinistin yanında kalır. Uçaktan geriye kalanlar oradadır. Makinist en son gönderen olduğu gibi ilk karşılayan ve ilk "hoş geldin" diyen kişidir. Uçağın teslim alındığı ve teslim edildiği kişidir. Makinist pilotu ve pilota teslim ettiği uçağı gittikleri gibi sağ salim gelmesini bekleyendir. Daha aslında anlatılacak çok şey var bu konuda...
İçinde uçtuğumuz havanın bu kadar güzel sesi olabileceğini düşünmemiştim. Motor sesi meğer birçok sesi örtüyormuş. Bu sessizlik sanki gerçekten uçtuğumuzu anlatıyordu. Rüzgarın sesi bize eşlik ediyordu. Uçuşun her türlüsü zevkli elbette, ancak planör uçuşu tahminimin çok ötesindeydi.
”'Bir kaza kurşunu bulur her yerde / Süvarisiz şaha kalkan atları' derken de, dizginsiz ve sınırsız sevginin sevene çıkardığı fatura anlatılmak istenmektedir.” (Sezai Karakoç, Hatıralar)
Saim
@_saim
·
Bir kaza kurşunu bulur her yerde
Süvarisiz şaha kalkan atları...