єℓιf

єℓιf
@_ummi
Bursa
15 Mart
49 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Rûhundan üfledin, kıldın aşka mübtelâ, Biçtiğin vakti boz deme gayrı. Azrâil’e borçlu kaldık, cânân aldı bu canı,
Gönlümde gezdirdiğim gece hayallerimi, Bir bebek sâfiyetinde sallayıp uyutasım var. Bezm-i elestten beri,
Hasib olan hesapta
Kalbimi avucunun içine alıp Zâtından bir teselli fısıldasan! Ya da bir hırka yollasan Efendimiz’den (asw); Soğuyan bedenimi sarsam. Hem ölüme çağırıp da hem hayatı hatırlatanım. Kendinden kaçarken kaderine düşen ben, Bir mülteci gibi sınırda; Ne olmuş, ne ölmüş gibi ârafta. Dilimin söylediği kulaklarıma yabancı. Sanki elde kalmış bir parça gibiyim mezatta. Esfel-i sâfilîne düştüm dünya denilen hasatta. Oysa belâ demiştik elestte; Yakîn olan uzakta. “Ben”i bırakalım mı artık, O kardeşlerin kurduğu tuzakta? Doldur hancı, bir aşk şerbeti daha içip kalkalım; Hasîb olan, illa hesapta…
Günlerden o gün!
Günlerden o gün! Alıp pusulayı yanıma, Evin yolunu şaşırasım var. Şeytanı taşlayasım, Kendimi suçlayasım, Âlemi boşlayasım, Sabrımı sınayasım var... Günlerden o gün! Dönmeyen dilimi, Musa'nın duası ile ıslatıp; Katili olduğum ifadelere, Fatihalar okuyasım var. Gemileri yakasım; Varlık sayfasında, yok olasım var... Günlerden o gün! HasbûnALLAH deyip susasım, Nefsime pusu kurasım var. Aşk ile doldum gayrı, İnfilak olasım var. Girip Azrailin koluna; Refik-i â'la ya, yol alasım var...
Gönül hücresinde selâmetteyim; Dışarıda üşüyor, ruhum sıtmalarda. Aşk sahrasında hicretteyim, Bir kaderimden diğerine kaçıyorum... Çölde susuz misali, yollara bakıyorum. Koşarım serâb imiş, sevdaya akıyorum. Küller saçılmasın diye yine elimi yakıyorum; Ama her seferimde çıkmaza çıkıyorum... Gözlerime sürmeledim aşkın yüzünü, Her nazarımda O’na bakıyorum. Yusuf’un atıldığı kuyulardayım; Eyyûbî sabırlarda gömleği kokluyorum... Mahkûm olmuş aşka, infazımı beklerken; Saçlarını dâr edip ipimi çekiyorum. Gönül musallasına yatıp uzanmış, Günün âhından beri ruhuma okuyorum... Son oturuştayım artık, vaktimi bekliyorum...