Mutluluğun kazanılmasının temelinde, her şeyden önce varlığın ne olduğunu bilmek gerektiğini savunuyor Farabi. Varlığın tanımını yaptıktan sonra ise insanın toplumdan ayrı yaşayamayacağını, ancak ve ancak toplumla varlığını sürdürebileceğini öne sürüyor ve bunu siyaset felsefesi ile bağdaştırıyor. Toplumu yöneten kesimin hangi vasıflara sahip olması halinde halkın mutluluğunun baki olacağını, hangi ilimlere vakıf olması gerektiginden bahsediyor. İnsanın hem dünya hem de ahiretteki mutluluğunun “erdemler” aracılığıyla olacağını ileriye sürüyor.
İnsanın varolan ilimlerden yola çıkarak ilahi bir varliga ulaşmasına da değiniyor bir noktada.Roman vb. bir kitap olmadığı için bir anda okunup bitirilmesi pek beklenilemez; bazı noktalarda okuduğunuz yerde durup düşünmeniz gerekiyor ki kitap bir mana kazansın.
Sağlıcakla Kalın.
Dönüşüm ya da daha doğru bir söylemle başkalaşım? Siz nasıl adlandırırsanız artık.
Toplumda her birey kendisine bir amaç edinir ve geleceğini bu doğrultuda şekillendirmek için yeni adımlar atar.