Belirsizliği kucaklamak, yaşamı kucaklamak demek. Güven de hayatta kalmak demek. İnsan beyni kesinliğe meftun , çünkü kesinlik güven demek. Güven de hayatta kalmak demek. Oysa hayatta kalmak ile yaşamak aynı şey değil. “Yaşamak bir emin olamama halidir , bir sonrakini ya da nasılını bilememe halidir. Nasıl olacağını bildiğin andan itibaren , biraz ölmeye başlarsın,” diyor Agnes de Mille.
“Schödinger’in hayat anlayışı. Kendi zihninin içinde hem ölü hem de hayatta olmak.”
“Exactement! Bu pişmanlıklar beynimize her ne yapmışsa , orada -nasıl desem- ne çeşit bir nörokimyasal tepkime olmuşsa , aynı anda hem ölümü hem de yaşamı istemenin karmaşası bizi bir şekilde arada bırakmaya yetmiş olmalı.”
146