Yüsra

"Her mutlaka gelecek şey, ne kadar uzak olursa olsun yakın sayılır. "
Reklam
Ömür kısadır, ve mutlaka gelecek olan her şey, uzak görünse de yakındır.
İnsanoğlu gece ve gündüz mucizesini ilk defa düşününce kim bilir ne duygulara kapılmıştır. Ve bu mucize hiç değişmeden sürmektedir. Güzelliğinden ve göz alıcılıgından hiçbir şey kaybetmemiştir. Fakat paslanan ve uyuşan insan kalbidir. Odur heyecanını yitiren. Onlar tazeyken ya da duygularımız henüz pörsümemişken karşılaştıgımızda kalbimizin tarifsiz duygulara kapılmasına neden olan nice mucizenin farkında olmadan geçip gittiğimizd hayatımızın ne kadar önemli bir yönünü yitirmiş oluruz, nice güzellikler kaçırmış oluruz. Kuran uyuşmuş duyarlılıgımızı canlandırıyor, uyumuş duygularımızı uyandırıyor. Sıcaklığını yitirmiş donmuş kalplerimize dokunuyor. Yorgun vicdanımızı harekete geçiriyor,evreni ilk defa gözlemlediğimizde içinde bulundugumuz duyarlılığı taze tutarak gözlemleyelim diye.
Gerçek iman büyük bir enerji kaynağıdır. Olumlu yönde aktiviteyi doğurur. Böyle bir imanı taşıyan kimse, harekete geçmeden duramaz. İmanının gereği istikametinde mutlaka faaliyet gösterir. Deyim yerindeyse, canlılık emareleri gösterir. Bunun aksi bir görüntü, imanın tezahürü değildir. Her kap içindekini dışarıya sızdırır. Müminin sözü, ahlakı ve davranışı da imanından haber vermelidir.
"İşte onlar sapıp eğrilince, Allah da onların kalplerini saptırdı. " ifadesi çok ibret vericidir. Şöyle ki : Mukatil'in de belirttiği gibi, onlar bedenleriyle hak yoldan sapınca Allah da bunun cezası olarak onların kalplerini de haktan saptırdı. Bundan anlıyoruz ki kişi, inandığı gibi yaşamazsa, zamanla, yaşadığı gibi inanmaya başlar. O halde, inanç mutlaka yaşanmalı ve hayata geçirilmelidir.
Reklam