Acıye uzaktan bakmayı öğrendim yazarak, paylaşmak çoğaltırken hafifletiyor ve daha rahat yürüyorum o yokuşu. Kalemi ilk tuttuğum günü hatırlamıyorum, bu yüzden mi yana yana yazıyorum? Amacım yakmak olmasa da bir kıvılcım düşüyor işte okuyanların kalbine. Yazmak hatırladıklarımın esaretinden kurtarıyor.
Hatırlamak bir mirastır o mirası korumanın yolu söz ve sükût arasındaki dengeyi sağlamaktır. Bazen hatırladıklarınız kalbinizi çatlatırcasına söz ırmağına dökülmek isteyecektir fakat siz bileceksiniz sükût bir okyanustur.
Sonra tekrar kendime dönerim, başka çarem olmadığı için değil çünkü bilirim ki şikâyet ettiğim her şeyin başkahramanı benim. Kendime dönerim. Çünkü ben zübde-i âlem olsam bile içimde bir dünya dürülmüştür. Beni açacak, harekete geçirecek yegâne şey yine ilimdir.