"Ağlamak" diye geçirdi içinden... Şairin dediği gibi; "Sevin ağlayabiliyorsan. Ağlamak unutmanın kardeşidir." Ya ağlayamayanlar diye sordu kendine?
Ya ağlamayı bilmeyenler? "Unutmanın yetimi, kuytuların karanlık kucağında uyumayı beceremeyenlerdir. Ağlayamayanlar; vehimlerin annesi. Yaşamak, ağlayabilenler için geçerli."
"Bazı gerçekler vahşiydi. Onlarla dürüstçe yüzleştiğinde buna takat getirecek gücü bulamamaktan korkanlar, sonuna kadar ondan kaçar, hem de günün birinde yakalanacağını bile bile..."
İnsanlar hayata biraz da yaşayanların, yaşadıkça sancı çekenlerin dünyasından bakabilseydi keşke, diye düşündü. İşte o zaman göz kendini görür, gönül boyun büker, birbirleriyle buluşan gözler, eller güzelliğin adını koyabilirlerdi.