Zeynep

KS: İç bütünlüğüne sahip olmak, bu psikolojik bir kavram fakat şunu ifade ediyor. İlkelerine, değerlerine başından sonuna kadar sahip çıkmak. Değerlerin hayattaki bazı maddi unsurların önüne geçmesi yani "Ben şu hedef için, şu amaç için, şu gaye için yaşadığım zaman canlı hissediyorum" dediğim zaman dünyanın durması.
Reklam
SÖ: "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde/ Ben her ne kadar gördüm ise bazı mazarrat/Sâbit-kademim yine bu re'yin üzerinde/ Insana sadakat yaraşır görse de ikrah/ Yardımcısıdır doğruların hazret-i Allah." Müthiş! Siz sadakatle çalıştığınız zaman birtakım sıkıntıları olacak. Hiç ondan korkmayın, gönlünüz kırılmasın, enerjiniz tükenmesin. Niye? Çünkü sadıkların, muhlislerin yardımcısı Hz. Allah'tır. Yol dikenlidir. Her zaman için böyledir.
SÖ: Eğer kendinizi ve çevrenizi düzeltmeye başlarsanız sızlanmaya enerjiniz kalmaz. KS: İnşa edici faaliyet içinde olan insanlar kolay kolay yakınmazlar.
Kendilerini temiz. Allah'ın seçtiği, fırka-i naciye, kurtulmuş fırka olarak görüyorlar. Kendilerini daha üstün görüyor veya farklı olabildikleri inancını çoğaltıyorlar ve oradan da bazı yanlışlıklara ve ahlaksızlıklara geçiyorlar. Insan nefsini daima muhabbete, sevgiye, ötekine, kalbine açık tutmalı.
Bazen bazı insanlarda dışlayıcı dindarlık görüyoruz. Kendi dindarlıklarını ötekini dışlama üzerine kuruyorlar. Oysa sizin sözlerinizde, muhabbeti eksene alan bütün büyüklerimizin, irfan ehlinin, gönül ehlinin sözlerinde kapsayıcı dindarlık var. Allah'ın tüm kullarına değer veren, onları hazreti insan mertebesinde gören, her an insanın içindeki yükseliş imkânını fark eden ve kimseye Sırt dönmeyen bir bakış açısı Burada temel meseleyi, başka insanların da yarın bir gün bambaşka yollarda bile olsalar, yeniden Allah' ın zaten rahmetine nail oluyorlar da, o rahmeti fark edebilecekleri, dolayısıyla kimseye küsmemek, kimseye darıl-mamak, herkesi yine doğruya, iyiliğe davet etmeye devam etmek olarak görüyorum bu kapsayıcı dindarlığı.
Reklam