Zeynep

İsmimizin yani cismimizin içinde bir acziyet saklı. İnsan bunu idrak edebildiği, kendi sınırlarını, kendini kuşatan çeperleri hissedebildiği zaman özgür. Yoksa insan firavunlaştığı zaman aslında kendi nefsinin bir kölesi oluyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
("Sizi kendim için yarattım, bana kul olun diye" diyor. Cenâb-ı Allah'a garazsız, ivazsız teslimiyet ve muhabbet, Resul-i Kibriya'ya iltica ve O'na bağlanmak, O'nu sevmek... Bu kadar, hayatın özü bu. Bunu yapabildiğimiz kadar, dediğiniz gibi eksikliğimize, noksanlığımıza, kusurumuza rağmen kulluk vazifesini yerine getirmiş oluyoruz. Kalbin bir halidir bu. Bu hali bilmek de bir ilâhî lütuftur. Nice insan görüyorum yaşı ilerlemiş ve hâlâ farkında değiller.)
Bizler bu gelip geçici âlemde bir şey arıyoruz, soluklanacak bir yer arıyoruz. Onu ancak ebediyetin hayatımıza değdiği anlarda bulabiliriz.
(Akif diyor ya hani: "Ya açar nazm-ı celilin bakarız yaprağına/ Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına/ İnmemiştir hele Kur'ân şunu hakkıyla bilin/ Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için Mushaf duvarda asılmak için değildir, okunup tatbik etmek içindir.
Akıl çok mühim bir nimet ama vahiy rehberliğinde. Tek başına kalamaz. Çünkü akıl tek başına kaldığı zaman süratle nefsin emrine giriyor. Nefis, aklı çok güzel kullanıyor Nefsi yola çeken, ona istikametini veren vahiydir.