“El kızı” olmak sadece bir sıfat değil, bir kader gibi anlatılmış romanda. Nazan evleniyor ama hiçbir zaman gerçekten ait olamıyor. Kendi yuvasında bile hep bir yabancı.
En çok sinirlendiren karakter kesinlikle kaynana. Sürekli yönlendiren, dolduran ve huzuru bozan tavırlarıyla evliliğin temelini sarsıyor. Ama asıl hayal kırıklığı Mazhar’da. Seviyor gibi görünüp eşinin arkasında duramayan, annesinin gölgesinden çıkamayan bir adam… Sevgi var belki ama cesaret yok.
Nazan ise güçlü bir karakter değil. Fazla pasif, fazla kabullenici. Bazen insan okurken “Artık kendini savun” diye içinden bağırıyor. Ama dönemin şartları düşünüldüğünde onun çaresizliği de bir gerçek. Yine de bu pasiflik, yaşananların önüne geçemiyor.
Kitapta keşke Haldun’un hislerini daha çok okuyabilseydik. Bir çocuğun annesiyle arasına giren mesafenin iç dünyasını görmek, hikâyeyi daha da derinleştirirdi. Nazan sadece eşini değil, zamanla oğlunu da kaybediyor. Asıl trajedi belki de bu.
Sonuç olarak roman; kadın olmanın, “el kızı” olmanın ve seçilmemiş olmanın acısını çok gerçekçi bir şekilde anlatıyor. Okurken sinirlendiren ama düşündüren bir hikâye. El Kızı
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma