Zeynep Işık

Zeynep Işık
@_zeyneppppp
Şöyle oluyor: Beyin yüklenen üzüntüleri, acıları kaldıramaz duruma geliyor. "Benden bu kadar" diyor, "bu bütünün ayakta durmasını önemli bulan biri varsa, yardım etsin bana, azaltsın yükümü, belki yaşamını sürdürürüz biraz daha."
Henüz gençken bilin gençliğinizin değerini. Altın kadar değerli olan günlerinizi can sıkıcı insanları dinleyerek, başarı şansı olmayan kişileri geliştirmeye çalışarak ya da hayatınızı cahillere, sıradan ve bayağı kişilere adayarak bol keseden harcamayın. Bütün bunlar çağımızın hastalıklı amaçları ve yapay idealleridir. Yaşayın!
Hayatın amacı insanın kendisini geliştirmesidir. Her birimiz bu dünyaya doğamızın gerektirdiklerini eksiksiz olarak gerçekleştirmek için geldik ama günümüzde insanlar kendilerinden korkar oldular. Görevlerin en yücesini, yani insanın kendisine karşı olan, kendine güvenmekle ilgili görevini unutmuş durumdalar. Hayır işleri yaptıkları bir gerçek. Açları doyuruyor, çıplakları giydiriyorlar ama kendi ruhlarını aç ve çıplak bırakıyorlar. Irkımızda cesaret denen şey kalmadı, belki de hiç olmamıştı. Ahlakın temelinde toplum baskısı var, dinin altında yatan sır da Tanrı korkusu... Işte bize hükmeden iki güç!
Var olmak için verdiğimiz amansız savaşta, kalıcı bir şeylere sahip olmak ister ve yerimizi sağlama almak için aptalca bir umuda kapılıp kafamızı saçmalıklarla ve bir yığın olgusal gerçeklerle doldururuz.
"İnsanın ölmesi çok ağır bir süreç," diye düşündü. "Bir inek öldürürsün, eti yenip bitti mi ölmüştür artık, ama bir insan, bir havuzdaki durgun suların halkalanması gibi, küçük dalgacıklar halinde ölür. Halkalar yayılır, büyür ve sakinliğe kavuşur su yine."