Geçmişin görüntüleri ve hatıraları yüreğini parçalara ayırsa da artık dayanabileceğini hissediyordu. bunca zaman duygularını dizginlemek adına çok fazla enerji harcadığına bakılırsa, hepsi hâlâ derinlerinde varlığını korumuş olmalıydı. Bundan sonra geçip gitmelerine izin vermeliydi. Bir süre daha ağlaması gerekiyorsa, ağlamalıydı. Ardından bırakmaya devam ettikçe, geçmişini düşünse de artık gözyaşı dökmediği günler gelecek ve o zaman ellerini uzatarak şimdiki anını kucaklayacak, tüm gücüyle ona sıkıca tutunacaktı.
"Çaresizlik. Usanç. Boşluk hissi ve hiçlik..
Bunlar bir kez kapıldın mı kendini kurtarmanın zor olduğu duygulardır. İçinde su olmayan bir kuyuya düşmüşsün de yüzünü dizlerine gömmüş oturuyormuşsun gibi hissettirir. Bu dünyanın en anlamsız varlığı senmişsin, zor zamanlar geçiren tek kişi kendinmişsin gibi gelir."
Küçükken kurduğum belirsiz bir hayaldi. Nedenini bilemiyorum ancak spesifik bir işe sahip olmayı hiç istemedim. Doktor veya avukat olmayı dilemedim. Başarılı olmayı ya da ünlü olmayı da umudum hiç. Sadece sabit bir yaşam sürmeyi, başkaları tarafından kabul görmeyi istedim. Yani kurduğum belirsiz hayal, bağımsız bir birey olabilmekti.