Ebru, bir alıntı ekledi.
19 May 00:20 · Kitabı okuyor

Bu sözcük (benlik) öylesine büyük bir güç kazandı ki, tek bir yüzyıl içinde insanları dinsel inançlarından saptırabilecek bir iç nesne anlamına gelmeye başladı. 1400 yılında, Saint Benedict Yasası'nın 577. Bendi bütün keşişlere şu uyarıyla sesleniyordu: "Kendi benliğimizi inkâr etmeli ve her şeye kadir Tanrımız efendimizi izlemeliyiz". Manastırda inzivadayken, istenen saflığa ancak benlik bir kenara itilerek varılabilirdi.

Öküzün A'sı, Barry Sanders (Sayfa 41 - Ayrıntı Yayınları)Öküzün A'sı, Barry Sanders (Sayfa 41 - Ayrıntı Yayınları)
ROMANTİK AŞK, Deli Kız'ı inceledi.
18 May 18:47 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kadir'in askerden dönüp sevgilisi Pınar ile buluşacağını sandığı günün sonunda karanlıkta sevgilisi sandığı, ilçenin deli kızı aynı zamanda sevgilisinin kuzeni ile polislere hiçte hoş olmayan şekilde yakalanması ile başlıyor.
Kadir ile Aslı mecburen evlenirler. Formalite evliliği yaparlar. hastaneden çıkmak için Kadir'den yardım isteyen Aslı Kadir ile yaşamaya başlar. Kadir halen Pınar'a aşıktır.
Aslının duyguları ise beni en etkileyen şekilde Kadirin onu tanıdıkça tahmin ettiği şifreler ile açılan günlüklerden öğreniyoruz. Günlükler muhteşemdi. Romantik ve gizem dolu idi.
Çook güzeldi. İyi okumalar...

Filistin (Ortadoğu) İçin DUÂ Ediyoruz :
Bu DUÂ'nın AMİN sayısını çoğaltalım İNŞAALLAH

*Ey RABBİM!*
*Bizler SANA gereği gibi kulluk yapamadık, üzerimize düşen görevi başaramadık.*
*Halep'te, Türkmen dağlarında, Doğu Türkistan'da, Arakan'da, Filistin'de, Mynmar'da, Çeçenistan'da, Yemen'de, Mısır'da, Keşmir'de, Afganistan'da, Irak'ta, Sudan'da, Bosna'da, Cezayir'de, Tunus'ta ve bir çok islam ülkesinde zulme uğrayan kardeşlerimiz var, çaresiz ve aciziz*
*Yüzümüz yok yakarmaya, yalvarmaya. Lakin Senden başka gidecek kapımız da yok.*
*Sen her şeye KADİR'sin*.
*Göster kudretini YA RABB!*
*Sen CEBBAR''sın, Sen KAHHAR'sın, kahret düşmanları YA RABB!*
*Ebreheler üzerine Ebabil kuşlarını gönderdiğin gibi, sal küffarın üzerine ebabillerini.*
*Zalimlerin kasvetli kalplerine korku sal.*
*Onları birbirlerine düşür Ya RABB!*
*Canını değil, namusunu düşünen bacılar hürmetine,*
*Öksüzlerin, yetimlerin çektikleri acılar hürmetine;*
*Hz.Nuh'u koruduğun gibi tufandan,*
*Hz.İbrahim'i kurtardığın gibi Nemruttan,*
*Hz.Yunus'u koruduğun gibi boğulmaktan,*
*Hz.Yusuf'u çıkardığın gibi kuyudan,*
*Hz.Eyyub'a şifa verdiğin gibi hastalıktan,*
*Hz.Musa'yı kurtardığın gibi Firavun'dan,*
*Hz.İsa'yı yükselttiğin gibi çarmıhtan,*
*Habibin (sav)'i koruduğun gibi müşriklerden,*
*MAZLUM'ları kurtar zalimlerden Ya RABB!*
*Sadece SANA arzediyoruz derdimizi,*
*Ölsek de biz, hıfzet ne olur milletimizi, islam alemini ve dinimizi.*
*Biz aciziz, Allah'ım sen Aziz'sin,*
*Biz çaresiziz,*
*Allah'ım çare sensin*
*Allah'ım senin herşeye gücün yeter,*
*Ne olur, kudretini göster,*
*Mazlumların ahı için,*
*Sabilerin felahı için,*
*Yaşlıların feryadı için,*
*Ne olur yardım eyle bütün mazlum ve mağdur kullarına YA RABB!!*
*Amin...Amin...Amin...*

Resul, bir alıntı ekledi.
16 May 22:44 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Meselâ: İnsanlarda (veli), cum'ada (dakika-i icabe), ramazanda (leyle-i kadir), esmaü'l-hüsnada (ism-i a'zam), ömürde (ecel) meçhul kaldıkça, sair efrad dahi kıymetdar kalır, ehemmiyet verilir.

Taayyün ettikçe, sairleri rağbetten düşer.
Yirmi sene mübhem bir ömür, nihayeti muayyen bin seneye müreccahtır.

Zira vehim, ebediyete ihtimal verdiğinden mübhemde nefsi kandırır.
Muayyende ise, yarısı geçtikten sonra darağacına tedricen takarrub gibidir.

Sünuhat, Bediüzzaman Said NursîSünuhat, Bediüzzaman Said Nursî

Alıntı
Ramazan gerçekten kıymetli ise gözünde, muhteşem ise, Kur'an inen ay ise, içinde Kadir Gecesi varsa, biri bin ise, sevabı bol ve mağfireti yaygın ise, cennet kazandırıp cehennemden kurtarıyor ise, orucu muhteşem ve teravihi huzur ise sakın Ramazan'ı bekleme. Akıllı ol, aklını kullan; bunca güzellik sahibi gelir mi hiç kimsenin ayağına? Sakın bekleme onu. Koş Ramazan'a...

Hayırlı Ramazanlar

Hoşgeldin Ey Mah-ı Müberra...
Hoşgeldin Ey Nam-ı Süreyya...
Hoşgeldin Ey Bedii Rüya...
Hoşgeldin...

Evvelâ Ramazan-ı Şerifimizin, bütün müslüman alemine bilhassa dünya yüzünde zulüm gören bütün müslümanlara futuhat ve sulh getirmesini niyaz ederim.

Oruç, kalbin iftarıdır. Uhrevi lezzetlerden ve layezal sırlardan mahrum, evini arayan bir cocuk gibi arka sokakların mehcur sayhalaarasında, susuz kalmış kalplerimizin, 'Lebbeyk Allahümme Lebbeyk' nidasıdır. {Rabbim sana geldim}

Sezai Karakoç oruç üzerine kaleme aldığı, her biri ayrı ayrı bir eser mahiyetinde olan yazılarını 'Samanyolunda Ziyafet' kitabında bir araya getirmiş. O'na göre, müslümanlar adeta bir aylığına Ahirete hicret edip,orada bir ziyafete tanıklık ederler.

Orucun her anına ezeli ve ebedi rızıklar yağar. Arınmanın miracıdır oruç. Ecri ve mükafatı yalnız Rahman'ın Keremindendir, İlm-i Şerif'ine emanettir.

Eser öyle güzel ki günlerce, sayfalarca tahlil edilse, benim derinlikten yoksun tasavvuruma sığmaz. Her Ramazan arefesinde okumaya gayret ederim ve her defasında ilk kez okumanın tesirini hissederim.

Okurken kendinizi neharın eşiğinde, güne bakan bir çiçeğin endamını izlerken buluyorsunuz. Bilir misiniz bilmem, tam ezan vaktinde birden uyanır dalları ve gece de bıraktığı ibrişim soluğundan derin bir huzurla bütün dallarını ve yapraklarını duaya durmuş bir elin zarafetiyle göğe çevirir... Yeri gelmişken bahsetmek isterim. Dua ederken ellerin yukarıya çevrilmesi sünnettir. Aramızdan baarkadaşların aklına şöyle bir sual gelebilir. Neden Allah'u Teâlâ heryerde iken Peygamber Efendimiz (s.a.s) ellerini göğe çevirerek dua etmiştir.Bu bahsin manası şöyledir.Yeryüzünde ki, varedilmiş yahut varedilmeyi bekleyen hiçbir canlı Rahman'ın mertebesinin üstünde yer tutamaz. Bu mesabeyi ve üstünlüğü ifade için, Ya Rabbi, seni kusurlardan tenzih ederim demenin edebindendir.

Sezai Karakoç'un kendi başına bir mektep olma yolculuğunu belirleyen en mühim ölçü, O'nun çözümlenmesi çok çetin gibi görünen içtimai ve ferdi düğümlere pürüssüz bir ayna tutan ferasetidir... Huzur neşreden seçkin cümlelerine bir dua nazarıyla bakabilirsiniz... Kısacık betimlemeleri adeta bir değerler manzumesidir. Bir cümleye uçsuz bucaksız bir ummanı sığdırır.

"Ruhların kabirleri açılıyor onda." ne muazzam bir tasvir. Demek ki hâlâ içimize bakmaya fırsatımız var, hâlâ cennetimizi, cehennemimizden kurtarmaya, imanımızı kuşanıp, sıratı müstâkime varmaya vaktimiz var...

Çocukluğumuzun Ramazanları... Hemen hepimizin özlemini duyduğumuz o koku, yumuk gözlerle yalnız idrakimize konuk olan tarifsiz heyecan. Azad edilmiş bir kuşun kalbimizde göğü müşehadesi... Genişleyen kalp sıhhati ve bizi hiçbirşeyin saramadığı gibi kucaklayan nurdan bir devran... Öyle büyük bir zarafetle dile getirilmiş ki o loş odalarda şakırdayan kaşık çatalların sesleri, nefis anne yemeklerinin sıcacık buğusu bütün tazeliğiyle doğruluyor içinizde... Şimdilerde tek ümidim, evlatlarımıza aynı iklimi yaşatabilmek, o coşkunun numunesiyle dahi olsa onları buluşturabilmek.

Gençlikte tutulan oruçların, materyalizm kabusunu dindirebildiğini salık veren yazarın bu tespiti harikuladedir.

Karakoç, oruçla birlikte, Kuran okunan, namazlara daha çok dikkat edilen, zekata ve sadakaya ehemmiyet verilen, bütün imani hasletlerin bir araya getirildiği, toplayıcı yönünden de söz ediyor Ramazan-ı Şerif'in.

Kadir gecesi, Rahman'ın bizlere en latif Ramazan hediyesidir. Eksiksiz cümleleriyle bizleri şerefdar eylemiş, adeta bize cenneti dünyada terennüm etme fırsatını bahşeylemiştir.
"Gecelerin imamı, en büyük imam Kur'an-ı Kerim'i kalbinde taşıyan Kadir Gecesi'dir."

Rahman oruçlarınızı makbul buyursun ve Reyyân kapısından girenlerden eylesin...

Feyizli okumalar.

Mehmet Cevat Ülker, bir alıntı ekledi.
15 May 23:25 · Kitabı okuyor · İnceledi

Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a'mal, bire bindir.
Kur'an-ı Hakîm'in nass-ı hadîs ile herbir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir.
Ramazan-ı Şerifte herbir harfin, on değil bin ve Âyetü'l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cum'alarında daha ziyadedir.
Ve Leyle-i Kadir'de otuzbin hasene sayılır.

Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said NursîRamazan, İktisat, Şükür Risaleleri, Bediüzzaman Said Nursî

Nouman Ali Khan-Ramazan için hazırlıklar :
1-Bu ayda telefon, tablet vsdeki oyunlarınızı , müzik vs uygulamalarınızı ,kısaca bağımlı olduğunuz her türlü uygulamayı kaldırın.Youtube mevzusunu unutun.Film izlemelerinizi bırakın.

2-Çouklar , eğer anne-babalarınız size tablet , telefon vs verirlerse , bilin ki güzel Ramazan geçirmek istiyorsanız hepsini silmeniz gerekecek.Ömür boyu değil, endişe etmeyin , 1 ay için.

3-Çocuklar ve ebeveynlere söylüyorum , her gün 1 saatinizi Kur'an ezberine ayırın.Şu ana kadar Kur'an'ın nasıl okunduğunu dahil bilmeyenleriniz olabilir , onları suçlamıyorum.İnternetten 1 ayet bile olsa, nasıl okunduğunu öğrenin ve ezberleyin.

4-Teravih sonrası sosyalleşmelerinizi bırakın.Ramazan 'da geceleri uyanık olmayın.Yatsı için camileri dolduruyorsunuz ama sabah namazlarını burada kılmıyorsunuz.Halbuki Efendimiz'in bildirdiğine göre biz biliyoruz ki yatsı ve sabah namazını cemaatle kılan tüm geceyi ibadetle geçirmiş olur.Kadir gecesini düşünün, bu geceyi ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanma fırsatını kaçırmış oluyorsunuz!

5-Sahura kadar ayakta kalanlarınız , teravih sonrası gezenleriniz var biliyorum.Bunu yapmayın.Uyuyun, sahur için uyanın.1 ay boyunca bunu yaptığınızda Ramazan sonrasında teheccüd vakti için uyanmayı metabolizmanıza alıştırmış oluyorsunuz.

6-Hafızlar için söylüyorum , Kur'aanlamaya odaklanın.Tefsir dinlemelerine ağırlık verin.

7-Ramazan ayı için her sene , kendinize 20 dua ezberlemeyi hedef edinin.(Mescide girereken-çıkarken, ezan , yemek vs) Ne olursa olsun , böylelikle günlük hayatta Allah'ı artık daha çok anar hale geleceksiniz.

8-Beyler , hanımlarınıza iftar için yüklenmeyin.Ramazan'da kilo vermek yerine kilo alanlar var?Ramazan'ın amacını gözden geçirin beyler! Az yeyip , az için.Bu ay aam namazını geç kılıp sofrada oyalanma ayı değil.

9-Hanımlar , sahurdan arta kalan yiyecekleri gündüz atmayın.İftara ekleyin.Bu ay masalarda kızartma, tatlı vs dağlarının oluşması gereken bir ay değil.Allah'a şükretmek , aamdan kalan yemekleri çöpe dökmekle olabilir mi?

10-Bu ay , normalden daha fazla sosyalleşip , "Bu aam kimin iftarına gitsem?" diyeceğiniz bir ay da değil.Bu ay kalbin 1 ay boyunca nefsi susturduğu , bu ay Kur'an'ı anlayıp , sünnet-i seniyye ile amel etmenin ayı.

11-Her Ramazan için kendinize bir sure seçin.Ve o sureyi , tüm tefsirleriyle , hadisleriyle , yorumlarıyla , ezberiyle , her şeyiyle kavrayın.Her yönüyle hakim olun.

12-Ancak bu şekilde , her Ramazan sonrası , artık biraz daha Kur'andan ezberimiz olarak, biraz daha dua bilerek , Allah'a asıl o zaman yaklaşmış oluyoruz.Ramazan'dan çıktığımızda bu şekilde , "daha iyi" bir müslüman olmuş oluyoruz.

13-İhtiyaç sahibi aileleri,mülteciler varsa onları iftarlarınıza davet edin.Bırakın çocuklarınız onların çocuklarıyla oynasın.Biz bir aileyiz , biz ümmetiz.Onların bizim diyarımızda bulunmasıyla biz onlara yardım ediyor değiliz , asıl onların varlığı bize şereftir.Kim bilir , belki günahlarımız onlara karşı takındığımız güzel muamele sayesinde affolunacak.Onların bize verdiği bu şerefin yanında biz onlara hiç bir şey vermiş olmuyoruz.

*Allah bu ayı tüm bereket ve feyziyle faydalanmayı nasip eylesin tüm aile bireyleiyle.O müthiş geceyi yakalamayı ve değerlendirmeyi de nasip eylesin.

Bu aam içimde
Tuhaf bir sıkıntı var
Dünyada sanki bir ben kalmışım.
Sanki herkes nerde keder varsa bırakmış
Ben nerde bulduysam toplamış almışım.
Önümde söğüt ağa
Her zamanki haliyle, çaresiz
Havuzda su rahat
İnsanlar susmuş

Sessiz bir yağmur gibi başladı bende
Konuşmak ihtiyacı.
A. Kadir

Bu aam içimde tuhaf bir sıkıntı var.
Dünyada sanki bir ben kalmışım.
Sanki herkes nerde keder varsa bırakmış.
Ben nerde bulduysam toplamış almışım.
Önümde söğüt ağa
Her zamanki hâliyle, çaresiz
Havuzda su rahat
Insanlar susmuş
Sessiz bir yağmur gibi başladı bende
Konuşmak ihtiyacı.

A.Kadir - İhtiyaç