Lastromance

Lastromance
Ben kaybetmekten korktuğum herşeyi özgür bıraktım !
Kamu
Lisans
Ankara
Kuzey, 6 Mart 1979
308 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
ŞİDDETE KARŞI FELSEFE Tabancalar ve okşayışlar kadar gözyaşları da şiddet aracı olarak kulla- nılabilir. Şiddet her zaman nazi subayı kılığında, sevimsiz bürokrat kılığında, mahalle bekçisi kılığında dolaşmaz, o çok zaman yakınmalarda, okşayışlarda, tatlı tatlı gülüşlerde, hüngür hüngür ağlayışlarda, çok iyi düzenlenmiş çekip gitme provalarında, ilkeli gibi görünen davranışların katılığında kendini belli eder. Her şiddet köktenci ve bütüncü bir tutum içindedir, her şiddet Machia- velli'ci bir dizgede açıklığa kavuşur. Şiddete yönelen kişi, amacına engel say- dığı, yoluna çıkmış sinsi bir tuzak gibi gördüğü her şeyi, niteliğine, anlamına, geçerliliğine, değerine bakmadan gidermeye çalışır. Şiddetin mantığı Machia- velli'ci bir çerçevede bir engeli toptan giderme mantığıdır; bir tartışma man- tığı değil, bir ya hep ya hiç mantığıdır. Onda insan değerleri ancak amaca giden yollan açtığı ölçüde önemlidir, onda en yüce değerler bile amaç olmaktan çı- karılıp araç edinilebilir. Her şiddet bir kesin sonuca göre düzenlenmiştir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsana bahşedilmiş olan bazı bedensel güçler ve dinamikler hayatımızı şekillendirir. Zaman zaman da yönlendirir. Bunlar temel değerler ve kavramlardır. Aktif olarak işleri yoluna koymamızı sağlarlar. Yaşamımızda ön planda oldukları sürece bizi huzura, doğruya, esenliğe, daha duyarlı olmaya ulaştırarak insanlığın düzeyine ve kültürüne katkı sağlamımıza yol açarlar. Bu güçlerin ilk ikisi ‘Akıl ile Düşünmek’ ve ‘Bilgi ile Anlamak’ tır. Örneğin yaşlı bir teyze sıkışık trafikte, ışık olmayan bir noktadan karşıya geçmeye çalışıyor. Durumu zor ve trafiği de zorluyor. Aklımızı onun durumuna yöneltiyoruz. Ya ışıklara
Şairin dediği gibi, "Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını... Kırılan kalbini de öyle unutacaksın."
Akılla düşünmeli bilgiyle anlamalıyız
Aklın gücüne hiçbir engel karşı koyamaz,” demiş Roma İmparatoru ve aynı zamanda bir filozof olan Marcus Aurelius. Albert Einstein, “İnsan, aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye erişemez,” derken, Çinli yazar ve dilbilimci Lin Yutang’ın “Akıllı adam hem kitapları hem de doğrudan doğruya hayatı okur,” deyişi aklın, düşünmenin ve bilgilenmenin kısa anlatım örnekleri olarak aklıma geliverenler. Akıl ve düşünmek deyince, Sokrates’in “ben bilmediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım,” dediğini de bir kenara yazmakta yarar var sanırım.
Yaşadığımız Anı Iskalamayalım
Geçmişte yaşamak, gelecek tasası ile aklımızı meşgul etmek, karşımıza çıkan insanları otomatik bir gözlemci edasıyla yargılamak bize yaşadığımız anı ıskalatır. Güzel bir manzara, doğanın sunduğu renk, koku ve tasarım zenginliği karşısında mutlu oluruz. Bakmayı sürdürdüğümüzde, salt bu güzelliği düşünüp, doya doya seyrediyorsak sorun yoktur. Karşımıza çıkan nimetten “Tam olarak yararlanıyoruz,” demektir. Kısaca, “Farkındalık Boyutu”ndayızdır