Lastromance

Lastromance
Ben kaybetmekten korktuğum herşeyi özgür bıraktım !
Kamu
Lisans
Ankara
Kuzey, 6 Mart 1979
308 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Atatürk Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi, iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi. Bir kadının, elinde bir kağıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. İhtiyar, zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle: ''Beni tanıdın mı oğul ? Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var; Devlet Demir Yolları'na girmek istiyor. Siz O'nu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış. Ne olur bir kere de siz söyleseniz.'' Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle: ''Oğlunu almadılar mı ?'' dedi. ''Ben tavsiye ettiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş. Çok iyi yapmışlar. İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...'' Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu ve Atatürk adeta coşku dolu bir sesle: ''İşte Cumhuriyet'ten beklediğimiz netice.'' diyordu.
Reklam
Çok mutlu yıldızlar çıktı çığırdan, Farkı yoktur âşıkların sağırdan, Önce dumanlan başlar ağırdan, Bir cezbeyim aşkın pervanesinde.
Bî-namaz deyip beni Hak'dan uzak gören, Sığmaz senin hayâline mihrâb ü mübrem. Sen sade beş vakitte ararsın Allahını, Ben her zaman onunla emîn ol beraberim
iksir gibi yayılır hücrelerimin rehavetine ıslaklığın düş tüccarları ağır mesaidedir.
Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum. Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar Yolda yürürken dalıp dalıp gidiyorum. Nisan'a kaç var diyorum saati sorarken. Hiç böyle olmamıştım. Bilenlere sordum; 'aşk bu' dediler!
Reklam