Lastromance

Lastromance
Ben kaybetmekten korktuğum herşeyi özgür bıraktım !
Kamu
Lisans
Ankara
Kuzey, 6 Mart 1979
308 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Saçma ey göz, gözyaşımdan gönlümdeki ateşe su Çünki bu denli tutuşan ateşe olmaz çâre su Bu renk gök kubbenin rengi mi bilemem Yoksa akan gözyaşlarımın rengi mi bu su
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toplumsal meseleleri anlama ve açıklama noktasında edebiyat ve sosyolojinin ortaklığı neticede edebiyat sosyolojisini doğurmaktadır. Özellikle edebi tür içinde roman, sosyolojinin edebiyata olan ilgisini artırmaktadır. Temelde her iki disiplinin konu ortaklığına vurgu yaparak inşa edilen edebiyat sosyolojisi 19. yüzyılda kurumsallaşmış sosyolojinin bir alt disiplinidir. Çalışmada edebiyatın sosyolojik imkânı Kemal Tahir gibi Türk edebiyatı ve romanı açısından önemli bir isim üzerinden örneklenmektedir. Kemal Tahir’in romancılığı ve toplum meselelerine olan ilgisi hatta Türk sosyolojisini bu doğrultuda etkilemesi, örneklik seçiminin temel gerekçesidir. Kemal Tahir'in, edebiyat ve sosyolojiyi ortak bir paydada nasıl bir araya getirdiğini Esir Şehir Üçlemesi üzerinden ortaya koyarak hem edebiyat sosyolojisine hem de yerli sosyoloji literatürüne katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Romanlarda yer alan sosyolojik veriler yorumlanırken içerik analizinin kullanıldığı bu çalışmanın neticesinde Kemal Tahir romanlarının toplum gerçekçi bir bakış açısıyla dönemin sosyolojik meselelerini tahlil ettiği ve özellikle aydına dair çözümlemeler barındırdığı görülmektedir.
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı
Vefa her kimseden kim istedim ondan cefa gördüm Kimi kim bîvefa dünyada gördüm bîvefa gördüm Kime kim derdimi izhar kıldım isteyip derman Özümden bin beter derd ü belaya mübtela gördüm
rengarenk bir damla usare olup sessizce içine dalmak isterim tuttuğun aynalarda birden kaybolup yılarca yüzüne bakmak isterim “şehirde tükenen sihri bul! ” deme “kuru! ” de, “çürü! ” de, sakın “kal! ” deme kalırsam, surları yıkmak isterim