⁉️ *MEVİZA*
Rivayet edilir ki bazı krallardan biri, karnında rüzgâr (gaz) biriktirmişti, öyle ki neredeyse helak olacaktı. Dedi ki:
- “Kim bu belayı benden giderirse, ona krallığımı vereceğim.”
Bunu Allah dostlarından biri işitti, geldi ve elini kralın karnına sürdü; derhal kötü kokulu bir gaz çıktı ve kral o anda iyileşti. Kral dedi ki: “Ey efendim, gel tahtıma otur, ben kendimi azlettim.” O zat dedi ki:
-“Kötü kokulu bir gazın değeri kadar olan bu mala ihtiyacım yok. Fakat sen bundan ibret al; seni aldatan şeyin değeri işte bu kadardı.”
- Ruhul Beyan c1 s421-
Tarihte büyük zalimler, insana da ilme de düşman kesilmiş. Yanlışların silgiyle yok edildiği dünya da hakikatide ırmak sularında boğmak istemişler. Nehirler bazen kana bazen mürekkebe boyanmış.
Boşa mermi harcamayalım diyoruz. Diyoruz da ya kırıma uğrayan çocuk yaştaki askerler? Makineli tüfeklerin biçtiği medreseliler, tıbbiyeliler , sanat talebeleri? Bu çılgınca hücum Balkan hezimetini unutmak için miydi? Bir gün harp bitecekse, bize zafer nasip olacaksa memleketin imarını, ihyasını bugünün mekteplileri yapmayacak mı? Nasıl olacak bu iş? Binlerce genç vatan evladı artık yok. Hem öyle bir kayıp ki mektepler önümüzdeki senelerde mezun dahi veremeyecek. Rahleler, bahçeler, mektep binaları mahzun kalacak. İki gün önceki hücumun akıbetini öğrenince Dersaadet gözyaşlarına boğulacak.