Herhangi bir sanat öğrenmenin son koşulu o sanatta ustalaşmaya karşı eksiksiz bir ilgi göstermektir. Eğer çırak için sanat en önemli şey değilse, öğrenmesi hiçbir zaman mümkün değildir. En sonunda sanata düşkün bir kişi olarak kalır, hiçbir zaman ustalaşamaz. 
Bir kişi bir başkasına ne verebilir? Sahip olduğu en değerli şeyden, yaşamından, kendinden bir şeyler. Bu, tabii ki kişinin yaşamını bir başkasına adaması anlamına gelmez; içinde yaşattıklarıdır vereceği şeyler; sevinçlerini, ilgisini, anlayışını, bilgisini, nüktesini, üzüntülerini verebilir; içinde yaşayan şeylerin dışa yansıyan her türlü belirtisidir verecekleri. 
Sevmek bir eylemdir; edilgen bir duygu değil. Bir şeyin “içinde olmaktır”, bir şeye “kapılmak” değil. En genel biçimi ile sevmenin etken yapısı, sevmenin almak değil öncelikle vermek olduğu biçiminde tanımlanabilir.