Dostoyevski'nin kendiyle yüzleştiği bir kitap. 19. yüzyılda bazı değerler ne kadar da önemliymiş. 21. yüzyılda ise bir çok değeri kaybettik maalesef. O zamanlara gitmek istiyor insan.
Bir çok insandan daha akıllı,daha kültürlü, daha asilken; birilerinin yanında bulunduğumda; ezik büzük, çaresiz hisseden, dışlanan, kendini savunmaktan aciz, faydasız, çirkin bir sinekten başka bir şey olarak görmezdim kendimi..
Tanrı biliyor ya, daha gerçek, daha usulüne uygun, nasıl desem; daha edebi bir kavga için herşeyimi verirdim. Asıl korktuğum tek şey şuydu; orada bulunan kimsenin, benim söylediklerimi, vereceğim edebi cevabı anlamayarak dalga geçecekleri fikri. Çünkü bizde onur mevzusu sadece edebi bir dille konuşulmuştır ezelden beri..