üzgünüz, böyle bir sayfa yok
tuvalet kağıdının bittiğini çok geç fark ediyorum, kafamı havluları kurutmak için duvara asılı duran demir peteğe yaslıyorum, şarkı devam ediyor ben çaresiz hissediyorum. Şu toplu konut evlerinin bir diğer kötü yanı ise bütün sifon seslerini duymak oluyor, beni burda yakalamanı hiç istemem, hala beyazlarla renklileri ayırmadan yıkıyorum ve artık akşamdan traş olmuyorum. Çünkü yalnızız, çünkü duş almak için bahaneler yaratılmıyor, perdeler kısa gelmiyor pencerelere. Hiçbir önemi yok klozette geçirilen sürenin, gündemi ekşi sözlükten takip ediyorum ve hala solak bir tanrıya inanıyorum. bir dahaki sefere kirli sepetinin yanına bir kalem bırakacağım biten tuvalet kağıdının kahverengi kartonuna mavi bir kalemle "where is my mind" yazmak istiyorum.