Geçtiğimiz yıllarda yapılan sinirbilim ve davranışsal ekonomi gibi alanlarda ki araştırmalar, biliminsanlarının insanların işletim sistemine erişim sağlamasına imkan tanıdı. Ne yiyeceğimizden tutun da kiminle çiftleşeceğimize kadar verdiğimiz türlü kararın, gizemli bir özgür iradeye değil olasılıkları bir salise de hesaplayan milyarlarca nörona bağlı olduğu ortaya çıktı. Yere göre sığdırılamayan “insani sezgiler” esasen “örüntü tanıma” yetisidir.
Demokrasi Abraham Lincoln’ın, “Tüm insanları bir süre kandırabilirsiniz, birtakım insanları sürekli kandırabilirsiniz ama tüm insanları sürekli kandıramazsınız” prensibi üzerine kuruludur. Bir hükümet yozlaşmış ve insanların hayatını iyileştirmekten acizse, eninde sonunda yeterli sayıda vatandaş durumu idrak eder ve bu hükümetin yerine başkasını getirir. Ancak hükümetin medya üzerindeki kontrolü Lincoln’ın mantığını boşa çıkarır. Çünkü bu durum vatandaşların hakikatin farkına varmasını engeller.