• "Allah aşkına, kes artık! Bırak onu düşünmeyi! Aç gözlerini! Bak! Karşında koca bir dünya var!"
  • "Kilise'nin 1535' te Brüksel yakınlarında Vilvoorde kalesine hapsettiği William Tyndale, 6 Ekim 1536 günü Kilise tarafından bu kalede törenle YAKILMIŞTI. John Foxe 'un kitabında yer alan bu resimde Tyndale 'in ağzından ölmeden önce çıkan son sözler de yazılıydı:

    'OH LORD , OPEN THE KING OF ENGLAND'S EYES.'

    Türkçesi: 'Tanrım ,İngiltere Kralı'nın gözlerini aç.' "
    Cengiz Özakıncı
    Sayfa 224 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
  • Gözlerine boyanmış bir gecede terk etti yüreğim beni.Benden uçup sana konuverdi. Karanlıklar içinde uzaklarda bir yerlerde buldum gözlerini,sardım sıkıca, bir bilsen nasıl güzellerdi.. Kıyamadım,bağrıma bastım birden. Baktıkça içimi ısıtan bakışların. Sana bile söylemedim içime en içime, derinlerime sakladım gözlerini. Sen bile bilemedin, anlatamadım sana içimde büyüttüğüm hislerimi. Sustum hep!. her seni gördüğümde suskunluğa mahkum ettim dudaklarımı.. Alışkanlık sanki o iki kelime hala dudaklarımda saklı. Tıpkı yerin en dibine gömülen bir hazine gibi. Belli ki aşkta sigara gibi bellemiş susmayı... En kötü alışkanlığı bu... Her sey aşka yazılmış sanki. Her anım senle doluydu oysa. Hafızamdakiler, hayallerim hiçbiri sana çıkmadı!... Hiçbirini bilemedin sen. Sessizliğimle sevdim seni. .Bir ben ,bir hayallerim... bir de kocaman bir şehir... Küçük hissederdim kendimi bu koca şehirde. Sonra sen gelirdin aklıma. Senle süslenmiş hayaller gelirdi. Öyle güç gelirdi ki yüreğime. Öyle baharlar açardı birden. Hani soğuk bir kış mevsimi üstün çırılçıplak soğukta kalırsın da bir ılık hava bile tesellin olur.. Bir sıcak aş bir yudum sevgiye muhtaç sokak çocuğu gibi. Hani sobası yanan bir evin sıcaklığı vardır ya.. O içini titreten soğuktan kurtulup atarsın ya kendini yangınlara.. Ben de öyle olurdum gözlerin gelince aklıma. Tarifsiz duygular, bitmeyen özlemler. Acıtırdın hep içimi… Bir bilsen can!. Sokaklarda yürürken düşünürdüm hep nedense seni.. Sana söyleyemediğim her şeyi. Gün gelir sana nasıl söylerim acaba diye ama o gün hiç gelmedi. Geleceğe de benzemiyor. Seni hayal ederdim bir sevgili gördüğümde. Biri sen biri de bendim.. Ama yüzüme vuran kuru soğukla birden kendime gelirdim. Aslında hep yalnız yürüdüm sokaklarda. Sen hiç yanımda olmadın ki.. Yokluğunu düşünürdüm hep. Hak ettim mi sensizliği?.. Kahrederdim sonra yalnızlığıma. Kapatamadım yaralarını.. Kapanmaz yarasın bağrıma. Sorular sorular. bir cevap bulamazdım yokluğuna.. Hala bulamıyorum!.. Bilmiyorum cevabı hangi kitaplarda. Küçüktü yüreğim!.. Belki de ağır geldi bu sevda bana.. Taşıyamıyorum artık!. İçimi acıtıyor bağrımda atan kalbim, adını her andığımda. bilmiyorum sevdiğim. Belki de filmlere taş çıkaran bir hikaye istedim. Belki de masallara inat bir sevda.. Seni dolu dolu yaşamak istedim nefesimi kesmeni.. aşkınla yerlere göklere çıkmayı istedim belki de... haşarı bir sevgili olmayı yanında.. Gülüşünü görmeyi her anımda.. Benim yastığıma baş koymanı.. Sana hep sana uyanmayı. Çok şey mi istedim yarınlardan?.. Bir seni istedim ben kollarıma. bencillik mi ediyorum yoksa, yok yok sevgilim!... Anlatamıyorum!.. anlayamıyorum bu çaresizliği... çok direndim sevgilim inan, çok direndim sana.. Aşkını korumaya çalıştım hep kendimden bile. Öyle kırılgansın ki içimde, korkuyorum dokunmaya.. Aşkın kalsın istedim hep aynı ilk zamanki gibi. Hani seni gördüğüm ilk gün vardı ya.. İçimi eriten ilk kişiydin. Kimdi bu güzel gözlü. Hayatında biri var mıydı acaba. Baharları kıskandıran gülüşün. içimi titreten bakışların... kelimelerimi tüketen duruşun... Anlatamadım hala birini bile. Sana söyleyememek, susmak deli gibi haykırmak isterken.. sevgine aç yaşamak!. ölesiye sana doymak isterken. Nasıl acıtır şimdi anlıyorum. Şimdi anlıyorum o zamanlar daha az acıtıyormuşsun içimi.. Nasıl özlüyorum ilk zamanlarımı.. Her güne sana ve bana ait yeni bir hayalle uyanmayı.. sana ve gözlerine yakın hayaller kurmayı.. zaman aktıkça anlıyor insan.. Şimdi öyle çaresiz hayaller.. Öyle avuntu gözlerin var sevdamda. Sevgimin ilk baharlarını nasıl özledim sevgilim bir bilsen.. içimde yeni yeni açtığın zamanları.. Geri gelmiyor istesem de. Hiçbirşey eskisi gibi olmuyor!.. Yitirdim artık sana ait güzel olan ne varsa. ben böyle olsun istemedim aslında.. anladım ki yeni açan gül dalında kalmalı.. güzel olan ne varsa yıpratılmamalı. en güzel yerinde bitmeli. belki bitişler acı verir. insanız işte. özümüzde var nankörlük. ne ölümler geçti ömrümüzden.. ne ayrılıklar.. ne hüzünler. hangisi kaldı ki sevgilim. sende biteceksin bir gün elbet. acılarla olsa da. sende gideceksin bir gün yüreğimden. yiteceksin sevgimden. senden geriye sadece bana hatıra hüzünlerin kalacak ve hatırladıkça bir damla gözyaşı alacaksın bu kez benden! o günün umuduyla yaşıyorum. bir parça sevginin umuduyla yaşıyorum Zaman sevgilim, zaman en iyi ilaçmış kapanmaz yaralara. Sen de kapanmaz yarasın bağrımda. Hala yılları sayıyorum belki kapanır umuduyla. yaşayamadım bir gün olsun seni.. Aslında sen bir ressamdın hayatımı çizen.. Şimdi arıyorum kendimi çizilmemiş tablolarda. Suç benim aslında. Senin bir suçun yok sevgilim affet! sana söyleyemeyen benim, sana gelemeyen benim,bilmeyen sensin. affet sevgilim!. Suç kalbimin aslında. bir suçlu arıyorsan bu sevdada itiraf ediyorum kendimi sana. suçlu benim sevgilim.. bana fazlaydı bu sevda.. ama gönül söz dinler mi?. sana koşuyor dur durak bilmeden. bir kere olsun sen anlamaya alış.. gücüm kalmadı artık.. bağrımda yokluğunu taşımaya. bugün yüreğim bitkin. çaresiz.. yorgun. sebebi belli. yaşayamadığım yaşatamadıklarım çok kırdı yüreğimi.. Bugün yüreğim beni terkediyor sevgilim!. Seni de!..ikimiz de dönüşü olmayan bir ayrılık havasını soluyoruz bugün. Gel diyemem!. hakkım yok gel demeye. Çok geç kaldık birbirimize. Gönlümü bırak gitsin!. salsın kendini maviliklere. her mavilikte sen olsan bile. bırak yüreğim özgür kalsın!. savursun kendini denizlere.. her denizde sana akan gözyaşım olsa bile. hani bir film vardı hatırlar mısın?.. son sözü hala aklımda.. 

    ELVEDA ALYAZMALIM.ELVEDA BİTMEYEN TÜRKÜM

    HALA DİLİME DOLANAN TÜRKÜSÜN YARINLARİMDA.
  • Aşkımızın gözlerini aç kalmaya alıştırmalıyız.
  • 40 syf.
    ·1 günde
    ~Ormanın Şarkısı~
    •Herkesin zihninde bir uzun yol hikayesi vardır ve o hikayenin yol kenarından bakılınca, uzaklarda tek başına rüzgarda salınan bir ağaç görüntüsü gelir gözlerinizin önüne. İşte bu kitabın kahramanı o görüntüdeki ağaç gibi yapayalnız bir başka ağaç.
    •Etrafında bir kaç sevimli hayvan dostu var ama o uzaklara özlem dolu, hiç görmediği ormanın hayaliyle yaşıyor.
    Hayallerine kavuştuğunda o anları öyle hissederek mutlulukla yaşıyor ki aklıma Gülten Akın’ın “Ah, kimselerin vakti yok. Durup ince şeyleri anlamaya” dizeleri geldi.”
    •Çocuklarınıza bu kitabı alıp bir ağacın altında hediye edin ve şarkıya kulak verin.
    ️ •@seldayasar
    •@fethiyilmazart
    • @parasutkitap
    •7-9 yaş

    Kitaptan Alıntılar:
    •Gözlerini kapat, kollarını iki yana aç ve onu dinle ama sahiden dinle.
    •Galiba dünyanın en güzel yeri herkes için kendini ait hissettiği yerdi.
    •Zaman bir şekilde geçiyor ama ahenksiz...
    •Elbette dünyadaki en güzel yer, herkes için farklıdır. Bu, bir kuş için her gece uyuduğu ağaç, bir köstebek için yerin altındaki o karanlık oda, bir kanguru yavrusu için annesinin cebi, bir timsah için bulanık sular, bir balina için sonsuz okyanuslar, rüzgâr için ise gökler olabilir.
    •Çünkü şarkısını unutan bir ormanın , zamanla çürüyeceğini biliyorlardı.
  • Gözlerini kapat, kollarını iki yana aç ve onu dinle ama sahiden dinle.
  • Birine verilecek değer, uğruna feda edilebileceklerle ölçülebiliyorsa aç gözlerini etrafına bak… Gördüğün her şeyi feda edebilirim… Ama sakın aynaya bakma…