• .. dünyadaki bütün anlaşmazlıklar kasıtlı yada kasıtsız, aceleye getirilerek söylenmiş birtakım yalan yanlış sözlerden kaynaklanıyordu.
    Michael Ende
    Sayfa 42 - Pegasus
  • .
    Her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır.

    Her yer çalışmanın en müsait yeridir.

    Her günün derdi kendine yeter. Bugünün işini yarına bırakma.

    Bir zamanda yalnız tek iş üzerine yoğunlaş.

    Bir işi bitirmeden diğerine geçme.

    Karar verip, plan yapmadan çalışmaya başlama.

    Çalışırken herhangi bir güçlüğü yenmeden geri adın atma.

    Karşındaki iş yığınını böl, parçala öyle hallet.

    İstikrarlı çalış. Uzun süreli çalışmayı bırakma.

    Dinlenmek için yavaşla veya iş değiştir ama boş durma.

    Çok düşün. O da en yorucu işlerden birisidir.

    Ne kadar çalıştığın değil, çalıştığın sürede ne kadar iş yaptığın önemlidir.

    Fikri çalışmalar için aynı saatlerde ve devamlı, günde iki-üç saat kâfidir.

    Sabret. Damlaya damlaya göl olur.

    Acele etme. Sakin ve metin ol. Sindirerek çalış ve öğren.

    Hiçbir konuyu küçümseme ve ihmal etme.

    Akşam kendine “Bugün ne yaptım, yarın ne yapacağım?” de.

    Her gün iyi bir eserden beş-on sayfa oku.

    Rastladığın edebi ve felsefi bazı güzel parçaları ezberle.

    Öğrendiklerinden bölüm sonlarında özet çıkar.

    Öğrenilenleri arkadaşlarınla müzakere et.

    Kısa, açık ve manalı yaz ve konuş.

    Senin için verimli saatler hangileri ise onları hiçbir eğlenceye feda etme.

    Okuduğun orijinal yazıları bir yerde topla.

    Yazmaya kara verdiysen, önce yazılanları oku ki aynı şeyleri sen de yazmayasın.

    En yeni fikir, eski bir fikrin, yeni bir elbise giymişidir.

    Anadilini iyi kullanmayı iyi öğren.

    Dilbilgisi vasıtadır, asıl gaye fikir zenginliğidir.

    Kişinin kıymeti dilinin altında, kaleminin ucundadır.

    Karasızlığa düşersen faydası çok, zararı az olan şıkkı seç.

    Öfkeli iken kara verme. Bekle, öfken geçsin.

    Az konuş. Kıymet ve tesir, çok sözle değil, yerinde ve özlü sözdedir.
  • Ey oğul.. Dünyaya geldin geleli âhirete doğru yol alıyorsun. Bunun için âhiret yurdu, sana dünya yurdundan daha yakındır. Dilini 'Allah'ım, beni affet' demeye alıştır. Çünkü öyle anlar vardır ki, o saatlerde Allah duaları reddetmez, istediğini ihsan eder.

    Ey oğul.. Borçlanmaktan uzak dur. Çünkü borç, seni gündüz zillete sürükler, gece de üzüntüye boğar. Allah'tan öyle bir şey iste ki, günah işlemeye cesaretin olmasın. Ve Allah'tan öyle kork ki, rahmetinden hiçbir zaman ümidin kesilmesin.

    Ey oğul.. Tembel olma. Tembellik bedbahtlık alâmetidir. Acele etme, acele şeytan işidir. Ahlâkını düzelt. Dostuna da, düşmanına da güler yüz göster. Ancak değerin ve itibarın kırılacak derecede hareket etme. Her şeyin hayırlısı olan orta yolu tercih et.

    Ey oğul.. Yolda yürürken yüzünü gözünü oraya buraya çevirme ki, gönlün vesvesede kalmasın Bıyık ve sakalınla oynama. Parmağını burnuna sokma. Yollara tükürme, sesli sümkürme. Elinle sinek kovalamayı terk et. Sükût ve teenni ile hareket et. Az konuş. Çok konuşmak, yanılmaya sebeptir.;

    Ey oğul.. Konuşurken sözü fazla dağıtma. Aksi takdirde şerefine zarar gelir. Konuşurken başkalarını utandırma. Kaş göz işareti yapma. Güzel ve lâtif sözleri duymaya çalış. Fazla hayrete düşme. Sözün tekrarlanmasını isteme. İnsanları güldürecek ve kendini maskara edecek sözlerden sakın.

    Ey oğul.. Kimse hakkında atıp tutma. Senden bir şey istendiği zaman, elinden geliyorsa vermeye çalış. Birinden bir şey istediğinde de fazla ısrar etme. Dinle alakası olmayan meselelerde aksi vaki ise tartışmaya ve münakaşaya girme.

    Ey oğul.. Acizliğini ve fakirliğini hiç kimseye, hattâ ailene dahi açma ki, onların yanında itibarın düşmesin, sözünü dinlemez olmasınlar. Bir kimse ile bozuşursan, dilini tut ve makbul olan sözü söyle. Önce düşün, sonra söze giriş. Herkesin değerini ve layık olduğu hürmeti muhafaza eyle.

    Ey oğul.. Bir kimsenin davetinde bulunduğun vakit, azla yetin. Dalkavukluk edip de o yemeği övmekle başkalarının yemeğini kötüleyip tahkir etme. Bir kimsenin evinde misafir kaldığın vakit gözlerine dikkat et. Her tarafa bakıp durma. Durumuna vakıf olduktan sonra dine aykırı da olsa sırrını ifşa etme.

    Ey oğul.. Bir işe başladığın zaman, meydana gelmeden önce kimseye açma ki, mahcup düşmeyesin. Sadakayı çok ver. Mal sevgisini gönlünden çıkar. Doğru söyle, Allah'tan gelene razı ol. İlim ve takva ehli veya herhangi bir sebeple senden ileride bulunan bir kimsenin huzurunda dilini tut.

    Ey oğul.. Senin iyiliğini isteyen dostlarının tavsiye ve öğütlerini can kulağıyla dinle. İnsanların gönlünü almaya çalış. Allah'ın rahmetinden ümidini kesme. Açıkta ve gizlide iyi olmaya çalış. Varlık yokluktan, akıl sarhoşluktan iyidir. Bir şeyi vaktinden önce isteme.

    Ey oğul.. İçini dışından daha çok süsle: İçin Hakkın, dışın halkın baktığı yerdir. Her yerde ve her zaman Allah'ı yanında hazır nazır olarak bil. Allah nazarında seni utandıracak işi bırak..

    O degerli zamanlarımızı bu güzel ögütlerle süslemek istedim🤗
  • — Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bilki, her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır.
    — Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki, her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir.
    — Bir günde ve bir zamanda yapman lâzım gelen bir işi (bir dersi, bir vazifeyi) ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi, işi de kendine yeter.
    — Bir zamanda yalnız tek bir iş yap, yalnız bir
    ders, bir kitap, hattâ bir fasıl üzerinde çalış. Tâ ki, dikkatin ve kuvvetin yayılıp zayıflamasın. Bir zamanda birden fazla iş yapayım diyen, hiçbirini tam ve temiz yapamaz. Dünyaca tanınmış olan büyük İslâm mütefekkiri «İmam-ı Gazali» ye «İlıya-i Ulam» adlı muazzam eserini nasıl bir çalışma ile vücdea getirdiğini sormuşlar: bir
    zamanda yalnız bir fasıl, bir bahis, bir mesele üzerinde çalıştım, demiş.
    — Başladığın bir işi (Bir dersi, bir kitabı, bir vazi-
    feyi) yapıp bitirmeden başka bir işe (derse, kitaba ve vazifeye) başlama. Yarıda kalan iş, başlanmamış demektir.
    — Bir günün işini (dersini, vazifesini) bitirdikten
    sonra ertesi günü ne işi yapacağına karar ver. Yahut, hiç olmazsa çalışmağa başlamadan evvel, hangi iş (ders, kitap) üzerinde çalışacağını düşünüp kararlaştır ve çalışmaya bu kararla otur.
    — Bir işe başlamadan, bir dersi öğrenmeye, bir kitabı okumağa oturmadan evvel düşün ve çalışman için lâ­zım olan şeyleri yanında ve elinin altında bulundur. Tâ ki, ikide bir kalem, kâğıt aramağa kalkıp ta dikkatin dağılmasın.
    — Çalışmağa oturduğun zaman tıpkı ateş hattında düşmanı gözetleyen bir asker gibi uyanık ol, ve dikkat kesil. Ve bütün ruhî ve bedenî kuvvetinle kendini işe ver.
    — Bir işe başlamazdan evvel o işi (dersi,vazifeyi,
    kitabı) en kısa bir zamanda, en kolay ve en temiz bîr surette nasıl yapmak, nasıl öğrenip etüd etmek mümkün olduğunu iyice düşünüp hesapla.
    — Çalıştığın bir iş (bir ders, bir kitap, bir yazı)
    üzerinde herhangi bir güçlüğü yenmeden bir adım bile gerileme. Ve bil ki, yılgınlık maskeli bir tenbelliktir. Gene bil ki, çalışma sevgisi güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten hasıl olan manevî zevk, eşsiz bir zevktir. Emin ol ki, harpte zafer ve işte muvaffakiyet yılmayanındır. Sebat önünde güçlükler erir ve imkansız görünen, mümkün olur.
    — işinde rastladığın bir güçlüğü evvelâ parçala.
    Her parçayı birer birer ve sıra ile yenmeğe çalış. Bunun için de, meselâ, bir dersi, bir kitabı en basit elemanlarına, kısım, fasıl ve bahislerine ayır. Sıra ile her bahsi iyice ve noksansızca anlayıp öğrenmeden öbür bahse geçme. Fasıllar ve bahisler üzerinde bir kör gibi yürü. Yani attığın adımı iyice basmadan öbürünü atma.
    — Devamlı ve ittiratlı çalış. Ve hergün aynı saatlerde behemehal çalışmağa otur. Çalışmayı uzun fasıla ile kesip terk etme. Hasta ve yorgun değilsen tatil aylarında bile yavaş ve az da olsa çalış. Tâ ki çalışma itiyadın körlenmesin ve tekrar çalışmaya koyulmak için zahmet çekmeyesin.
    — Bir iş üzerinde yorulursan dinlenmek için işini
    değiştir ve çalışma hızını yavaşlat. Fakat dinlenme bahanesi ile, asla boş oturma. Boş oturanın içi, işlemeyen demir gibi, pas tutar.
    — Çok düşün. Ve bil ki, çalışmak mutlaka hareket etmek veya okumak, yazmak demek değildir. Düşünen bir insan, maden kuyularında kazma sallayan işçiden daha çok çalışıyordur.
    — Verimli çalışmayı sakın iş üzerinde geçirdiğin
    zamanla ölçüp de, eh bugün şu kadar saat çalıştım, yeti­şir deme. Çalışmanın neticesine ve öğrendiğine bak.
    — Fikri çalışmalar için, aynı saatlerde devamlı ve
    tertipli bir surette, günde iki üç saat bile kâfidir. Büyük İslâm feylesofu Ibni Sina, dünyaca meşhur olan (Kitabuşşifa) sini, hergiin, sabah namazından sonra Bağdattaki bir caminin büyük kandili altında oturarak, kuşluk vaktine kadar, yani takriben iki saat çalışmak suretiyle vücuda getirmiştir. Meşhur İngiliz feylesofa Spencer, muazzam eserlerini, günde iki saat çalışarak yazmıştır.
    Her sene bin, bin ikiyiiz sahifelik eser veren Fransız edibi Emil Zoîa’ya bu muvaffakiyetinin sırrını sormuş­lar: Hergün yalnız üç saat çalışır ve yazarım demiş.
    — Sebat et, genç dostum, sebat et! Damlaya damlaya göl olur. Ve aynı noktaya düşen damlacıklar, zamanla mermeri bile deler.
    — Bir işe başladığın, bir dersi öğrenmeğe, bir kitabı okumağa koyulduğun zaman telâş edip sabırsızlanma. Sakin ve metin ol. Yol al, fakat acele etme. Sindirerek çalış ve ogren.
    — İşinde ve dersinde herhangi bir fikri ve noktayı
    küçümseyerek ihmal edip geçme. Küçük ihmalden bazan büyük zararlar doğduğunu unutma.
    — Gece yatağına uzandığın zaman, o gün ne yaptı­ğını ve yarın ne yapacağını kendine sormadan uyuma.
    — Hergün iyi bir eserden yüksek sesle beş on sahife oku. Bu sayede konuşma ve söz söyleme istidadın gelişir.
    — Rastladığın edebi, felsefî bazı güzel parçaları ezberle. Bu sayede hem kelime ve ifade hâzinen zenginler lıcm de hafızan kuvvetlenir.
    — Çalıştığın bir dersin, bir kitabın fasıl ve bahis-
    lerini bitirdikçe, kitabı kapayıp, okuduğunu ezberden hülâsa halinde not et. Bir dersi, birsuretle iyi anlayıp öğrenmenin yolu, onu bu suretle yazmaktır.
    — Bir dersten öğrendiğin, bir kitabtan okuduğun
    fasıl ve bahisleri arkadaşlarınla ezberden müzakere ve münakaşa et. Bu suretle hem zekân işler ve öğrendiğin hazmolur, hem hafızan kuvvetlenir; hem de düzgün konuşma ve fikirlerini vuzuh ile ifade etme melekesi elde edersin.
    — Dikkat et: Sözlerin ve yazıların kısa, açık ve
    manalı olsun.
    — Fikrî çalışmanın herkesin mizacına göre deği­
    şen verimli ve aziz saatleri vardır. Bunlar bazı kimseler için sabahın erken saatleri, bazıları içinde öğleye doğru öğleden sonra, gece saatleridir. Kendini yokla vesenin aziz saatlerin hangileri ise, bunları hiç bir eğlenceye feda edip kaçırma.
    — Okuduğun bir kitapda rastladığın güzel bir parçayı veya orijinal bir fikri yerini ve sahifesini işaret ederek not et. Bu suretle biriktirdiğin notları bir dosyaya ve bir fiş kutusuna sırasile yerleştir. Bir yazı yazmak veya bir eser yapmak istediğin zaman, bu notlar senin için zengin bir malzeme hâzinesi olur.
    — Bir mevzu ve mesele hakkında bir yazı veya bir eser yazmağa karar verdiğin zaman, evvelâ, bu mevzu ve mesele üzerinde evvelce yazılmış eserleri oku. Tâ ki yazılmış ve söylenmiş şeyleri tekrar edip ömrünü israf etmiyesin.
    — Gök kubbe altında yepyeni hiçbir fikir yoktur. En yeni fikir, eski bir fikrin yeni bir elbise giymişidir.
    — Her şeyden evvel, ana dilini iyi konuşmayı ve iyi yazmayı öğren. İnsan için en faydalı olanı kendi ana dilidir.
    — Dil bilgisi bir gaye değil, bir vasıtadır. Asıl gaye
    olan, fikir zenginliğidir.
    — Kişinin kıymeti dilinin altında ve kaleminin ucunda gizlidir. Onu söz ve yazı açığa vurur.
    — Bir işi yapıp yapmamakta kararsızlığa düştüğün vakit, iki şıktan herbirinin fayda ve zararlarını iyice hesapla. Faydası çok, zararı az olan şıkkı tercih et.
    — Bir işe öfkeli ve sinirli iken karar verme. Bekle
    öfken geçsin. Zira öfke ile kalkan zararla oturur.
    — Çok konuşma. Yerinde ve özlü konuş. Kıymet ve tesir çok sözde değil, yerinde ve özlü sözdedir.
    — Dilini tut ve bil ki, dil yarası bıçak yarasından
    daha vahimdir.
    — Kimsenin yüzüne karşı söyliyemediğini arkasından söyleme ve bil ki arkadan konuşma korkaklığın en iğrenç şeklidir.
    — Kimsenin cahilliğini yüzüne vurma. Bil ki insanları en çok kızdıran ve gücendiren, cahilliklerinin yüzlerine vurulmasıdır.
    — Yalan söyleme. Yalan söyliyen, tutulmak korkusu içinde yaşayan hırsız, gibidir.
    — Bir kimseye söz vermeden evvel iyi düşün. Fakat verdiğin sözden dönme. Sözden dönmek yalancılığın en çirkinidir.
    — Daima olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol. Olduğundan fazla görünmek isteyen, karşısındakilere kendisinin ahmaklığını göstermiş olur.
    — Kimseye karşı kin tutma ve kimsenin muvaffakiyyet ve saadetini kıskanma, fakat imren, sen de öyle bir muvaffakiyet ve saadete erişmeye çalış. İmrenmek terakkinin şartıdır. Kin ve kıskançlık ise, iç ferahlığının, sağlık ve saadetin iki azgın düşmanıdır.
    — Dost kazanmak için cömert ol. Bil ki hasisin dostu yoktur.
    — Gençliğinde iyi arkadaş kazan. Yaşlılıkta kazanılan arkadaşlık sağlam olmaz. Zira paslı teneke lehim tutmaz.
    — Gençlik güzelliğine şans denilen kör kuvvet bile âşıktır. Gençliğini boş yere harcama, onu kıymetlendirmeyi bil.
    — Herkesçe beğenilen asıl güzellik, ahlâk güzelliğidir. Çünkü ahlâkı güzel insan her yaşta güzeldir.
    — Ahlâkını güzelleştirmeğe daima çalış. Ahlak güzelliği insan için en kıymetli bir servettir.
    — En yakın arkadaşlarınla bile şakaların zarif ol-
    sun. Kaba şakadan hayvan bile hoşlanmaz.
    — Dost ol, tâ ki sana da dost olsunlar.
    — Dostluğunu kötü günde göster, tâ kî kötü müsamahalı bulasın.
    — Dostlarına vefalı, düşmanlarına müsamahalı ol ve yere yıktığın düşmanını tekmeleme, âlicenaplık göster. Vefa ve âlicenaplık yüksek ahlâkın iki parlak şiarı­dır.
    — Büyüklere hürmet et. Tâ ki büyüdüğün zaman sende küçüklerden hürmet göresin.
    — Kadınlara hürmet et. Düşün ki, kadınlık insanlı­ğın anasıdır.
    — Ana baba ahı alma. Ana baba ahinin zehirini içen kurtulamaz.
    — Yaşlıların tecrübesinden faydalan ve tecrübe
    edilmişi yeniden tecrübeye kalkışma, tâ ki pişman olmayasın.
    — Sonunda pişman olacağın bir işi başında düşün. Pişmanlık, ahmaklıktır.
    — Küçüklere şefkat göster. Tâ ki büyüdükleri zaman onlardan şefkat görmeye hakkın olsun.
    Bosuna iddia ve inad etme. Hakikati ara ve sev.
    Hakikat sevgisi, insan için, sevgilerin en yükseğidir.Kusurlarım kendin gör tâ ki onları tamir ve ikmal edebileşin.
    — Muvaffakiyetlerinle mağrur olma. Bil ki gurur
    gelecekteki muvaffakiyetlerinin en büyük düşmanıdır.
    — Hayatta cesur ol. Fakat bil ki cesaret gözü kapalı tehlikeye atılmak değildir.
    Başkasının kanaat vc akidesine hürmet et. Tâki
    başkası da seninki ne hürmet etsin.
    Kendine yapılmasını istemediğin bir muameleyi
    başkasına yapına. Tâ ki başkası da sana karşı aynı şekilde hareket etmesin.
    — Kendine iyilik yapılmasını istersen, başkalarına iyilik yap.
    — iyiliğe karşı iyilik adalettir, iyiliğe karşı kötülük
    cinayettir. Kötülüğe karşı iyilik ihsan ve atıfettir ve insanlığın en yüksek derecesidir.
    — Düşenin elinden tut. Tâ ki sen de düştüğün zaman tutacak el bulasın.
    — Sözlerin tatlı, tavırların zarif olsun. İnsanın ka-
    bası, ısırgan köpek gibidir, herkes tarafından taşlanır.
    — Başkalarından gördüğün kötülük, seni iyilik yapmaktan alıkoymasın. İyilik ibadettir, kötülükle mahsuplaşmaz.
    — Kibirli olma. Kibirli insan sarımsak kokan ağız
    gibidir. Herkesi kendisinden uzaklaştırır.
    — Alçak gönüllü ol. Mütevazı insan, meyve ağacına benzer. Meyve dalının yere eğilmesi meyvesinin çoklunğundandır.
    — Herkesin imrendiği pırlanta gibi kıymet sahibi ol. Korkma, yerde kalmazsın.
    — Kendinden üsttekilere değil, kendinden alttakilere bak, rahat edersin.
    — İşinde ve sözünde doğruluktan ayrılma. Hak doğ­ruların yardımcısıdır.
    — Çalış, daima çalış, fakat hırsı bırak. Zira hırs,
    verimli çalışmanın, sağlık ve saadetin düşmanıdır.
    — Çalış, fakat haris olma. Haris insan, ciğer bulaş­mış eğeyi yalayan aç kedi gibidir: dilinden akan kanı yalar da bilmez.
    — Hayatın ve tutacağın yol hakkında tereddüde ve kararsızlığa düşüp de bir ışık aradığın zaman, fikrini ve reyini soracağın kimseyi iyi seç. Düşün ki, isabetsiz bir fikirden hareket ederek verdiğin karardan bütün ö­mür boyunca pişmanlık duyman mümkündür. Fakat isabetli bir fikirden aldığın ışık da bütün Ömrünce yolunu aydınlatır.
  • Hazret-i Lokman ilim ve hikmetiyle dillere destan bir zattır. Bunun içindir ki, kendisine Lokman Hakîm, denmiştir. Hz. Lokman, ismi Kur'ân'da da geçen, peygamber veya veli olduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmayan bir mânâ büyüğüdür.
    İslâm tarihinde Hazret-i Lokman'ın hikmetli sözleri, vecizeleri, öğütleri ve tavsiyeleri meşhurdur.
    Hafs bin Ömer'in rivayetine göre, Hz. Lokman yanına bir torba hardal tanesi koyarak oğluna öğüt vermeye başlar. Her öğüt verdikçe torbadan bir hardal çıkarır. Sonunda torbadaki hardal tükenir ve oğluna da şöyle der:
    "Ey oğul, sana o kadar öğüt verdim ki, şayet bu öğütler bir dağa verilseydi, dağ yarılırdı."
    Hz. Lokman'ın Saran ismindeki bu oğlu babasının verdiği bütün öğütlere uymuştu.12
    Lokman Aleyhisselâmın hikmetli sözlerinin asıl kaynağı Kur'ân-ı Kerimdir.
    O halde Kur'ân-ı Kerimde yer alan bu öğütler tefsirlerde de genişçe bulunur. Cenab-ı Hak, Hazret-i Lokman'ın dilinden bu sözleri şu âyetlerle (meâlen) beyan buyurur:

    12. ibni Kesîr Tercümesi, 12:6409.

    Allah'a ortak koşma
    "Hani Lokman oğluna öğüt verirken demişti ki, 'Oğlum (ey oğul!) Allah'a ortak koşma. Muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür.

    Allah her yaptığını ortaya çıkarır
    "Oğlum, eğer yaptığın iş hardal tanesi kadar bile olsa ve bir taş içine girse, Allah onu ortaya çıkarır. Muhakkak ki, Allah en gizli işleri bütün inceliğiyle bilir, O her şeyden hakkıyla haberdardır.

    Namazını dos doğru kıl
    "Oğlum, namazını dos doğru kıl. İyiliği tavsiye et, kötülükten sakındır. Başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.

    Kasılarak yürüme, yavaş konuş
    "Gururlanıp insanlardan yüzünü çevirme. Yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve övünenleri sevmez.
    "Yürüyüşünde mutedil ol. Sesini alçalt. Seslerin en çirkini, şüphesiz ki, eşeklerin sesidir."13

    13. Lokman Sûresi, 13-20.

    TEFSİRDEKİ ÖĞÜTLER
    Hazret-i Lokman'ın Kur'ân'da geçen öğütleri, aynı sûrenin tefsirlerinde genişletilerek verilir. Hazret-i Lokman'ın tefsirlerde geçen öğütlerinden ve hikmetli sözlerinden bazıları şöyledir:

    Takvayı esas al
    Ey oğul!
    Takvayı kendin için kârlı bir ticaret olarak kabul et. Çünkü böyle ticaretler sonsuz kazançlar temin eder.

    Merasimlere katıl
    Ey oğul!
    Cenaze merasimlerine katıl. Düğün merasimlerinden de uzak durmaya çalış. Çünkü cenaze sana âhireti hatırlatır; düğün ise dünyaya çeker.

    Horozdan geri kalma
    Ey oğul!
    Horozdan daha geri kalma. Çünkü sen uykunun derinliklerinde iken, o dünyayı sese vererek insanları uykudan uyandırmaya çalışır.

    Tevbeyi geciktirme
    Ey oğul!
    Tevbeyi geciktirme. Çünkü ölüm ansızın geliverir.

    Cahille dost olma
    Ey oğul!
    Cahil kimselerle dostluk kurma. Çünkü onunla dost olursan, kendi yaptıklarını senin hoş karşıladığını sanar.

    Allah'tan kork
    Ey oğul!
    Allah'tan hakkıyla kork. Kalbinin bozuk olduğunu bildiğin halde başkalarının sana saygı göstermesi için takva ehli olduğunu ihsas ettirme.

    Susmak altındır
    Ey oğul!
    Şimdiye kadar susmaktan dolayı hiç pişmanlık duymadım. Çünkü söz gümüşse, sükût altındır.

    Günahlardan sakın
    Ey oğul!
    Kötülük ve günahlar senden sakındığı gibi, yani işlemedikçe sana dokunmadığı gibi, sen de onlardan sakın. Çünkü kötülük kötülüğü, günah da günahı çeker.

    İlim meclislerine katıl
    Ey oğul!
    Âlimlerin meclisinde bulun. Hikmet ehlinin sohbetlerini dinle. Çünkü Allah kuru toprağı yağmurla nasıl canlandırırsa, ölmüş kalbleri de hikmetli sözlerle öyle diriltir."14

    14. Tefsîrü's-Sâvî, 3:255-256.

    Yalandan sakın
    Ey oğul!
    Allah, yalancının yüz suyunu kurutur, haya duygusunu giderir. Ahlâksız kimsenin de sıkıntısı hiç eksik olmaz.

    Ahmak adamdan uzak dur
    Ey oğul!
    Kayaları uzaklara taşımak, ahmak adama laf anlatmaktan daha kolaydır.

    Kendi işini kendin gör
    Ey oğul!
    Cahili vasıta olarak kullanmaktan, işini gördürmekten uzak dur. Şayet akıllı birisini bulamazsan kendi işini kendin gör.

    Kendi milletinin kızıyla evlen
    Ey oğul!
    Kendi milletinden olmayan bir kızla evlenme. Aksi takdirde çocukların ileride sıkıntıdan kurtulamazlar.
    Ey oğul!
    Öyle bir zaman gelecek ki, sabırlı insanların bile yüzü gülmez olacaktır.

    Allah'ın anıldığı meclislere katıl
    Ey oğul!
    Katılacağın meclisleri kendin ara bul. Allah'ın anıldığı meclisleri bulunca hemen oturuver. Çünkü âlim isen ilmin artar, cahil isen yeni bir şeyi öğrenmiş olursun. Oraya inen rahmetten sen de payını alırsın. Allah'ın anılmadığı meclislere hiç katılma. Çünkü âlim de olsan, cahil de olsan zarar görürsün. Ayrıca oraya inecek olan İlâhî gazaptan sen de nasibini alırsın.
    Ey oğul!
    Sofrana takva ehli mü'minleri davet et.

    Tecrübe sahipleriyle istişare et
    Ey oğul!
    Her işinde ilim ve tecrübe sahibi kimselerle istişare et, onların fikrini almaya çalış.

    Takvadan bir gemi edin
    Ey oğul!
    Dünya dipsiz bir denizdir. Onda niceleri boğulmuştur. Bunun için takvadan bir gemi edin. İçine îmânı yükle. Tevekkül yelkeniyle açıl. Ancak bu şekilde selâmetle yol alır, sahile çıkarsın.

    Kötü komşudan uzak dur
    Ey oğul!
    Nice ağır yükler taşıdım. Fakat kötü komşu kadar ağır bir yüke rastlamadım. Nice acılar tattım, fakat fakirlikten daha şiddetli bir acı tatmadım.

    İlimden nasibini al
    Ey oğul!
    İnsan fakir de olsa ilim ve hikmetiyle hükümdarların meclisinde yer alır.

    Arkadaş seçimine dikkat et
    Ey oğul!
    Birisiyle dostluk kurmak istiyorsan, önce onu öfkelendirecek bir şey yap. Şayet öfkeli iken sana insaflı davranırsa ona yaklaş, insafsız davranırsa uzak dur.

    Âhirete hazırlan
    Ey oğul!
    Dünyaya geldin geleli âhirete doğru yol alıyorsun. Bunun için âhiret yurdu, sana dünya yurdundan daha yakındır.

    Dilini duaya alıştır
    Ey oğul!
    Dilini 'Allah'ım, beni affet' demeye alıştır. Çünkü öyle anlar vardır ki, o saatlerde Allah duaları reddetmez, istediğini ihsan eder.

    Borçlanmaktan uzak dur
    Ey oğul!
    Borçlanmaktan uzak dur. Çünkü borç, seni gündüz zillete sürükler, gece de üzüntüye boğar.

    Günah işlemeye cesaretin olmasın
    Ey oğul!
    Allah'tan öyle bir şey iste ki, günah işlemeye cesaretin olmasın. Ve Allah'tan öyle kork ki, rahmetinden hiçbir zaman ümidin kesilmesin.

    Önce selâm ver
    Ey oğul!
    Bir cemaatin bulunduğu yere gittiğin vakit, önce onlara İslâmın okunu at, yani selâm ver. Sonra bir köşeye otur, onları konuşuyor halde görmedikçe sen de konuşma. Şayet Allah'ın zikrine dalacak olurlarsa sen de onlara katıl. Fakat başka bir söze geçerlerse oradan ayrıl.

    Kendini anla
    Ey oğul!
    İki dünyada mes'ut olmak istiyorsan, kendini anla. Okuyup bilgili olmaya çalış. Çalış ki, bilenle bilmeyen bir olmaz.

    Tembel olma
    Ey oğul!
    Tembel olma. Tembellik bedbahtlık alâmetidir.

    Acele etme
    Ey oğul!
    Acele etme, acele şeytan işidir.

    Güler yüz göster
    Ey oğul!
    Ahlâkını düzelt. Dostuna da, düşmanına da güler yüz göster. Ancak değerin ve itibarın kırılacak derecede hareket etme.

    Orta yolu tut
    Ey oğul!
    Her şeyin hayırlısı olan orta yolu tercih et.

    Yolda dikkatli yürü
    Ey oğul!
    Yolda yürürken yüzünü gözünü oraya buraya çevirme ki, gönlün vesvesede kalmasın.

    Mecliste önce oturma
    Ey oğul!
    Bir cemaat içinde bulunduğunda onlar ayakta iken oturma. Oturdukları zaman sen de oturuver.

    Yollara tükürme
    Ey oğul!
    Bıyık ve sakalınla oynama. Parmağını burnuna sokma. Yollara tükürme, sesli sümkürme. Elinle sinek kovalamayı terk et.

    Az konuş
    Ey oğul!
    Sükût ve teenni ile hareket et. Az konuş. Çok konuşmak, yanılmaya sebeptir.

    Sözü fazla dağıtma
    Ey oğul!
    Konuşurken sözü fazla dağıtma. Aksi takdirde şerefine zarar gelir. Konuşurken başkalarını utandırma. Kaş göz işareti yapma.
    Güzel ve lâtif sözleri duymaya çalış. Fazla hayrete düşme. Sözün tekrarlanmasını isteme. İnsanları güldürecek ve kendini maskara edecek sözlerden sakın.

    Atıp tutma
    Ey oğul!
    Kimse hakkında atıp tutma.

    Fazla ısrar etme
    Ey oğul!
    Senden bir şey istendiği zaman, elinden geliyorsa vermeye çalış. Birinden bir şey istediğinde de fazla ısrar etme.

    Dinde tartışmaya girme
    Ey oğul!
    Dinle alakası olmayan meselelerde aksi vaki ise tartışmaya ve münakaşaya girme.

    Fakirliğini kimseye açma
    Ey oğul!
    Acizliğini ve fakirliğini hiç kimseye, hattâ ailene dahi açma ki, onların yanında itibarın düşmesin, sözünü dinlemez olmasınlar.

    Hizmetçilerle şakalaşma
    Ey oğul!
    Hizmetçi ve benzeri kimselerle şakalaşma. Çünkü
    bunlarla şakalaşmak hakaret ve düşmanlığa sebep olur. Onlara öyle muamele et ki, hem seni sevsinler, hem de senden korksunlar.

    Şiddetten sakın
    Ey oğul!
    Çocukları ve elinin altındakileri terbiye ederken şiddetten sakın. Öfkelendiğin vakit vakarla geçiştirmeye çalış. Mümkün olursa sövüp dövme ki, aksi takdirde onların gözünde mehabetin yok olur.
    Kendini ve çocuklarını övüp durma.
    Hayasız gençlerle ve o halde olan kız çocukları ile ülfet etme. Çünkü dünya ve âhirette mezellete sebep olur.

    Önce düşün
    Ey oğul!
    Bir kimse ile bozuşursan, dilini tut ve makbul olan sözü söyle. Önce düşün, sonra söze giriş.
    Herkesin değerini ve layık olduğu hürmeti muhafaza eyle.

    Azla yetin
    Ey oğul!
    Bir kimsenin davetinde bulunduğun vakit, azla yetin. Dalkavukluk edip de o yemeği övmekle başkalarının yemeğini kötüleyip tahkir etme.

    Misafirlikte gözlerine dikkat et
    Ey oğul!
    Bir kimsenin evinde misafir kaldığın vakit gözlerine dikkat et. Her tarafa bakıp durma. Durumuna vakıf olduktan sonra dine aykırı da olsa sırrını ifşa etme.

    Elini çek
    Ey oğul!
    Emanete hiyanetten elini çek.

    Kimseye açma
    Ey oğul!
    Bir işe başladığın zaman, meydana gelmeden önce kimseye açma ki, mahcup düşmeyesin.

    Çok ver
    Ey oğul!
    Sadakayı çok ver. Mal sevgisini gönlünden çıkar.

    Razı ol
    Ey oğul!
    Doğru söyle, Allah'tan gelene razı ol.

    Yemekte şunlara dikkat et
    Ey oğul!
    Yemekten önce ve sonra ellerini yıka. Bu hal fakirliğini giderir, göze kuvvet verir.
    Çok yemek kalbe katılık ve gaflet verir. İbadette tembelliğe sebep olur.
    Yemeğin başında Bismillah, sonunda Elhamdülillah, ortasında da nimetin Allah'tan geldiğini düşün.
    Tek elle ekmeği koparma. Bu hareket kibirli insanların âdetidir.
    Yemeğin başında ve sonunda bir parça tuz yemek birçok hastalığa karşı devadır.
    Lokmayı küçük tut ve iyice çiğne.
    Misafir geldiği zaman mümkünse yemeği büyük kaba koy, berekete sebep olur.
    Yemek yerken önünden al, ekmeğin ve tabağın ortasından alma.
    Elinden ekmek ve yemek parçası düştüğünde al, temizle ve öyle ye.
    Sıcak olan yemeğe soğutmak için ağzınla üfleme, soğuyuncaya kadar bekle.
    Yemeği çabuk yeme.
    Hurma ve kayısı gibi sayılabilir meyveleri teker teker ye, çifter çifter yeme ve çekirdeklerini bir tarafa topla.
    Yemek arasında çok su içme. Su içerken bardağın içine bak. İçine uygunsuz bir şey düşmüş olmasın. Suyu içerken üç nefeste içiver.
    Yemeğe herkesten önce el uzatma.
    Yemek esnasında güzel şeylerden bahset.
    Sofrada bulunan arkadaşlarına ara sıra göz ucuyla bak. Yemek ve ekmeği o tarafa sür.
    Misafirler çekingen davranırlarsa üç defadan fazla yemeleri için ısrar eyleme. Yemek yeme isteğin yoksa özür beyan eyle.

    Dilini tut
    Ey oğul!
    İlim ve takva ehli veya herhangi bir sebeple senden ileride bulunan bir kimsenin huzurunda dilini tut.

    Dostlarını dinle
    Ey oğul!
    Senin iyiliğini isteyen dostlarının tavsiye ve öğütlerini can kulağıyla dinle.

    Doğru ol
    Ey oğul!
    Sözünde, işinde ve gidişinde doğru ol. Doğru olan sözlerinin bile hayrete ve tereddüde sebep olacaksa, söyleme daha iyi.

    Ümidini kesme
    Ey oğul!
    İnsanların gönlünü almaya çalış. Allah'ın rahmetinden ümidini kesme.

    İyi ol
    Ey oğul!
    Açıkta ve gizlide iyi olmaya çalış.
    Varlık yokluktan, akıl sarhoşluktan iyidir.
    Bir şeyi vaktinden önce isteme.

    İçini süsle
    Ey oğul!
    İçini dışından daha çok süsle: İçin Hakkın, dışın halkın baktığı yerdir.
    Her yerde ve her zaman Allah'ı yanında hazır nazır olarak bil.
    Allah nazarında seni utandıracak işi bırak.