• 456 syf.
    ·4 günde·Beğendi·10/10
    Louisa Clark ve Will Traynor birlikte altı ay geçirmişlerdir. Will tekerlekli sandalyeyle yaşayan bir hastadır. Louisa onun bu zor zamanlarında yanında olmuştur. Will' in ölümü üzerine Louisa yıkılmıştır. Depresyon ve Will' in ölümü onu ihtiyar ruhlu birine çevirmiştir. Hayata devam edenler çemberi adlı bir gruba üye olmuştur. Buraya gelen üyeler kendisi gibi depresif ve geçmişinde yaşadıkları hatalar ve olayların etkisinden kurtulamamış insanlardır.

    Louisa Londra' da boş bir apartman dairesinde kendine yeni bir hayat kurar. Bu arada bir barda garson olarak çalışmaya başlamıştır. Her şey hayatında olağan ve aynı sıkıcılıkla giderken o gece bir olay yaşar. Louisa dairesinin çatı katında daha önceden kendi oluşturduğu küçük sebze ve bitkilerden oluşan bir bahçe yapmıştır. Bunalımlı olduğu gecelerin birinde yangın merdiveninden o küçük bahçeye çıkar. Uzun zamandır uğramadığından bütün bitkileri solmuştur. Oturur ve şehrin sesini dinler. Düşüncelere daldığı esnada bir ses duyar, ayağa kalkar ve karanlıkta belli belirsiz bir kızın siluetini görür. Bir anda korkuyla dengesini kaybeder ve ayağı kayar. Bütün düşünceleri ve vücudu aşağıya doğru süzülür. Sonra her şey karartı.

    Gözünü açtığında solunum cihazına bağlıdır. Ona beşinci kattan iki kat aşağı düşüp bir tenteye çarparak komşusunun balkonuna doğru uçtuğunu anlatırlar. Louisa' nın kalçası ayrılmıştır ve bunun için iki ameliyat geçirir. Sol ayağı ve sol kolu kırıktır. Uzun bir süre hastanede kaldıktan sonra ailesinin evine götürülür. Orada yavaş yavaş iyileşir. Ailesi onun Will' den dolayı intihar ettiğini düşünse de olay tam bir kazadan ibarettir. Aylar sonra Lou toparlanır ve tekrar eski yaşantısına dönmeye karar verir. İşine tekrar başlar. Barda çalışmak onun için tam bir işkencedir. Richard adında kötü ve buyurgan bir patronu, giymek zorunda olduğu berbat bir iş kostümü vardır. Ama başka bir iş bulması imkansız olduğu için bu işinden de ayrılamıyordur. Hayata devam edenler çemberine kaldığı yerden geri döner Lou. Orada Jake adında ergen ve annesini bu küçük yaşında kanserden kaybeden bir genç vardır. Babasının eve her gece başka bir kadınla gelmesinden şikayetçidir. Babası her pazartesi onu grup çıkışında motosikletiyle almaya gelir. Lou bu adama karşı içten içe öfke besler. Bir gün tanışma ortamı olur ve Jake' in babasının aylar önce o kazada Lou' ya ilk müdahale yapan bir ambulans görevlisi olduğunu öğrenir. Adı Sam' dir. Lou, Sam ile tuhaf bir dostluk kurar. Ancak Jake' i böyle üzdüğü için ona öfkelidir.

    Günler geçer ve bir gün Lou' nın karşısına sarhoş, ergen bir genç kız çıkar. Adı Lily' dir ve Lou' ya Will' in kızı olduğunu söyler. Lou çok şaşırır ve olduğu yerde kalır. Will' in çocuğu yok dese de Lily bunu kendinin de yeni öğrendiğini, babasının eskiden annesiyle birlikteliğinin olduğunu söyler. Lou inanmak istemese de Lily, Will' e çok benziyordur. Lily' nin annesi Tanya, Will' den ayrıldıktan sonra zengin bir adamla evlenir. O adamdan da iki çocuğu vardır. Ancak Lily üvey babası ve yeni ailesiyle mutlu değildir. Sorunlu bir çocuktur. Onu sorunlu ve sorumsuz bir kız olduğu için yatılı okula verirler. Bunun üzerine Lily iyice bunalımlı ve sorunlu biri olmaya başlar. Okuldan kaçar, gecelerini barlarda ve sokaklarda kötü arkadaş gruplarıyla geçirir. Başında bir bela vardır ve kalacak yeri yoktur. Lou' nun yanına gelip ona gerçeği anlatır ve evinde kalması için izin ister. Lou kaza yapmadan önce çatıda gördüğü genç kız da Lily' dir.

    Lou onu sokağa bırakmasa da beraber yaşamaya da sıcak bakmaz. Ancak annesi Tanya' nın umursamaz tavırları, onu Lily ile aynı evi paylaşmaya doğru sürükler. Lily çok dağınık, sorunlu ve sorumsuz biridir. Lou bu durumdan sıkılır ve Lily' yi Will' in ailesinin de tanıması gerektiğini düşünür. Ancak Will' in ailesi Lily' yi kabul etse de aynı evi onunla paylaşmak istemezler. Bunun üzerine Lou Lily' yi sahiplenir ve onunla yeni bir hayata merhaba derler.

    Bu arada Sam ile Lou dostluğu yeni kıvılcımlar oluşturur. Lou her gün bir kadınla olduğunu bildiği birinin kendini de kullanacağını düşünür. Sam' e bir türlü güvenemez. Sam ile araları çok iyidir. Aşık olmaya başlamıştır. Will ile olan geçmişini artık eskisi kadar sorun etmez. Ancak Jake' in her pazartesi grupta anlattığı babası hakkında bilgiler Lou' nun Sam' den uzaklaşmasına yol açar. Sam Lou' ya bir türlü anlam veremez. Birbirlerini bu kadar seviyorlarken aralarında ki tek sorunun Will olduğunu düşünür. Lou, Will ile olan geçmişini, Lily' nin sorunlarını ve yeni aşkı çapkın Sam' in yaramazlıklarını düşündükçe yeniden bunalımlı hayatına doğru ilerler. Ayrıca barda patronuyla her gün kavga etmektedir. Tüm bu olumsuzluklar devam ederken Lou arkadaşı sayesinde Newyork' ta bir iş teklifi alır. Ancak sonrasında Lily' nin başına gelen olaylar onun yanında olması ve Will' in tek emanetini koruması gerektiği gerçeğiyle yüzleşir.
    Sam ile Lou konuşmaya karar verir. Lou ona Jake' e yaşattıklarını, ve kendinin de diğer kızlardan farklı olmadığını, ona güvenmediğini söyler. Sam olayların hepsinin yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu anlar. Kadınlarla her gece beraber olan Sam değil Jake' in babasıdır. Sam Jake' in dayısıdır. Lou Sam' i, Jake' in babası sanmıştır. Gerçekler ortaya çıktığında Lou suçluluk duyar ve Sam'den özür diler. Bu arada Lily' nin problemleri de yavaş yavaş düzelir ve büyük annesi Bayan Traynor, Lily' yi yanına alıp beraber yaşamak istediğini söyler. Lily' de Lou' yu çok yorduğunu fark eder ve düzenli bir yaşam ister. Bu teklifi kabul eder ve Bayan Traynor' un yanına yerleşir.

    Bu arada Sam ile Lou' nun ilişkileri Wiil yüzünden tekrar bozulmaya başlar. Lou, Sam' i tekrar kazanmak için onun yanına gidip konuşmaya karar verir. Ancak Sam ambulanstadır ve acil olarak vurulan bir yaralıyı kurtarmaya gideceklerdir. Ambulansa Lou' da atlar ve yolda onunla konuşmaya çalışır. Will' i unuttuğunu, Lily sorununu düzelttiğini, iyileştiğini ve yeni hayatına Sam ile devam etmek istediğini söyler. Sam ise bu konuşmalar olurken işine odaklanmış haldedir. Bir an önce olay yerine gitmeye çalışıyordur. Gittikleri olay yerinde bir tuzağa düşerler. Asıl vurulan kişi başka adamlar tarafından saklanmıştır ve Sam kalp krizi geçirmiş rolü yapan biriyle ilgilenmeye hazırlanıyordur. Lou tuzağı fark eder ve Sam' i gerçek yaralının olduğu yere çağırır. Yaralıyı ambulansa taşırlarken arkadan silah sesleri ve adamların koştuğunu görür. Sam onları sakinleştirmeye çalıştığı esnada vurulur. Lou ve diğer görevli Sam' i ambulansa taşır ve hızla oradan uzaklaşırlar. Lou Sam'i kaybetmekten çok korkar. Sam ameliyata alınır ve durumu ciddidir. Lou günlerce hastanede bekler ve Sam artık hayata dönmüştür. Aylar sonra Sam iyileşir. Lou ise Newyork' ta tekrar iş teklifi almıştır ama Sam' i bırakmak istemez. Sam onu bu kararından döndürür ve bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini söyler. Sam ile Lou geçmişi unutup yeni ve zorlu bir hayata doğru yola çıkarlar. Sam havaalanından Lou' yu yolcu ederken en kısa zamanda bir araya geleceklerini söyler. Lou ise kalbini Londra' da bırakarak Newyork' a yeni maceralara doğru yol alır.

    "Hikayelerin mutlu sonla bitmesi için yola devam etmek gerekir."

    Senden Sonra Ben Konusu
    Jojo Moyes, Senden Önce Ben romanı ile herkesi kendisine hayran bırakmış fakat kitabın sonu ile de okuyan herkesi mutsuz etmişti. Okurlar son bir mucize beklerken acı gerçek ile yüzleşmek zorunda kalmıştı. Senden Sonra Ben romanı aslında bir anlamda bunu telafi etmek için yazılan bir kitap.

    Jojo Moyes Senden Sonra Ben ile Will sonrası Louisa’nın hikayesini okurları ile paylaşıyor. Will ile geçen 6 ay ile kendisini yeniden keşfeden fakat bunun bedeli olarak da aşık olduğu adamı kaybeden Lou, Will’in kendisinden istediği gibi hayatı yaşamaya çalışır. Her ne kadar çok değişmiş olsa da ve hayata daha cesur yaklaşsa da Will’in ondan beklediği hayatı tam olarak yaşayamamaktadır. Will olmadan ileri gitmek yerine eski hayatına doğru yavaş bir şekilde geri gitmektedir. Fakat imdadına yine aşık olduğu adam yetişir ve Lou’nun hayatı bir kez daha tamamen değişir.

    Senden Sonra Ben romanı Senden Önce Ben romanı kadar etkileyici değil. Daha çok Jojo Moyes kötü sonu toparlama isteği ile yazmış ve okurlara yarım kalan sıcak aşk hikayesini bir parça daha sunmaya çalışıyor.
  • Schopenhauer, "hiç doğmamış
    olmak, doğmuş olmaktan çok daha iyidir" der ve ekler, "cinsiyeti yaymak kötülüklerin en affedilmezidir. Bilinciniz bu kötü-
    lüğün utancını taşır... Kendini öldürenler sadece acı çeken bedenlerinin acısına son verebilir, sonsuz sürekliliklerine engel
    olamazlar."
  • "Başka bir hayatta düğme olarak doğmak istiyorum. Ne düğmesi olursa. Külot düğmesi bile. İnsan olmaktan ve bir zavallı gibi acı çekmekten iyidir."
  • “Başka bir hayatta düğme olarak doğmak istiyorum. Ne düğmesi olursa. Külot düğmesi bile. İnsan olmaktan ve bir zavallı gibi acı çekmekten iyidir.”
  • İnan bana, büyük acı yoktur, büyük pişmanlıklar, büyük anılar yoktur.Her şey unutulur, büyük aşklar bile.Yaşamda aynı anda hüznün ve coşkunluğun bulunuşu bundandır.Olayları görmenin ancak belli bir yolu vardır ve zaman zaman ortaya çıkar. İşte bunun içindir ki yaşamında büyük bir aşka, mutsuz bir tutkuya sahip olmuş olmak yine de iyidir.Bu en azından bizi çökerten nedensiz umutsuzluklar için bir korunmadır.
  • "Her şeye katlanabilirim ama acı çekmeye hayır!"..."Öyle bir şeye sempati duyamam.Çok çirkin,korkunç ve çok moral bozucu bir şey o.Günümüz insanlarının acıya karşı duyduğu merhamette marazi bir taraf var.İnsanların renklere,güzelliğe ve yaşam coşkusuna sempati duyması gerekir.Hayatın ıstıraplarına ne kadar az dokunulursa o kadar iyidir."
  • Adaletten ise sürü insanı "eşit kuvvete sahip olmayı" anlar. Sürü insanı için güvenme iyidir: çünkü güvenmeme gerginlik yaratır, tedbir gerektirir; kuvvetlilere saygı göstermek iyidir: yoksa onlar düşman kesilir; hakikati sevmek iyidir: çünkü hakikat bir açıklamadır, kafayı yormak gerekmez; birlikte acı çekmek iyidir: çünkü bir şey için acı çekmek bağımsız bir görmeyi gerektirir; hoşgörürlük iyidir: çünkü karşı tavır takınma insanın başına iş açabilir.