• Arkadaşlar, Gariplerin Kitabı -Ian Dallas, İsmet Özel Çevirisi
    ELinde olan var mı? Kitabı satış sitelerinde bulamadım.
    Takas yapabiliriz yada satın alabilirim.
  • New York'un her yerinde "911" yazmaktadır. Bu, acil durumlarda yardım istemek amacıyla aranılması gereken telefon numarasıdır. Ne gariptir ki, ikiz kulelere uçaklarla yapılan saldırının tarihi 11 Eylül'dür. Yani, 9. ayın 11. gü­ nü!.. Amerika'da tarih yazılırken öncelik güne değil, aya verilir. Bu da demek oluyor ki, teröristler yaptıkları saldırı unutulmasın diye New York'ta her an göze gelen "911" tarihini belirlemiş olabilirler. Belki de, Amerika'nın acil durumlardaki yetersizliğiyle, ellerinden hiçbir şey geleme­ yeceğiyle alay etmek için 9. ayın 11. gününü tercih etmiş olabilirler!..
  • Diğer taraftan, Anadolu' da yaşanan ağır yenilgiden sorumlu tutulan başta Kü­çük Asya Orduları komutanı olmak üzere bazı asker ve siyasiler kurşuna dizilmiştir.

    Bu dönemde nüfusu yaklaşık olarak beş milyon olan Yunanistan, yaşanılan ağır askeri yenilgi ve ülke içindeki siyasi dalgalanmaların ötesinde bir de Birinci Dünya Savaşı'ndan itibaren yüz yüze kaldığı göç problemiyle uğraş­maktaydı. Ülkeye gelmekte olan insanların yeme, içme, barınma ve sağlık problemleri gibi acil ihtiyaçlarının son derece kısıtlı imkanlarla karşılanmasına çalışılmaktaydı. Trahoma, Sıtma, Tüberküloz gibi hastalıklar ile mücadele ile uğraşılırken ülke içindeki Muhacir Yardım Fonu gibi organisyonların çalışmaları­nı ülke dışından gelen yabancı yardım kuruluşları desteklemek­te ve takviye etmekteydi.Ancak, sürekli artan göçmen sayısı karşısında mevcut durum ile tek başına mücadele edemeyeceği fikrinden hareketle Venizelos, 1922 Kasım ayında basın aracılı­ğıyla tüm ülkelerden yardım istemiştir. O dönem içinde savaş­tan yeni çıkmış olan Avrupa'nm kendisine ciddi boyutta yardım yapamayacağının da bilincinde olan Venizelos, bu durum karşı­sında özellikle Amerika'dan yardım talebinde bulunmaktaydı. Sonuçta, Venizelos'un beklediği yardım cevabı Amerikan Kızıl Haç'ından ve
    Yunanistan'a temsilcilerini gönderen Amerikan Kızılhaç'ı ülkede hemen bir yardım komisyonu kurmuştur. Sekiz ay boyunca mübadillerin yiyecek içecek ve sağlık durumlarıyla yakından ilgilenen Amerikan Kızılhaç'ının yardımları sayesinde 1923 Martına kadar 533.240 mübadil hayatlarını devam ettirebilmiş­lerdir. Amerikan Kızılhaç'ının Yunanistan' dan ayrıldığı tarih olan 30 Temmuz 1923 tarihine kadar adı geçen ülkeye yapılan yardımlar toplam 2.605.696.09.$ tutmuştur.
  • TV Net’te dört yardım kuruluşunun (Kızılay, İHH, Sadaka Taşı, Deniz Feneri) başkanları İdlip ve civarında yaşanan korkunç durumla ilgili çok çarpıcı bilgiler veriyorlar, İdlip'e büyük yardım çağrısı yapıyorlar, bazılarını paylaşacağım, belki vicdanımızı behemal harekete geçirir:

    ✍ Bir camiye sığınmış, soğuktan titreyen 3 aylık çocuğunu emziremeyen kadın ağlıyor, neden diye sorduğumuzda gelen cevap: “Bombardımanlar sonucu sütüm kesildi!”

    ✍ Aniden bombardıman başlayınca insanlar kaçmış, bir binaya sığınmış 11 kadınla karşılaştık, kadınları çocuklarını enkaz altında bıraktık cenazesini bile kılamadan geldik diye ağlıyor, erkekler çaresizlikten ağlıyor, şu ayetteki zavallı erkeklerin binlercesi orada: “Size ne oldu da Allah yolunda ve «Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!» diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!”

    ✍ Son bir ay içerisinde 1500 çocuk ve kadın öldürüldü.

    ✍130 km’lik alanda çadır kurulacak yer kalmamış.

    ✍ 20.000 insana çadır ulaşamadığından dolayı zeytin ağaçları altında açık alanda dondurucu soğuklarda bekliyormuş.

    ✍ Türkiye’de kendini ve insanlığını bilmez ırkçı mesajlardan ötürü yardımlar azalmış durumda. Türkiye’den gelen yardımlarda ciddi azalma var: Aş evlerini, Fırınları neredeyse çalıştıramıyoruz!

    ✍ Daha bugün tepeyi geçemediği için bombardımana maruz kalan 20 kişi yaşamını yitirdi! Göç edenlerin çoğu kısa zamanda geri dönemeyecek. İdlip’te yapılan Tıp fakültesi’nde doktor kalmadı; katledildi!

    ✍ Bir hastaneyi bile yedi kez vuranlar; evleri hayli hayli vururlar! Ölenler çocuklar, sivil kadınlar değil mi? İslam dünyası ve insanlık niye susuyor!

    Çok ama çok acil binlerce kadın çocuğun soğuk ve yağışlı havadan korunabilmeleri için acil yaşam çadırına ihtiyaçları var. Lütfen yardım kuruluşlarına imkanımız nisbetinde katkıda bulunalım:

    👉🏻 HİLAL yaz 2868’e gönder 10 TL ile sen de iyiliğin Yanında Ol! (Kızılay)
    👉🏻 CADIR yazıp 4072'ye SMS göndererek 23 TL bağışlayabilirsiniz. SURIYE yazıp 3072'ye SMS göndererek 5 TL bağışta da bulunabilirsiniz. (İHH)
    👉🏻 ÇADIR yazıp 2989’a göndererek 5 TL, 6780’e göndererek 10 TL destekte bulunabilirsiniz. (Sadaka Taşı)
    👉🏻 Bağış" yazıp 5560'a 1 SMS göndererek 10 TL bağışlayın, İdlib’li masumlara destek olun. (Deniz Feneri Derneği)

    Lütfen bu çağrımı kendi sosyal medya hesaplarınızda, whatsapp gruplarında etrafınızla paylaşırsanız sevinirim. Allah kabul etsin.

    -Alıntı-
  • Kitap açılmıyor. Acil olarak bu kitabı okumam lazım. Ne yapmam gerekli. Acil yardım edermisiniz? Acil acil çok çok çok ama çok acil. Umarım incalama sonrası açılır
  • TV Net’te dört yardım kuruluşunun (Kızılay, İHH, Sadaka Taşı, Deniz Feneri) başkanları İdlip ve civarında yaşanan korkunç durumla ilgili çok çarpıcı bilgiler veriyorlar, İdlip'e büyük yardım çağrısı yapıyorlar, bazılarını paylaşıyorum:

    ✍ Bir camiye sığınmış, soğuktan titreyen 3 aylık çocuğunu emziremeyen kadın ağlıyor, neden diye sorduğumuzda gelen cevap: “Bombardımanlar sonucu sütüm kesildi!”

    ✍ Aniden bombardıman başlayınca insanlar kaçmış, bir binaya sığınmış 11 kadınla karşılaştık, kadınları çocuklarını enkaz altında bıraktık cenazesini bile kılamadan geldik diye ağlıyor, erkekler çaresizlikten ağlıyor, şu ayetteki zavallı erkeklerin binlercesi orada: “Size ne oldu da Allah yolunda ve «Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!» diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!”

    ✍ Son bir ay içerisinde 1500 çocuk ve kadın öldürüldü.

    ✍130 km’lik alanda çadır kurulacak yer kalmamış.

    ✍ 20.000 insana çadır ulaşamadığından dolayı zeytin ağaçları altında açık alanda dondurucu soğuklarda bekliyormuş.

    ✍ Türkiye’de kendini ve insanlığını bilmez ırkçı mesajlardan ötürü yardımlar azalmış durumda. Türkiye’den gelen yardımlarda ciddi azalma var: Aş evlerini, Fırınları neredeyse çalıştıramıyoruz!

    ✍ Daha bugün tepeyi geçemediği için bombardımana maruz kalan 20 kişi yaşamını yitirdi! Göç edenlerin çoğu kısa zamanda geri dönemeyecek. İdlip’te yapılan Tıp fakültesi’nde doktor kalmadı; katledildi!

    ✍ Bir hastaneyi bile yedi kez vuranlar; evleri hayli hayli vururlar! Ölenler çocuklar, sivil kadınlar değil mi? İslam dünyası ve insanlık niye susuyor!

    Çok ama çok acil binlerce kadın çocuğun soğuk ve yağışlı havadan korunabilmeleri için acil yaşam çadırına ihtiyaçları var. Lütfen yardım kuruluşlarına imkanımız nisbetinde katkıda bulunalım:

    DESTEK İÇİN:
    Hesap Adı: Şam Kardeşlik ve Yardımlaşma Derneği
    IBAN: TR70 0020 3000 0285 8914 0000 02
    /
    👉🏻 CADIR yazıp 4072'ye SMS göndererek 23 TL bağışlayabilirsiniz. SURIYE yazıp 3072'ye SMS göndererek 5 TL bağışta da bulunabilirsiniz. (İHH)


    Lütfen bu çağrımı kendi sosyal medya hesaplarınızda, whatsapp gruplarında etrafınızla paylaşırsanız bir hayra vesile olmuş olursunuz...
  • BİR DERLEME YAPTIĞIMDA
    Parayla teşvik olunan insanlarda görülen etkiler:
    1. Daha bağımsız hale gelirler; onlardan acil yardım isteyenlere daha uzun sürede cevap verirler, önlerindeki işi bitirip parayı alma peşindedirler.
    2. Daha bencildirler.
    3. Arkadaş guruplarında daha yakına değil, uzağa oturma eğilimindedirler.
    4. Tek başına kalmayı daha fazla tercih ederler.
    5. Bireyciliği tetikler; başkalarından gelen talepleri kabul etmekten kaçınırlar.
    Çocukların yetiştirilmesinde bu konuya özele olarak dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum.
    Bir ilave daha: Sokaklara bu denli "Şehit" isimlerinin verilmesi, herhangi bir kahramanlık olayında ülke adına canlarını verenlerin 20 yıl sonra bile bir sokakta hatırlanmayacağını, "herkes ölümü görecektir", "ölümlüsün" de asıl amacın "otoriter yönetim amaçlarının çekiciliğini" artırmak olduğuna benzer şeyler de karşıma çıkıyor.