• 159 syf.
    ·Beğendi·7/10
    *Spoiler Uyarısı* (Uyarmadı demeyin)

    Reşat Nuri Güntekin’in bana farklı duyguları bir arada yaşattıran bu kitabının başında tembel, bir işe yaramayan, alkolik, canavar bir baba olarak tasvir edilen bir insanın kitap ilerledikçe aslında bu dünyadaki cehennemi yaşamış biri olduğunu gördüm.

    Bunlara rağmen en kötü dönemlerinde bile çocukları için yaptıklarıyla ve sabrıyla bana göre Mürşit Efendi karakteri babalığın gerçekten ne demek olduğunu ve son derece namuslu bir adamın namussuzluklarla dolu bir hayata girişini çok güzel aktaran bir karakter olmuş.

    Kitabın adını aldığı acımak duygusu kitabımızın baş karakteri idealist ve mükemmeliyetçi bir öğretmen olan Zehra hanımda olmayan ve bütün roman boyunca aslında yavaş yavaş onda olmayan bu duyguyu yıllarca başka bir adam olarak tanıdığı babasının aslında nasıl bir insan olduğunu öğrenmesiyle kazandığı bir duygudur ve kitaba cidden daha iyi bir isim düşünülemezdi.

    Kitabın ortalarına doğru az çok sonunu tahmin etmemem rağmen bu kitaptan aldığım zevki hiç bir şekilde bozmadı ve bana kimsenin aslında göründüğü gibi olmadığı gerçeğini ama en önemliside şu kısacık hayatta kin ve nefret duygularıyla (özelliklede en yakınlarımıza) hareket etmememiz gerektiği çünkü sonrasında bazı şeyler için çok geç olunabiliceği gerçeğini de çok güzel yansıtmış. (Kitabın sonunu okuyanlar da anlar ki son pişmanlık fayda etmiyor)