Nihâyet böylece iki sâʽat kadar süren musâhabeden sonra gittiler. Bende geç olarak dörtte yemek yiyebildim. Sonra yazıları yetiştirmek için çalışmaya başladık. Derken ânsızın Yûsuf Kemâl Bey geldi.
Onunla da görüştük ve Mustafâ Kemâl Paşaˈdan tutup bütün arkadaşlara selâm ricâ ettim. Ve kezâ nizâm-nâme ve programdan ona da verdim. Ve Behbûd Beyˈin dediği gibi Rızâ Nûr Beyˈin Anadolu nâmına söz söylememek husûsunda baʽzılarına söylediği söze mahal olmadığını söyledim.
Fakat pek şaşalayarak inkâr etti, gitti. Gece yemekten sonra çalıştık. Bî-çâre Cevâd hemen bütün gün bilâ-fâsıla yazdı. Sonra kalkıp on ikide gitti ben de cicimle yalnız kalınca okurum.
...
Bu dünyada bizim bir genç kızı sevmemiz
Filhakika gayet doğru, hem de çok temiz
Bir gayedir Fakat bunun hududu dardır
Sevgiliden sevgili bir mefkûre vardır.
Biz kız solar, yahut senin tükenir aşkın,
İnsan kalmaz uzun zaman neşeli, taşkın
Ya mefkûre? Ebediyet onunla birdir,
Kişioğlu müebbeden ona esirdir.