Ceyda BİLEN, Adab-ı Muaşeret'i inceledi.
09 May 12:24 · Kitabı okudu · 26 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah.
O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir.

Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun.
Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun.
Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.
Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun.

Ceyda BİLEN, Hz. Amine ( Radıyallahu Anha )'ı inceledi.
09 May 12:23 · Kitabı okudu · 49 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kıymetli güzel validemizi anlatan kıymetli bir kitap. Mustafa necati bursalının kalemi çok güzel ,kesinlikle tavsiye ederim.. Öncelikle Adabmuaşeret ile başlamanız naçizane tavsiyem

Çelik nakO, bir alıntı ekledi.
14 Nis 22:32 · Kitabı okuyor

Edeb
Edebtir kişinin daim libası
Edebsiz insan ürüyana benzer.

Edeb insan için bir elbisedir
Edebli olmayan çıplağa benzer

Adab-ı Muaşeret, Abdülkadir Halit (Sayfa 9)AdabMuaşeret, Abdülkadir Halit (Sayfa 9)

Salaksın
Bakanlar göremiyor
Geldi mi gidemiyor
Neyine güveniyor da maşallah
Sonumuz yine hayırdır inşallah

Adabmuaşeret
Adem-i merkeziyet
Yine de muhalefetse illa da
Dilini kesiverirler bir anda

Bunları düşünmeden yaşarsın
Olanlara üzülme hiç
Ben sana akıllı desem de salaksın
Lafıma gücenme hiç

Terörü tartışalım
TV'de buluşalım
Meydana doluşalım da inşallah
Havaya uçuverirsek maazallah

Doğuda savaşalım mı
Batıya yanaşalım mı
Kahvede konuşalım da ey ağalar
Memleketin anaları karalar bağlar

Bunları düşünmeden yaşarsın
Olanlara üzülme hiç
Ben sana akıllı desem de salaksın
Lafıma gücenme hiç

Kimisi direniyor
Öteki bileniyor
Çocuklar gülemiyorsa bir yandan
İpini çekiverirler dünyadan

Atanı anıyorsun
Yatanı sayıyorsun
Vatanı seviyorsun da maşallah
Satanı görüverirsin inşallah

Bunları düşünmeden yaşarsın
Olanlara üzülme hiç
Ben sana akıllı desem de salaksın
Lafıma gücenme hiç sen

Ari Barokas

BİR ÂDÂB:)
“Bir erkeğin kendisine ebedi olarak nikâh düşmeyen kadınlar(Anne, kız kardeş, hala, teyze, nine, sütkardeş gibi) ve eşi dışında yabancı kadınlarla tokalaşması caiz olmadığı gibi; bir kadının da kocası, baba, kardeş ve amcaları gibi mahremleri sayılan erkeklerin dışında, diğer erkeklerle tokalaşması caiz değildir.”

Kaynak: Âdâb-ı Muaşeret İlmihâli

BİR ÂDÂB:)
“Sünnete göre, dişleri temizlemenin en pratik ve en müessir vâsıtası misvaktır. Sünnete uygun olan misvâk, erâk ağacından yapılan çubuklardan ibârettir; ince lifleri, kendine has kokusu vardır.”

Kaynak: Âdâb-ı Muaşeret İlmihâli

damla sarıhan, Martin Eden'i inceledi.
21 Mar 19:27 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir insan hayatının, devrimidir.

Evet, karakterimiz Martin Eden yıllarca gemicilik yapmış, bambaşka ülkelere seyahat etmiş olup bir gün hayatının aşkı sandığı kadına aşık olur. Ve ona ulaşma uğrunda, hayatını bütünüyle değiştirmek ister. Çünkü Martin Eden, eğitimsiz, fakir ve aşağı bir sınıftan gelir, aşık olduğu kız ise kendisinden farklı bir sosyal sınıfa aittir. O ulaşılmazdır ve Martin bunun için çırpınmayı göze alır. Kızın hayatına, çevresine adapte olmak, bulunduğu ortamlarda bulunmak, konuştuğu kişilerle konuşmak için her türlü faktöre ayak uydurmaya hazırdır. (Sınıf farkı Titanic'teki Jack ve Rose gibi lâkin daha çetrefilli ve etkileyici) Kendini bu sosyal sınıfa eş değer görmek için türlü çaba ve girişim sonucu entellektüel, eğitimli ve kültürlü bir insan olmuştur. Çünkü günlerini kitap okuyarak geçiriyor, saatlerce araştırma yaparak harcıyor bunun yanında ek işlere giriyor kılık kıyafetine çeki düzen veriyor, diksiyon ve hitabet öğreniyor, çünkü Ruth'un karşında nazik ve görgülü olmalı.. gibi gibi türlü nezaket ve adabmuaşeret kurallarını öğreniyor. Yazılar yazarak para kazanmaya başlıyor çünkü ihtiyaçları artıyor. Böylesine yoğunluk ve çaba sonucu elbette statü kazanıyor, amacına ulaşıyor. Yeteneği, zekası ve insanüstü çabası sayesinde; geçmişte onu hor gören bu insanların özendiği, takdir ettiği ünlü bir yazar oluyor. Ancak Martin artık mutlu olmadığını fark ediyor. Ne Ruth'tan beklediğini bulabilmiştir ne de bu şaşalı sosyal çevreden! Insanların arasına girdikçe bu sınıfın yozlaşmışlığını ve örnek aldığı insanların yapmacıklığını görmeye başlar, uğruna kendini hırpaladığı çevrede her şey ve herkes anlamsızlaşmıştır onun için. Bu duygular dahilinde kafasına dank eden feryat, geçmiş özlemidir. Martin, kazandıkça, aslında çok şey kaybettiğini anlar. O göz kamaştıran hayatı, yalancı baharı, yaşama inancı ve sevgisini, varolan tüm duygularını incinmiş bir halde maziyi düşünür. Geçmişte daha mutlu olduğunu dehşetle farkeder. Bildikçe, yükseldikçe tükenmiştir Martin Eden...

BİR ÂDÂB:)
“Kişi yollarda oturup herkese el uzatanlara birşey vermek zorunda değildir. Bizzat kendisinden dilenen olur ve “Allah(c.c) için, Allah(c.c) rızası için” diye dilenirse ona az da olsa mutlaka bir şey vermeli ve öyle diyerek dilenmesinin çok kötü olduğunu ona uygun bir dille anlatmalıdır.”

Kaynak: Âdâb-ı Muaşeret İlmihâli

BİR ÂDÂB:)
“Gülümsemek, güler yüzlü olmak ve ölçülü gülmek sünnettir. Bu tür davranış ve fiiller; kalbe hayat, ruha huzur verir. İnsanları kaynaştırır, insanlar arasında güven, sıcaklık ve yakınlaşma meydana getirir. Dostlukları arttırır, düşmanlıkları öldürür, husûmeti kırar.”

Kaynak: Âdâb-ı Muaşeret İlmihâli

Okuyan Bulut, Adab-ı Muaşeret'i inceledi.
14 Mar 17:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu kitabı ilk olarak bir okuma grubunda anlatılmıştı. Anlatılanları dikkate almakla birlikte, kitabı alıp okuma ihtiyacı hissettim. Tabi ki okunduktan sonra hayatımda uygulamam bir o kadar kolaylaştı. Okumamın üzerinden uzun bir Zaman geçtikten sonra ikinci fakültemi okurken bu kitabı sunum olarak ben anlattım. Gayet keyifli bir anlatım oldu benim için