Eğer ahlaksa bu yalnızca kıyafetle şart değildir. Mesela bol çarşaf giyen kadınların içinde kötüleri yok mudur? Şık bir kadın adap ve terbiye içinde giderken niçin itiraza maruz kalsın?
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası YayınlarıKitabı okudu
Ninniler
Ödev, adap, sadakat, fedakarlık, özgecilik, kibarlık; bunların hepsi de insanı uyutmaya yarayan ninnilerden başka bir şey değil, hem de öyle bir uykuya yatırıyor ki kimse bu uykudan uyanamıyor, uyansa da ancak yaşamının sonuna geldiği an oluyor bu. İşte o an insanın hiç yaşamamış olduğunu öğrendiği an oluyor.
Reklam
480 syf.
7/10 puan verdi
·
42 günde okudu
Büyük şaşkınlıklar, üzüntüler veya mutluluklar vadetmeyen, onun yerine ağızda tatlı bir İngiliz kibarlığı bırakan bir kitap. En basit olaylar; mesela bir akşam yemeği en ince detaylarıyla anlatılıyor, öyle ki tüm diyaloglara ve bu diyalogların farklı karakterlerde doğurduğu çelişkili duygulara sohbette bizzat bulunmuş, masanın bir ucunda da ben
Emma
EmmaJane Austen · Can Yayınları · 20189,9bin okunma
Eğer ahlaksa bu yalnız kıyafetle şart değildir. Mesela bol çarşaf giyen kadınların içinde kötüleri yok mudur? Şık bir kadın adap ve terbiye içinde giderken, niçin itiraza maruz kalsın?
Onlar ne mutlak umut ne de umutsuzluk içerisindedirler; onların halleri“beyne'l-havf ve'r- recâ(,korku ile ümit arasında)’dır.
Reklam
Mürşidin çok sevilmesi, sevgide ifratı yahut ölçüsüzlüğü meşru kılmaz. Her hususta olduğu gibi muhabbette de gözetilmesi şart olan âdâp ve ölçüler vardır. Mürşide ulûhiyet izafesi manasına gelecek vasıflar atfetmek şirktir. Onları peygamberler yahut sahabe efendilerimizden daha yüksek mertebede görmek de yanlış ve bâtıldır. Böyle cahillikler, sâliki dalâlete düşürmesi yanında bağlı bulunduğu yola suizan edilmesine sebep olmak gibi bir vebale de ortak etmektedir.
ümitsizlik içinde çöktü kaldı, ama hemen sonra kendini toparladı. Hayır! At bu düşünceleri kafandan! Friedrich haklı: Ödev, adap, sadakat, fedakârlık, özgecilik, kibarlık; bunların hepsi de insanı uyutmaya yarayan ninnilerden başka bir şey değil, hem de öyle bir uykuya yatırıyor ki kimse bu uykudan uyanamıyor, uyansa da ancak yaşamının sonuna geldiği an oluyor bu. İşte o an, insanın hiç yaşamamış olduğunu öğrendiği an oluyor. Benim bir tek yaşamım var, sonsuza dek yinelenecek bir yaşam. Geçmişin ve geleceğin sonsuzluğu boyunca, çocuklarıma karşı ödevlerimi yerine getireyim derken kendimi kaybetmemin pişmanlığını yaşamak istemiyorum. Eski yaşamımın külleri üzerine yeni bir benlik kurmam için bir fırsat bu! O zaman, bunu başardığımda, kendi çocuklarıma giden yolu da bulacağım! O zaman, bir daha asla Mathilde’nin toplumsal açıdan uygun dediği kavramlarının esiri olmayacağım! Çocuklarına giden bir babanın yolunu kim tıkayabilir? Bir balta olacağım. Keserek, yararak onlara giden yolu açacağım! Bugüne gelince, Tanrı onların yardımcısı olsun. Hiçbir şey yapamam. Boğulmak üzereyim ve önce kendimi kurtarmam gerek.
Ayrıntı Yayınları
Reklam
Alevilikte tasavvufi yapı
Alevilikte var olan senkretik yapıyla beraber dinî düşünce ve pratikler göz önünde bulundurulduğunda, Alevilik için tasavvufi bir yapının söz konusu olduğu görülmektedir. Nitekim, Alevilikte ilham ve keşfin (sezgi) epistemolojik anlamda temel bilgi kaynaklarından biri olarak kabul edilmesi; kişinin insan-ı kamil olarak yetiştirilmesi için gerekli
Sosyolojide dahi söylendiği üzere toplum insana sadece dil,din,ahlak, toplumsal ilişkiler,adap,örf ve adetleri vermiyor, ayrıca biyoloji,psikoloji ve fizyolojimizin parçası olduğunu düşündüğümüz özellikleri de veriyor.
"Aklı çılgınca düşüncelerle doluyken, elinde olmadan Cinder'ın balodaki halini hatırladı. Onu balo odasına uzanan basamaklardan inerken gördüğünde ne kadar da mutlu olmuştu. Cinder'ın yağmurla ıslanmış saçları ve kırış kırış elbisesi Kai'yi masumca keyiflendirmiş, şehrin önde gelen bir mekanik ustasına ne kadar da yakıştığını düşünmüştü. Cinder'ın toplumun moda ve adap takıntısını umursamayan bir kız olduğuna karar vermişti. İmparatorun şahsi davetlisi olmasına rağmen, baloya darmadağın saçlar ve yağ lekeli eldivenlerle gelerek, başını yine dik tutabilecek kadar kendisiyle barışık biri olduğunu düşünmüştü."
Sayfa 336 - Yayınevi:Artemis - KaiKitabı okudu
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.