Adil Aydın

1965 yılının başlarında fırtınalı bir kış günüydü; annem, babamın gırtlağındaki habis bir tümörü aldırmak üzere hastahaneye yattığını söylemek için tiyatroya telefon etti. Gidip onu görmemi istedi. Babamı görmek için zamanımın da, isteğimin de olmadığını, ona hiç ilgi duymadığımı, çünkü babamla benim birbirimize söyleyecek hiçbir şeyimiz kalmadığını, olası ölüm döşeğine, hastaneye gidersem belki onu korkutup utandırabileceğimi söyledim. Annem öfkelendi. Israr etti. Ben de ötkelendim, bana duygusal şantaj yapmaktan vazgeçmesini söyledim. Bu bitip tükenmeyen şantaj: Benim hatırım için yapamaz mısın? Annem kızdı ve ağlamaya başladı. Gözyaşlarının beni hiçbir zaman etkilemediğini söyleyerek telefonu suratma kapattım.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Adil Aydın

, bir kitabı okumaya başladı
Ingmar Bergman
8.6/10 · 178 okunma
İnsanın ziyaret edip sevdiği şehirlerle ilişki biraz görmediği eski arkadaşlarıyla kurduğu ilişki gibiydi. Aslında buna biraz beynin zaman makinesi de denebilirdi. Nasıl uzun zamandır görüşülmeyen eski iyi arkadaşlarla bir anıyı anımsayıp bıraktığın yerden muhabbete devam edersen, o şehirlere gidince de sanki bıraktığın yerden seyahat devam ediyordu. Bir sokakta burnuna gelen koku, bir sofrada ağzına attığın lokma, gözlerini ayıramadığın bir günbatımı veya duvarlarındaki çatlaklara dokunduğun o sevdiğin bina seni tekrar o dünyaya sokuyordu. O zaman geçen yıllar önemsizleşiyordu. Zamanda yolculuk yapıp eskiye dönüyordun ve sanki bıraktığın yerden devam ediyordun.
Sayfa 29

Adil Aydın

, bir kitap okudu
8/10
·336 syf.·
2025 9. kitabı
Charlotte Mullins
8/10 · 1 okunma