Ahmet Taha Peker

Ahmet Taha Peker
@adudu_devle
21 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Reklam
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2015 2. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2015 12:15
Sezai Karakoç'un düşün dünyasında gezintiye çıkaran dili ile yine Sezai Karakoç'un fikir dünyasında gezintiye çıkaran manevi iklimini bünyesinde barındıran bir eser. Herkesin muhakkak okuması gerektiğine inandığım kitaplardan birisidir. Özellikle akıcı dili ile okuma zevki veren, enteresan yaklaşımlarla ufuk açan, dert sahibi yapan ve sizi attığı kuyuda umut ışığı veren bir kitap olduğunu düşünüyorum.
2021'e Girerken
İnsanlığın DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20238,1bin okunma
Fâtih isimli okura yanıt verildi
Ahmet Taha Peker
Yok o kadar da demiyorum 😂
hep İtalya!
...1348 yılında İtalya'nın en güzel şehri olan Floransa'da çok korkunç bir salgın çıktı; ya yıldızların etkisi sonucunda ya da günahlarımızdan ötürü Tanrı'nın gönderdiği, adil ceza olarak, birkaç yıl önce Doğu Akdeniz'de baş göstermiş ve ortalığı kıra döke ülkeden ülkeye geçerek sonunda Batıya erişmişti. Burada insan aklının ve öngörüşlülüğünün mümkün kıldığı bütün tedbirler alınmıştı; şehir temiz tutuluyordu, şüpheli insan içeri sokulmuyordu, sağlığın korunması için uzun uzadıya bildiriler yayımlanmıştı; törenlerde ve başka yollardan Tanrıya birçok mütevazı dualar sunulmuştu; yine de sözü geçen yılın ilk baharında, acıklı ve hayret edilecek bir şekilde ortaya çıktı... Bu hastalığı iyileştirmeye ne tıbbi bilgi yetiyordu, ne de ilaçların bir etkisi vardı... nedeni ne olursa olsun, çok az kişi kurtuldu, ama hemen herkes ilk belirtilerin görülmesinden sonra üç gün içinde ölüyordu... Hastalardan hasta olmayanlara bulaşıyor ve bol miktarda alev alır maddeyle temasa geçen bir yangın gibi yayılıyordu, bu özelliği de salgını büsbütün güçlü kılıyordu. Öyle bir niteliği vardı ki, sadece insandan insana geçmiyor, ne gariptir ki... hastalık bulaşmış kimsenin herhangi bir eşyasına dokunan herkese de bulaşıyor ve tez zamanda öldürüyordu. Bu olaylardan biri özellikle dikkatimi çekti: Yeni ölmüş yoksul bir adamın paçavralarını sokağa atmışlardı; iki domuz gelip paçavraları karıştırdılar, ağızlarını sürdüler ve bir saat geçmemişti ki ikisi de kıvrılıp öldüler.
Sayfa 61 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Ahmet Taha Peker
Frankfurt okulu öyle bir okul ki zaman zaman "yoksa ben marksist miyim?" diye kendimi sorgulatacak kadar fikirlerine sempati duyduğum bir gelenek. Tarih felsefesi yapan bir adam çıkaramadık ve bu yüzden, bu konuda, malesef Batı'ya mahkum oluyoruz. Batı'da bu konuda güvenilir kaynak olarak da bu adamları gösteririm şahsen. Düzenin adamı opmayan herkes elle tutulur şeyler söyler. Bunlar da o cinsten.
5/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2016 4. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2016 22:48
Eğer "medeniyet" veya "İslam Medeniyeti" kavramları üzerine düşünüyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Ancak biraz Avrupa etkisinde kalınmış bir İslam gibi gelen yerleri olduğunu düşünüyorum. Belki de ben biraz farklı anlamış da olabilirim. Bize bir şeyler sunuyor ama yine de tereddütlerim var.
2021'e Girerken
İnsanlığın Medeniyet DestanıRoger Garaudy · Türk Edebiyat Vakfı Yayınları · 20071,958 okunma
Ferman Mamedov isimli okura yanıt verildi
Ahmet Taha Peker
Kesinlikle. Ben de İzzetbegoviç okuduğumda böyle düşünmüştüm. Zehirlenmek mi yoksa mahkumluk psikolojisi mi ya belki de anlayamama... Ancak ben de doğal buluyorum dediğiniz gibi.