• 430 syf.
    ·6 günde·Beğendi·10/10
    Meryem dünyaya en talihsiz şekilde gözlerini açan çocuklardan birisidir. Evlilik dışı bir ilişki sonucunda doğmuştur. Babası onları istememiş ve annesi Nana ile bir kulübede yaşamaktadırlar. Bir gün Meryem babasını ziyaret etme kararı alır ve onun yanına gider. Babası ise onu istemez ve geri gönderir. Meryem eve döndüğünde psikolojik sorunları olan annesinin kendisini astığını görür. Bunun üzerine babası ile birlikte kalmak zorunda kalır. Babası hemen Meryem'i göndermeyi aklına koyar. Meryem'i Raşit isimli orta yaşlı bir adamla evlendirir. İstemeyerek evlenen Meryem'i çok fazla acılar beklemektedir. Meryem Raşit’in çocuğunu düşürünce Raşit ona kötü davranmaya başlar. Meryem kötü bir hayat sürer. Artık yaşlanmıştır ve düşürdüğü çocuk yüzünden hep suçlanır. Leyla ise Meryem'in komşusudur. Afganistan'daki savaşta ailesini kaybeder ve Meryem'in evinde kalmaya başlar. İki kadının kaderi bu andan itibaren kesişmeye başlar. Leyla'ya göz diken Raşit bir kolayını bularak planını devreye sokar. Genç bir kadını daha fazla evinde tutamayacağını söyleyerek onunla evlenmek ister.

    Leyla ise Tarık isimli bir gence aşıktır. Raşit Tarık'ın öldüğünü söyleyerek Leyla ile evlenir. Leyla Tarık'tan hamiledir ve bunu gizleyerek Raşit ile evlenir. Leyla genç bir kız olduğu için Raşit onun cazibesine aldanarak Meryem'den daha fazla değer gösterir. Meryem ile Leyla ise gün geçtikçe çok iyi anlaşmaya başlar. Ana kız gibi olurlar. Leyla'nın Tarık'tan Azize isimli bir kızı olur ve bunu Raşit'ten saklar. Daha sonra Raşit'ten Zalmay isminde bir çocuğu olmuştur. Meryem, Azize doğduğundan beri ona çok yakınlık hisseder. Azize'de Meryem gibi yasak aşkın birlikteliğidir. Meryem bu nedenden dolayı Azize'ye yakın bir bağ duyar. Uzun bir aradan sonra Tarık ile karşılaşan Leyla gözlerine inanamaz ve Tarık'ı eve alarak ona her şeyi anlatır. Zalmay ise Raşit eve gelince annesinin eve bir erkek aldığını söyler. Bunu duyan Raşit deliye döner ve Leyla'yı öldüresiye dövmeye başlar. Bu olanlara dayanamayan Meryem kürek ile Raşit'i öldürür. Tarık ile Leyla'nın çocukları alarak kaçmasına yardım eder. Suçunu itiraf ettiğinde ise asılarak idam edilir. Leyla ise hayatı boyunca Meryem'i unutamaz ve ülkedeki savaş bitince Afganistan'a geri gelerek Meryem'e teşekkürlerini arz eder.

    Aynı kadere sahip olmuş iki talihsiz kadının yaşam öyküsünü ele alan bu eserde özellikle Afganistan'da kadın olmanın zorluklarını göreceksiniz. Burka altındaki o gizemli dünyada sanki sizlerde yaşayacaksınız. Savaş her insanı derinden etkiler, çocuklar ölür, analar yavrusuz kalır, insanlar aç kalır ve bazıları da Leyla gibi talihsiz bir kadere mahkûm olur. Bana göre Leyla ile Tarık'ın aşkı çok sıradan ve güçsüzdü. İlişkileri daha sıkı olabilirdi. Konu yaşam ve aşk olunca kadere bu kadar kolay teslim olunmaması gerekirdi. Sırf kadın olduğu için Meryem'in zorla evlendirilmesi, tek başına sokağa çıkamaması ve kocası tarafından ezilmesi bize ülkedeki olmayan kadın haklarını gözümüze sokmuyor değil. Bu durum feminist ruhlu bireyleri rahatsız edebilir. Ancak dram sevenler için romanın mükemmel olduğunu söyleyebilirim. Romanın her zerresinde vurgulanan çaresizliğin hissi insanı son derece derinden etkiliyor. Kesinlikle her sayfanın devamını merak edeceğiniz, okurken gözlerinizin dolacağını ve nadir de olsa içten bir gülümseme oluşturabilecek güçte bir roman. Okunmasını herkese tavsiye ederim. Taliban'ın güçlü olduğu bölgelerde şeriat kuralları hükmünce Meryem'in adam öldürme suçundan idam edilme kararı beni en çok sarsan nokta oldu. Hayata gayrimeşru ve kadın olarak doğmanın bedelini ödeyen Meryem, benim en acıdığım karakterdir.
  • 430 syf.
    ·41 günde·Puan vermedi
    "Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir."

    Yüreği kırık bir kadının evlilik dışı kızı Meryem'in, babası tarafından koşulsuz sevildiğine olan inancı sebebiyle yaptığı bir yolculuk hayatını geri dönülmez biçimde değiştirir. Yıllar sonra aynı yolda radikal bir karar almasını sağlayan komşu kızı Leyla da öyle. Tesadüfen karşılaşan iki kadının dostluğunun hayatlarını nasıl değiştirdiğinin hikayesi Bin Muhteşem Güneş.

    İç savaşın ardından Taliban'ın galip gelmesi ile zaten hali hazırda erkekten sonra gelen kadın iyice toplum dışına itilir. Öyle ki (kurgu değilse) hastanelerde kadına bakılmaz, kadın hastanelerine en temel tıbbi malzemeler bile gönderilmez. Kadınlar insan yerine konmaz.

    İç savaş, kıtlık, katı şeriat kuralları içinde aşk, umut, dostluk, fedakarlık gibi insani duyguların Afganistan'ın sert coğrafyasında, solan bir çiçek gibi nasıl var olmaya çalıştığını okuyorsunuz.

    Bir kadın, ama hepsinden önce insan olarak kaşlarımı çatarak okudum kitabı. Pek çok şeye ama en çok da kadını sadece erkek çocuk üretme makinesi olarak gören Raşit'e sinir oldum. Ülkede olan biteni yalın ve etkileyici bir kurguyla anlatmış yazar. Burkanın altında hissediyorsunuz kendinizi ya da narkozsuz sezaryen olmak zorunda kalan Leyla'nın acısını duyabiliyorsunuz.
    Keyifli okumalar diyemiyorum bu sefer çünkü orada olan bitenin hiç bir keyifli yanı yok. Ama alınacak ders çok: Türk kadını olarak sahip olduklarımızın kıymetini bilmeli, haklarımıza sahip çıkmalıyız her şeyden önce.

    @septimus.bookstagram
  • ''Vatanımızın adı bundan böyle Afganistan İslam Emirliği’dir. Bunlar da bizim koyduğumuz, sizin uyacağınız yasalar.
    Bütün vatandaşlar, günde beş vakit namaz kılacaktır. Namaz vakti başka bir iş yaparken yakalananlar kırbaçlanacaktır.
    Bütün erkekler sakal bırakacaktır. Meşru ölçü, çenenin altında, en az bir sıkılı yumruk uzunluğundadır. Bu emre uymayanlar, kırbaçlanacaktır.
    Bütün erkek çocuklar türban takacaktır. Birinciyle altıncı sınıf arasındakiler siyah, daha yukarı sınıftakiler beyaz türban takacaktır. Bütün erkek çocuklar İslami kılıklar giyecektir. Gömlek yakaları düğmelenecektir.
    Şarkı söylemek yasaktır.
    Dans etmek yasaktır.
    İskambil oynamak, satranç oynamak, kumarın her türlü ve uçurtma uçurmak yasaktır.
    Kitap yazmak, film izlemek, resim yapmak yasaktır.
    Evinizde kuş beslerseniz, kırbaçlanacaksınız. Kuşlarınız öldürülecektir.
    Çalarsanız, eliniz bilekten kesilir. Bir daha çalarsanız, ayağınız kesilir.
    Müslüman değilseniz, Müslümanların görebileceği bir yerde dua etmeyin. Bunu yapanlar kırbaçlanacak ve hapse atılacaktır. Bir Müslüman’ı kendi dinine döndürmeye çalışan kişi, idam edilecektir.
    Kadınların dikkatine:
    Evinizden dışarıya çıkmayacaksınız. Kadınların sokaklarda amaçsızca dolaşması, caiz değildir. Dışarıya çıkarsanız, yanınızda mutlaka bir mahrem, erkek akrabanız bulunacak. Sokakta tek başına yakalanan kadın dövülecek ve evine gönderilecektir.
    Her ne şart altında olursa olsun, asla yüzünüzü göstermeyeceksiniz. Dışarıdayken burka’yla örtüneceksiniz. Aksi halde, şiddetle kırbaçlanacaksınız.
    Makyaj malzemeleri yasaktır.
    Mücevher yasaktır.
    Çekici, gösterişli giysiler giymeyeceksiniz.
    Sizinle konuşulmadan, konuşmayacaksınız.
    Erkeklerle göz göze gelmeyeceksiniz.
    Uluorta gülmeyeceksiniz. Gülenler, kırbaçlanacaktır.
    Tırnaklarınızı boyamayacaksınız. Boyarsanız, bir parmağınız kesilecektir.
    Kızların okula gitmesi yasaklanmıştır. Bütün kız okulları derhal kapatılacaktır.
    Kadınların çalışması yasaklanmıştır.
    Zinadan suçlu bulunursanız, taşlanarak öldürüleceksiniz.
    Dinleyin. İyi dinleyin. İtaat edin. Allah-ü-ekber. “
  • Vatanımızın adı bundan böyle Afganistan İslam Emirliği’dir. Bunlar da bizim koyduğumuz, sizin uyacağınız yasalar:
    Bütün vatandaşlar, günde beş vakit namaz kılacaktır. Namaz vakti başka bir iş yaparken yakalanan, kırbaçlanacaktır.
    Bütün erkekler sakal bırakacaktır. Meşru ölçü, çenenin altında, en az bir sıkılı yumruk uzunluğundadır. Bu emre uymayanlar, kırbaçlanacaktır.
    Bütün erkek çocuklar türban takacaktır. Birinciyle altıncı sınıf arasındakiler siyah, daha yukarı sınıftakiler beyaz türban takacaktır. Bütün erkek çocuklar İslami kılıklar giyecektir. Gömlek yakaları düğmelenecektir.
    Şarkı söylemek yasaktır.
    Dans etmek yasaktır.
    iskambil oynamak, satranç oynamak, kumarın her türü ve uçurtma uçurmak yasaktır.
    Kitap yazmak, film izlemek, resim yapmak yasaktır.
    Evinizde kuş beslerseniz, kırbaçlanacaksınız. Kuşlarınız öldürülecek.
    Çalarsanız, eliniz bilekten kesilir. Bir daha çalarsanız, ayağınız kesilir.
    Müslüman değilseniz, Müslümanların görebileceği bir yerde dua etmeyin. Bunu yapanlar kırbaçlanacak ve hapse atılacaktır. Bir Müslüman’ı kendi dinine döndürmeye çalışan kişi, idam edilecektir.
  • Vatanımızın adı bundan böyle Afganistan İslam Emirliği’dir. Bunlar da bizim koyduğumuz, sizin uyacağınız yasalar:
    Bütün vatandaşlar, günde beş vakit namaz kılacaktır. Namaz vakti başka bir iş yaparken yakalanan, kırbaçlanacaktır.
    Bütün erkekler sakal bırakacaktır. Meşru ölçü, çenenin altında, en az bir sıkılı yumruk uzunluğundadır. Bu emre uymayanlar, kırbaçlanacaktır.
    Bütün erkek çocuklar türban takacaktır. Birinciyle altıncı sınıf arasındakiler siyah, daha yukarı sınıftakiler beyaz türban takacaktır. Bütün erkek çocuklar İslami kılıklar giyecektir. Gömlek yakaları düğmelenecektir.
    Şarkı söylemek yasaktır.
    Dans etmek yasaktır.
    iskambil oynamak, satranç oynamak, kumarın her türü ve uçurtma uçurmak yasaktır.
    Kitap yazmak, film izlemek, resim yapmak yasaktır.
    Evinizde kuş beslerseniz, kırbaçlanacaksınız. Kuşlarınız öldürülecek.
    Çalarsanız, eliniz bilekten kesilir. Bir daha çalarsanız, ayağınız kesilir.
    Müslüman değilseniz, Müslümanların görebileceği bir yerde dua etmeyin. Bunu yapanlar kırbaçlanacak ve hapse atılacaktır. Bir Müslüman’ı kendi dinine döndürmeye çalışan kişi, idam edilecektir.

    Kadınların dikkatine: Evinizden dışarıya çıkmayacaksınız. Kadınların sokaklarda amaçsızca dolaşması, caiz değildir. Dışarıya çıkarsanız, yanınızda mutlaka bir mahrem, erkek akrabanız bulunacak. Sokakta tek başına yakalanan kadın dövülecek ve evine gönderilecektir. Her ne şart altında olursa olsun, asla yüzünüzü göstermeyeceksiniz. Dışarıdayken, burka’yla örtüneceksiniz. Aksi halde, şiddetle kırbaçlanacaksınız. Makyaj malzemeleri yasaktır. Mücevher yasaktır. Çekici, gösterici giysiler giymeyeceksiniz. Sizinle konuşulmadan, konuşmayacaksınız. Erkeklerle göz göze gelmeyeceksiniz. Uluorta gülmeyeceksiniz. Gülenler, kırbaçlanacaktır. Tırnaklarınızı boyamayacaksınız. Boyarsanız, bir parmağınız kesilecektir. Kızların okula gitmesi yasaklanmıştır. Bütün kız okulları derhal kapatılacaktır. Kadınların çalışması yasaklanmıştır. Zinadan suçlu bulunursanız, taşlanarak öldürüleceksiniz.

    Dinleyin, iyi dinleyin, itaat edin. Allah-ü ekber.