• SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ
    "DÜNYANIN BÜTÜN İŞÇİLERİ, BİRLEŞİN!"

    Başkent: Moskova. Yönetim: FEDERAL SOSYALİST CUMHURİYET
    Komünist Parti Genel Sekreteri; 1922-1953 (ilk) JOSEF STALİN. Hükümet başkanı; 1917–1924 (ilk) VLADİMİR İLYİÇ LENİN. Yasama organı Yüksek Sovyet; Üst meclis BİRLİK SOVYETİ, Alt meclis ULUSLAR SOVYETİ.
    Tarihi; Rus İç Savaşı 1917-1922, Kuruluş Antlaşması 30 Aralık 1922, Vatanseverlik Savaşı 1941-1945, Soğuk Savaş 1947-1991. Yüzölçümü, 1991 - 22.402.200 km2. Nüfus, 1991 - 293.047.571.
    Öncelleri; Rusya SFSC, Transkafkasya SFSC, Ukrayna SSC, Beyaz Rusya SSC. Ardılları; Azerbaycan, Beyaz Rusya, Ermenistan, Estonya, Letonya, Litvanya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Özbekistan, Rusya, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna.
    SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ, kısaca СССР, SSSR. SOVYETLER BİRLİĞİ ya da SSCB olarak da bilinir, 1917 EKİM DEVRİMİ neticesinde yıkılan Rusya İmparatorluğu toprakları üzerinde, Rus İç Savaşı'nın 1922'de LENİN önderliğindeki BOLŞEVİKLERce kazanılmasından sonra kurulan ve 1991 yılına dek varlığını koruyan devlet. Avrupa'nın doğu kesimiyle, Asya'nın kuzey kesimi boyunca yayılan SSCB, son yıllarında 22.403.000 km²'lik yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesiydi. Nüfus bakımından da 293.047.571 (Haziran 1991) kişiyle 3. sırada yer alıyordu. Aynı zamanda dünyanın başlıca siyasî ve askerî güçlerinden biri olan SOVYETLER BİRLİĞİ, batısında Norveç, Finlandiya, Baltık Denizi, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan ve Romanya, güneyinde Karadeniz, Türkiye, İran, Afganistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Moğolistan ve Kuzey Kore yer alıyordu. Kuzey ve doğu sınırlarını ise Kuzey Buz Denizi ve Büyük Okyanus çiziyordu. Birliğin başkenti Moskova, para birimi ise Sovyet Rublesiydi.
    1917 EKİM DEVRİMİ ile iktidara gelen LENİN önderliğindeki BOLŞEVİKLER tarafından 1922 yılında kurulan SSCB, Soğuk Savaş sürecinde Amerika Birleşik Devletleri'nin karşısında önemli bir güç konumunda idi.
    EKİM DEVRİMİ
    7 Kasım (25 Ekim) 1917'de Rusya'da BOLŞEVİKLER geçici hükümeti devirerek iktidarı ele geçirdiler. 8 Kasım'da Petrograd'da açılan RUSYA İŞÇİ VE ASKER SOVYETLERİ II. Kongresi'nde devrim lideri LENİN, Halk Komiserleri Konseyi (hükümet) başkanı seçildi. LENİN ilk olarak savaşan tüm hükümetlere ilhaksız ve tazminatsız bir barış önerisinde bulundu. Barış kararnamesini toprak kararnamesi izledi. Büyük mülk sahipliği yasaklandı. Kilise ile devletin ayrılması, medeni nikah, kadınlar ile erkekler arasında hak eşitliği, işletmeler üzerinde işçi denetimi, bankaların ulusallaştırılması, ulusal topluluk hakları vb. pek çok hak ve özgürlük getirildi.
    SOVYETLER BİRLİĞİ'nin kurucusu LENİN.
    Soyluluk unvanları kaldırıldı ve herkes kanun önünde eşit kabul edildi. İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi. Çocuk işçi çalıştırılması yasaklandı. Çalışan herkese, çocuklara ve çalışamayacak durumda olan yaşlı ve hastalara sosyal güvence sağlandı. Hafta sonları tatil ilan edildi.
    BOLŞEVİKLER eğitime çok önem veriyordu. Amaçları modern, prolekült anlayışıyla yetişmiş, milliyetçiliğe ve köhne geleneksel düzene düşman yeni bir "SOVYET İNSANI" yaratmaktı. Çocuk ve yetişkin herkes için eğitim seferberliği başlatıldı. İşçi fakülteleri (rabfak) kuruldu. Eğitim ücretsiz ve mecburi hale getirildi. Böylece 1932'de çocukların %98'i bilfiil okula gidiyor olacaktı. Daha sonra SOVYETLER BİRLİĞİ %100'lük okuma-yazma oranıyla bu konuda dünyada birinci oldu. Eğitim-öğretim seferberliği SOVYET HALKLARInı ilim ve teknolojide büyük başarılara imza atan bir toplum haline getirdi.
    25 Ocak 1918'de toplanan III.SOVYETLER KONGRESİ'nde RUSYA FEDERATİF SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETİ'nin kurulduğu ilan edildi. Eski Rus Çarlığı toprakları ÖZERK CUMHURİYETLERe ayrıldı ve her ulusa yerel yönetimlerini örgütleme hakkı tanındı.
    Ülkede kısa sürede birçok reform yapıldı. Mart 1918'de Almanya ile Brest Litovsk Anlaşması imzalandı.
    LENİN I. Dünya Savaşı'nda Avrupa'daki sosyal demokratların çoğunun kendi hükümetlerinin saldırgan politikalarını desteklemelerini MARKSİZM'e ihanet olarak değerlendirdi ve RUSYA SOSYAL DEMOKRAT İŞÇİ PARTİSİ'nin adının KOMÜNİST PARTİ olarak değiştirilmesini önerdi. Mart 1918'de parti resmi olarak RUSYA KOMÜNİST PARTİSİ adını aldı.
    Rusya’da devrim başarıya ulaşmasına rağmen BOLŞEVİKLER merkezi Rusya dışında özellikle toprak aristokratlarının yoğun olduğu kırsal bölgelerde yeterince güçlü değildi. 1918'de çar yanlısı generaller, İngiltere, Fransa ve ABD'den aldıkları maddi ve askeri destekle BOLŞEVİKLERe karşı saldırıya geçtiler. LENİN'in emperyalist savaş sırasında çar ile diğer İtilaf devletleri arasında yapılan gizli paylaşım anlaşmalarını açıklaması Rusya'nın eski ortaklarını zor durumda bıraktı. Zaten müttefiklerinin savaştan çekilmesine karşı çıkan ve KOMÜNİZMin kendi ülkelerinde de yayılmasından korkan emperyalist devletler gizli anlaşmaların da açıklanmasıyla BOLŞEVİKLERe karşı savaşmak üzere asker sevkiyatına başladılar. BOLŞEVİKLER bir yandan Anton Denikin, Aleksandr Kolçak, Pyotr Vrangel gibi monarşi yanlısı generaller ve onların müttefiki dış mihraklarla, diğer yandan fırsattan istifade ederek toprak kazanma amacıyla Rusya'yı işgale başlayan Romanya, Polonya ve Japonya ile mücadele etmek zorunda kaldılar.
    LENİN bu saldırılar karşısında KIZIL ORDU'yu örgütledi. karşı-devrimcilerle mücadele etmek için de ÇEKA kuruldu. RUSYA FEDERATİF SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETİ'nin ilk istihbarat ve gizli servisi olan ÇEKA'nın kurucu önderi FELİKS DZERJİNSKİ devrimi sabote etmeye çalışanlara ve devlet dairelerine sızan rejim düşmanlarına karşı sert tedbirler aldı. Ancak monarşi taraftarları BOLŞEVİK hükümetini devirebilmek için Beyaz Terör hareketlerine giriştiler. 1918 yazında saldırılar şiddetlendi. 30 Ağustos 1918'de Fanya Kaplan adında bir teröristin düzenlediği suikast LENİN'in ağır bir biçimde yaralanmasına sebep oldu. Ancak o gün KUZEY KOMÜNÜ BOLŞEVİK KOMİSERİ MOİSEİ URİTSKİ ve Alman Büyükelçisi Mirbach öldürüldü.
    1919 yılından itibaren BOLŞEVİKLER Beyaz Terör'ü yenmeyi ve monarşi yanlısı beyaz orduları geri püskürtmeyi başardılar. Aynı yıl devrimin tüm dünyada yayılması amacıyla KOMÜNİST PARTİLERİ bir araya getiren III. ENTERNASYONAL kuruldu. İtalya, Fransa ve daha pek çok Avrupa ülkesinde KOMÜNİST PARTİLER kurularak KOMİNTERN'e katıldı ve SOSYALİZMin yayılması için örgütlü mücadele başladı.
    SSCB'NİN KURULMASI
    1921'de BOLŞEVİKLER iç savaştan zaferle çıkarak tüm Rusya'da otoriteyi sağladılar. Belarus, Ukrayna, Orta Asya ve Transkafkasya’da da BOLŞEVİKLER muhaliflerini bertaraf etmeyi başardılar.
    1922'de savaş döneminde mecburi olarak kabul edilen sıkı politik ve ekonomik önlemler kaldırıldı. LENİN'in belirlediği yeni ekonomik atılımları içeren NEP (Novaya Ekonomiçeskaya Politika / Yeni Ekonomi Politikası) kabul edildi. Toprak aristokratlarının sabotaj faaliyetlerine, karaborsacılık ve kasıtlı kıtlık yaratma girişimlerine karşı önlem amacıyla köylülerin serbest ticaret yapmalarına izin verildi. NEP emperyalist savaş ile iç savaşta daha da sarsılan ekonominin kısa sürede toparlanmasını sağladı.
    1922 yılında devletin federal yapısı konusunda tartışmalar yaşandı. MİLLİYETLER HALK KOMİSERİ olan STALİN tüm cumhuriyetlerin RUSYA FEDERATİF SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETİ içinde ÖZERK nitelikte teşkilatlanmaları gerektiğini savunuyordu. LENİN tüm cumhuriyetlerin eşit statüde, egemenlik haklarının korunduğu birleşik bir federasyon planı hazırladı. Plana göre her cumhuriyetin birlikten ayrılma hakkı vardı. Sonunda federasyonun oluşturulmasında LENİNİST İLKELER kabul edildi.
    30 Aralık 1922'de RUSYA FEDERATİF SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETİ'nin, BELARUS SSC, UKRAYNA SSC, ORTA ASYA VE KAFKAS CUMHURİYETLERİyle birleşmesiyle SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ resmen kuruldu.
    SSCB'nin siyasal ve ekonomik temellerini atarak dünyadaki İLK VE EN BÜYÜK SOSYALİST DEVLETİ kuran LENİN 21 Ocak 1924'te ışıklara uğurlandı.
    STALİN DÖNEMİ
    1922'de KOMÜNİST PARTİ GENEL SEKRETERLİĞİne STALİN getirildi.
    1924'te yeni anayasa kabul edildi. 1927'de TÜM BİRLİK SOVYETLERİ BEŞİNCİ KONGRESİ'nde SSCB'nin ulusal ekonomik gelişimini sağlayacak olan Birinci Beş Yıllık Plan hazırlanarak kabul edildi. Planın ilkeleri sanayi ve tarım alanlarında tek tek belirlendi. LENİN'in enerjiyi kalkınmanın temeli olarak kabul ettiği KOMÜNİZM SOVYET iktidarı ve elektirifikasyonla sağlanır sözüne dayanarak enerji yatırımlarına ağırlık verildi. Ülkenin her yerinde hidroelektrik santralleri kuruldu. Ağır sanayiye öncelik verildi. Tarımda kulakların (büyük toprak sahibi zengin köylüler) tasfiyesi ve tüm toprakların kollektifleştirilmesi kararı alındı. Topraklar kolhoz ve sovhoz olarak ikiye ayrıldı ve traktör gibi tarım araçlarıyla ilkel tarımdan modern tarıma geçildi. Ancak özellikle Ukrayna'nın batısında toprak aristokratları kollektifleştirmeye karşı gelerek kasıtlı olarak tarımsal verimi düşürme amacıyla sabotaj faaliyetlerine giriştiler. Traktör istasyonlarını yağmalayarak, kollektif çiftlikleri yaktılar. Bu durum hükümetin sert tedbirler almasına sebep oldu. Böylece Birinci Beş Yıllık Planın hedeflerine dört yıl üç ay gibi bir sürede ulaşıldı.
    1933'te başlatılan İkinci Beş Yıllık Plan döneminde SSCB'de 4500 fabrika ve enerji tesisi yapılarak hizmete açıldı. Üçüncü Beş Yıllık Planın 1938-1941 arasındaki döneminde 3000'e yakın sanayi tesisi kuruldu. Böylece II. Dünya Savaşı öncesi planlı dönemde 9000 dolayında büyük ölçekli sanayi tesisi açılmış oldu. 1940 yılı sonunda SSCB ağır sanayi üretimi 1913'dekinin 12 katına ulaştı. SOVYETLER dünyanın üç büyük ekonomisinden biri oldu.
    Tarım alanında Birinci Beş Yıllık Planda 210.000 kolhoz oluşturuldu. II. Dünya Savaşı öncesinde 6000'e yakın makine ve traktör istasyonu hizmete açılmış ve bu istasyonlarda yarım milyon traktör mevcut hale getirilmişti.
    1936'da yeni anayasa kabul edildi. Bu anayasada İŞÇİ VE KÖYLÜLERİN SOSYALİST DEVLETİnde sınıfsız toplumun sağlandığı gerekçesiyle ülkenin tüm yurttaşlarına oy hakkı tanındı. Bu dönemde Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan'ın sınırları yeniden düzenlendi ve son şeklini aldı.
    STALİN döneminde dış politikada ise SOVYETLER BİRLİĞİ'nin kapitalist devletlerle barış içinde yaşama politikasına karşın batı Avrupa ülkelerindeki işçi hareketlenmeleri dolayısıyla tedirgin olan kapitalist cephe Nazi Almanyası ile ittifak oluşturmaktan çekinmedi. 1933'te Almanya'da iktidara gelen nazizm, SOSYALİZMin batıda yayılmasına karşı bir kalkan vazifesi görüyordu. Almanya ve İtalya'da DEVRİMCİ güçlerin imha edilmesi ABD ve İngiltere tarafından memnuniyetle karşılandı. 1938'de Fransa ve Birleşik Krallık Almanya'nın Çekoslovakya'yı işgaline izin veren Münih Anlaşması'nı imzaladı. Bu durum Çekoslovakya'nın toprak bütünlüğünü tehdit eden bir duruma karşı saldırıya geçebileceğine dair 1924'te güvence veren SOVYETLER BİRLİĞİ için şok etkisi yarattı. Fransa'nın da bu konuda teminat sunmasına rağmen 1938 Münih Anlaşması'nı çekinmeden imzalaması SOVYETLER tarafından şiddetle eleştirildi.
    II. DÜNYA SAVAŞI YILLARI
    SOVYETLER BİRLİĞİ 1939'da Almanya ile saldırmazlık paktı imzaladı. STALİN'in Nazi tehdidine karşı ülkesinin güvenliğini temin etme amacıyla imzaladığı bu pakt Hitler'in Polonya ve Fransa üzerine saldırı başlattı.
    1939'da Moldova, Litvanya, Letonya ve Estonya cumhuriyetleri SSCB'ye katıldı. Belarus'a ait olup 1920'de mecburi olarak Polonya'ya bırakılan topraklar da geri alındı ve batı sınırları da hemen hemen son şeklini aldı. Böylece SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ 15 birlik cumhuriyetinden oluşan bir devlet haline geldi.
    Almanya 1939'da saldırmazlık paktı imzalamasına rağmen 22 Haziran 1941'de savaş ilanı yapmaksızın SOVYETLER BİRLİĞİ'ne ani bir saldırı başlattı. Rusya'nın iklim koşulları dikkate alınarak yazın başlatılan ve Barbarossa Harekatı adı verilen bu saldırıya hazırlıksız yakalanan Ruslar önceleri geri çekilmek zorunda kaldı. Nazilerin doğuya yönelmesi batı cephesindeki yükün hafiflemesi dolayısıyla müttefik devletler tarafından memnuniyetle karşılandı.
    Almanlar kısa sürede Moskova ve Leningrad önlerine ulaştı. Geçtikleri her yeri ve bu arada büyük ve küçük ölçekli 32.000 sanayi kuruluşunu yağma etti. Üçüncü Beş Yıllık Plan yarım kalırken metalürji tesisleri, maden ocakları, tren istasyonları, demiryolları, sovhoz ve kolhozlar, makine ve traktör istasyonları imha edildi. Ancak STALİN doğru bir politikayla bu tesislerdeki taşınabilir olanları Ural dağlarının doğusuna taşınması emrini verdi. 1941'de SAVUNMA SANAYİ HALK KOMİSERİ OLAN DMİTRİ USTİNOV askeri sanayi tesislerinin Ural Dağları'nın doğusuna nakledilmesi görevini üstlendi. 80'den fazla askeri sanayi tesisi, 600.000 işçi, teknisyen, mühendis LENİNGRAD'dan tahliye edildi.
    STALİN 7 Kasım 1941'de EKİM DEVRİMİ'nin 24.yıldönümünde KIZIL MEYDAN'da büyük bir geçit töreni düzenleyerek cepheye gidecek KIZIL ORDU askerlerine anavatan savunması konusunda kutsal mücadele çağrısı yaptı. DEVRİMİN ŞEHRİ LENİNGRAD Naziler tarafından ablukaya alındı. Moskova'da ise güçlü bir savunma hattı oluşturan Ruslar Almanların şehre 100 km'den fazla yaklaşmasına izin vermedi. Bunun üzerine merkezi Rusya'yı doğudan abluka altına almayı ve Hazar petrollerine ulaşmayı amaçlayan Hitler emrindeki subayların uyarılarına rağmen Nazi ordusuna STALİNGRAD'a hücum etme emri verdi. Volga nehrinin iki yakasında kurulu şehrin yarısı Nazilerin işgali altına girdi. Şehirde PARTİZAN savaşları başladı. Binlerce subayını PARTİZAN direnişinde kaybeden Naziler bozguna uğradı ve geri çekilmeye başladı. SOVYET HALKI ağır kayıplar verse de KIZIL ORDU 1943'te karşı harekatı başlattı. STALİNGRAD'da bozguna uğrayan Almanlar geri çekilmeye başladı. LENİNGRAD kuşatması yarıldı. KIZIL ORDU Nazileri SOVYET topraklarından kovmayı başardıktan sonra Polonya'dan itibaren tüm Doğu Avrupa'yı Nazi işgalinden kurtardı. Polonya'daki Nazi toplama kampları kapatıldı ve esirler serbest bırakıldı. STALİN KIZIL ORDU'ya Berlin'e ilerleme emri verdi ve Nisan 1945'te KIZIL ORDU Berlin'e girdi. Mayıs ayında da Nazi Almanya'sı teslim olarak barış anlaşması istedi. Böylece II.Dünya Savaşı sona erdi.
    II. DÜNYA SAVAŞI SONRASI VE STALİN DÖNEMİ
    Savaşın yıkımı SOVYET HALKI için ağır oldu. SOVYETLER BİRLİĞİ 27 milyon kayıp verdi. Ekonomi sarsıldı. Savaştan sonra SOVYETLER BİRLİĞİ'nin desteğiyle Çekoslovakya, Bulgaristan, Macaristan, Yugoslavya, Arnavutluk, Demokratik Alman Cumhuriyeti, Polonya ve Romanya'da SOSYALİST HALK CUMHURİYETLERİ kuruldu. Bunların yanında ÇİN ve KUZEY KORE'nin de SOSYALİZMe yönelmesi yalnız olan SOVYETLER BİRLİĞİ'ne müttefik kazandırdı. Ancak ABD ve müttefiklerinin KOMÜNİZMin yayılmasından endişe etmesi ve Marshall Planı'nı uygulaması uluslararası gerilimin yaşanmasına sebep oldu. Ayrıca ABD ve uydu devletlerinin 1949'da kısaca NATO denilen Kuzey Atlantik Paktı ile SOVYETLER BİRLİĞİ'ne karşı askeri ittifak kurması dünyada yeni bir savaş tehlikesi yarattı.
    Dördüncü Beş Yıllık Plan ülke ekonomisinin yeniden toparlanmasını sağladı. Planlı ekonomiyle 1950'lerde sanayi ve tarımda savaş öncesinden daha iyi bir düzeye ulaşıldı. Sanayide makine üretimine öncelik verilirken tarımda kolektivizasyon tamamlandı ve bakir toprakların da tarıma açılmasıyla üretim yeniden arttı.
    Ekim 1952'de RUSYA KOMÜNİST PARTİSİ (BOLŞEVİK) SOVYETLER BİRLİĞİ KOMÜNİST PARTİSİ adını aldı.
  • 190 syf.
    ·4 günde·Beğendi·9/10
    Benim okuduğum kitap üçüncü baskıydı. Daha önce Afganistan ile ilgili bir kitap okumamıştım. Bu kitap bana yeni bi görüş kazandırdı. Olayların tamamen gerçek olması tüyler ürpertici. Okurken gözünüzden akan yaşlara engel olamayacağınız yerlerde olacak.
  • İngilizlerin Irak'a yaptığı baskı üzerine İran'a geçen Kudüs müftüsü Hüseyni İran'ın İngiliz ve Ruslar tarafından işgali üzerine maceralı bir kaçış ile Türkiye'ye kaçak giriş yaptı. Resmi sığınma talebi reddedilmişti çünkü. Halbuki Türkiye'yi çok seviyordu ve harika Türkçe konuşuyordu. Böyle bir Osmanlı hayranı Türk dostunu reddetmek miydi dünya siyasetinde at oynatmak. Kabul edilemiyorsa bir şekilde himaye de mi edilemiyorordu? Hüseyini buradan tek başına Bulgaristan'a giderken ağlıyordu. Afganistan, Irak, Suriye, Filistin, İran, Türkiye ve diğerleri... Kardeşleri, dindaşları , hiç kimse ülkesinde onu barındırmiyordu. Tek istediği şey Kudüs'ün kurtuluşu idi. Ancak ona kucak açması gereken ülkeler ya Haçlı esareti altındaydı ya da başlarındaki piyonların ipleri başkalarının elindeydi. Makam koltukları onlar için davalarından daha kıymetliydi.