• Tanıdığımız Oğuz Atay ciddi ve disiplinli bir düşünce adamı, sanat olaylarının meraklı, ama iddiasız bir takipçisiydi. Kitaplarını okuyana kadar onun yaratıcılığı kişiliğinin farkına varmadığımı itiraf etmeliyim. Bu bakımdan kitaplarının üstümdeki etkisi şaşırtıcı ve çarpıcı oldu.(Halit Refiğ, Milliyet, 28 Ocak 1984)
    Öyle Kitaplar vardır, baştan sona dek bir serüveni izlemez. Yaşamı verir, insanı verir, bir çağın görüntüsünü, anlamını verir. “Tutunamayanlar” öyle bir romandı. “Tehlikeli Oyunlar” da öyle. Kendini anlatıyordu yazar. Öyle midir acaba, kendimizi tanıyabilir miyiz iyice? Ne denli, ne ölçüde, nereye dek? Atay’ın kahramanı da kendi sandığı bir kişiydi. Onun içi ve dış evreniydi konusu.( Oktay Akbal, Cumhuriyet, 19 Aralık 1977)
    “Tutunamayanlar” kendisinin de bana söylediği gibi, memleketi kurtarma günlerinde tanıdığı çevrenin alayla örtülü acılı bir eleştirisiydi. “Tehlikeli Oyunlar” ise kadın ilişkilerinin duygusal tepkilerinden ve çok boyutlu kişilik yapısından kaynaklanıyordu.( Halit Refiğ)
    Oğuz Atay daha ileriye giderek genel aydın insan örneğinin bunalımlarını, her şeyden önce düşünsel bunalımlarını ortaya koyuyordu.
    Eleştirmeciler Oğuz Atay’ın üstünde durmalıydılar, gene de durmalılar, onlar böyle bir çabayı göze almış olsalardı sınıfsal özeleştiri açısından çok verimli bir kaynağı açığa çıkarmış olurlardı. (Afşar Timuçin, Milliyet S.D)
    Her iki başkişi de(Selim Işık ve Hikmet Benol) birer küçük kentsoylu aydın. Oğuz hala evrensel insanı anlatmak savında mı? Çeşitli kişilerin ortak paydası olan tip belirli bir zaman-mekan tamlamasının ürünü; Batılı değil her şeyden önce. İsa batı uygarlığının özünü simgelerken Türkiye de son iki yüzyıllık yaşamımızın simgesi oluyor.Türk aydını Batı’yı özümleyememiştir çünkü tanımamıştır. Kendi geçmişine de yabancı büyük ölçüde. Köklü bir köksüzlüğü vardır. Tam anlamıyla ortada kalmıştır. Kendi içinde yapayalnızdır insan. Hele Türkiye’li aydın! ( Oğuz Demiralp, oluşum, 12 Ekim 1978)
    “Sanki her şey başka türlü olabilirdi, başka türlü oynayabilirdi.”T.O
    26 Mart 1973
    Son olarak Oğuz Atay’a ardında bizler için bıraktığı bu eserlerden dolayı yavan da olsa çokça teşekkür ederiz sen Harika bir detaysın Oğuzcum Atay. Güzel ve yerinde bir inceleme yapmayı çok isterdim fakat “Anlamayacak olanlara anlatma bileceğin en güzel şeyleri” diyen seni dinlemek daha yerinde olacak. Canım insanlar bilmezler Oğuz Beyefendi. Anlamazlar yadırgarlar sonra yordarlar sonra yorarlar bizi. Yormasınlar eksik kalsınlar. İnsanlıkta nihayet öldü dediğin yerde bırakalım insancıkları. Senden sonra Tutunacak dal bırakmadılar, ne Sevgiler ne Bilgeler anlamlı artık daha da anlamsız. Gündelik sevgilerde boşluğa düşüyoruz. Bizler yaşamak üzerine bir oyun oynuyor görünüyoruz faka tükenmek üzerine oynuyoruz. Senin bu zamanda yaşamamana seviniyorum. Yaşayamazdın çünkü 1 gün tahammül edemezdin. Biz bu iklime doğduk elden bir şey gelmiyor. Saygı ve sevgilerle...
  • Sanki yüz yıldır yola çıkmışım sana doğru;
    Gene de uzağında kalıyorum...
  • Neden bırakmaz beni,
    Yağmurların, şimşeklerin ardından
    İçime vuran güzelliğin
    Gene benden ne ister?
  • "İster ekle bana beni, ister beni benden çıkar;
    Ben gene senin yolcunum ve senin yalnızınım..."