Boşanma, eşler arasında sadece hukuki değil, aynı zamanda duygusal ve cinsel birlikteliğin de sona erdirilmesi anlamına gelir. Ancak bunlar eşzamanlı gerçekleşmez.
Boşanma kararını veren taraf çoğu zaman kolayca eyleme geçemez, bazen karar vermenin kendisi bile yıllar olabilir. Ayrılmak çoklu aşamalardan oluşur ve sadece partneri değil, evli biri olma durumunu terk etmeyi de içerir.
Hayatına başka biri giren kadın, koşulları uygun olduğu anda evliliğini derhal bitirmek isterken, hayatına başka biri giren erkeğin bu iki ilişkiyi eşzamanlı bir arada yürütme eğilimine daha çok sahip olduğunu görüyoruz.
Kadınların aldatma motivasyonları genel olarak beğenilme, değer verilme gibi duygusal ihtiyaçlar üzerinden temellenirken, erkeklerin aldatma motivasyonlarının genellikle bir güç ispati olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Kadınların erkeklerin sahip olduğu bir emtia olarak görüldüğü ataerkil sistemde, birden çok kadına "sahip olma" düşüncesi bir güç gösterisi.
TÜİK 2016 verilerine göre boşanmaların yüzde 20,4'ü aldatma sebebiyle gerçekleşmiş, bu da demek oluyor ki her beş boşanmadan birinin sebebi aldatma. Kimi durumlarda asıl neden boşanma olsa bile, dava sürecinde bu ayrıntının gizlendiği düşünüldüğünde, bu oranın daha yüksek olduğunu söylemek mümkün.