• İLBER ORTAYLI ÖNERİYOR: görülmesi gereken 20 eser
    Ortaylı, Türkiye’de evvela bu 20 eserin görülmesini öneriyor. Bunlar onun gözünde uğruna seyahat edilecek eserler.

    1. Ayasofya (İstanbul; Bizans İmparatorluğu, 6’ncı yüzyıl, Miletoslu [Milet] İsidoros ileTrallesli [Aydın] Anthemios)

    2. Süleymaniye Camii (İstanbul; Osmanlı İmparatorluğu, 16’ncı yüzyıl, Mimar Sinan)

    3. Selimiye Camii (Edirne; Osmanlı İmparatorluğu, 16’ncı yüzyıl, Mimar Sinan)

    4. Sultan Han (Aksaray; Anadolu Selçuklu Devleti, 13’üncü yüzyıl, Şamlı Muhammed bin Havlan)

    5. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas; 13’üncü yüzyıl, Anadolu Selçuklu Devleti, Hürrem Şah)

    6. Mahmutbey Camii (Kastamonu; 14’üncü yüzyıl, Candaroğulları Beyliği, Nakkaş Mahmud oğlu Abdullah)

    7. Bergama Zeus Altar (Bergama, Pergamon Krallığı, MÖ 2’nci yüzyıl, Phyromachos) [19’uncu yüzyıl sonunda Almanya’ya kaçırıldı, bugün Berlin’de Pergamoıımuseum’da sergileniyor],

    8. Surp Haç Kilisesi (Ahdamar Adası-Van; Ermeni Vaspurakan Krallığı, 10’uncu yüzyıl, Mimar Manuel)

    9. İshak Paşa Sarayı (Doğubeyazıt-Ağrı; Osmanlı İmparatorluğu, 18’inci yüzyıl, mimarı bilinmiyor)

    10. Rüstem Paşa Camii (İstanbul; Osmanlı İmparatorluğu, 16’ncı yüzyıl, Mimar Sinan)

    11. Kanuni Sultan Süleyman (devrinde Büyükçekmece) Köprüsü (İstanbul; Osmanlı İmparatorluğu, 16’ncı yüzyıl, Mimar Sinan)

    12. Sokullu (Şehid) Mehmed Paşa Camii'(İstanbul; Osmanlı İmparatorluğu, 16’ncı yüzyıl, Mimar Sinan)

    13. Selimiye Kışlası (İstanbul; Osmanlı imparatorluğu, 19’uncu yüzyıl, Krikor Balyan)

    14. Birgi Çakırağa Konağı (Birgi-îzmir; Osmanlı İmparatorluğu, 18’inci yüzyıl, mimarı bilinmiyor)

    15. İbrahim Paşa Sarayı (İstanbul; Osmanlı imparatorluğu, 15’inci yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor, mimarı bilinmiyor.) [Bugün “Türk İslam Eserleri Müzesi” olarak hizmet veren saray, Kanuni Sultan Süleyman döneminde restorasyon gördükten sonra Pargalı İbrahim Paşa tarafından kullanıldı; ismini de bu dönemden almaktadır.)

    16. Alanya Kalesi (Alanya; Anadolu Selçuklu Devleti, 13’üncü yüzyıl) [Kale, I. Alaeddin Keykubad’ın fethinden sonra yeniden ve: bugünkü haliyle inşa edildi; orijinal hali Helenistik Dönem’e tarihlenmektedir.]

    17. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (Ankara; Türkiye Cumhuriyeti, 20’nci yüzyıl, Bruno Taut)

    18. İtalyan Sefarethanesi (İstanbul; Osmanlı İmparatorluğu, 20’nci yüzyıl, Giulio Mongeri) [Bugün Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak hizmet vermektedir.)

    19. Mihrimah Camii (İstanbul; Osmanlı imparatorluğu, 16’ncı yüzyıl, Mimar Sinan)

    20. Gazanfer Ağa Medresesi (İstanbul; Osmanlı imparatorluğu, 17’nci yüzyıl, Mimar Davut Ağa)
  • III.Murat hayatını zevk-i sefa içerisinde geçirirken devlet işlerini yürütme işini de ulema ile vezirlere bırakıyordu. Fakat bu vezirler ve ulema arasında da tam bir mutabakat yoktu. Sarayın nüfuzlu kadınları gibi devlet ricali de arzu ve ihtiraslarına kapılarak mevki ve hâkimiyet yarışına girişmişti. III.Murat‘ı nüfuz altına alan hocası Hoca Sadeddin Efendi, Şemsi Paşa ve Üveys Paşalar, Sokullu Mehmet Paşa ve Reisülküttap Feridun Bey’e karşı hasımane bir tutum sergiliyorlardı. Hoca Sadedin, III. Murat ‘ın hocasıydı ve bilgili, alim bir adamdı. Ancak Sokullu’ya muhalif bir kişi idi. Sokullu’nun sevmediği simaları kazaskerliğe seçerdi. Şemsi Paşa; Kızılahmetlilerden (isfendiyaroğulları) olup Osmanlılara karşı düşmanca düşünce içerisinde olan bir ailedendi. Avcılıkta gösterdiği başarıdan dolayı Kanuni ve II.Selim zamanında yüksek yerlere getirilmiş ve Osmanlı Devleti’ne ilk rüşvet aldıran kişi olarak anılmıştı. Hatta bunu: Bu gün Kızılahmetlilerin intikamını Osmanlılardan aldım. Onların ocağını söndürecek rüşvet mikrobunu, III.Murat’a kırk bin altınlık bir rüşvet aldırarak aşıladım. Artık Osmanlı Devleti iflah olmaz ve sebat bulmaz diyerek övünerek anlatmıştı. Üveys Paşa ise, III.Murat‘a şehzadeliği sırasında bağlanmış III.Murat tahta geçer geçmezde Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa aleyhine padişahı kışkırtmaya başlamıştı. Tam bir Sokullu aleyhtarıydı. Sokullu, Üveys Paşa hakkında yolsuzluk tahkikatı başlatmak istemiş ancak Üveys Paşa etkin nüfuzu ile bunu engellemişti.
    Danişmend, s. 4 144
    Altınay, Kadınlar… s. 57 145

    Gerçekte bu kişiler III.Murat’ın daha şehzadeliği sırasında Sokullu’nun etki ve nüfuzundan korkuyorlardı. Zira Kanuni’nin oldukça kudretli Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa, devlet yönetiminin selameti ve kendi kariyerinin istikbali için Sultan II.Selim’in maiyetini padişahın yanından uzaklaştırmıştı. Bu durumdan haberi olan Şehzade Murat’ın bendeleri, maiyeti dillerine “Sokullu Paşa sadrazamken şehzademizin cülusunu istemeyiz, zira Selim Hanlılara yaptığı gibi her birimizi bir tarafa sürer…” derlerdi. Şehzade Murat’ın Hocası Sadeddin Efendi, Şeyhi Şüca Efendi, Akhadımı Gazanfer Ağa, silahtarı, çuhadarından oluşan maiyeti bu endişelerini Şehzade Murat ile de paylaşmışlardı. Şehzade de onlara müsterih olmalarını, Sokullu’ya onları hırpalatmayacağını ve ezdirmeyeceğini söylemiş ve bu konuda söz vermişti. Ancak oda Sokullu’nun otoriter simasından çekiniyor, ona karşı bir nefret duygusu oluşuyor ve Sokullu zamanında muhakkak ki padişah olmak istemiyordu.
    Koçu, s. 203

    Ancak istemediği şey gerçekleşmiş ve Sokullu Mehmet Paşa üçüncü padişaha ulaşmış ve III.Murat döneminde de etkin rol oynamıştı. Ancak III.Murat’ın maiyeti ve güvendiği adamları olan; Padişah Hocası Sadeddin Efendi, İsfendiyaroğlu Şemsi Paşa, Defterdar Kara Üveys Paşa, Rumeli Kazaskeri Kadızade Şemseddin Efendi, Babüssaade Ağası Gazanfer Ağa ve Padişah şeyhi Şeyh Şüca Efendi ve bunların etkisinde kalan Padişah III.Murat, Sokullu’ya karşı yoğun bir muhalefet duygusu beslemekteydi.
    Danişmend, s. 3

    Sokullu Mehmet Paşa ise, daha Kanuni ilebaşlayan kariyerini, II.Selim’in saltanat yıllarında arttırmış ve oldukça yüksek bir nüfuz kazanmıştı. II.Selim büyük ölçüde hükümet işlerini ona bırakmıştı. Şimdi III.Murat’ın padişahlığı sırasında da bu kariyerini muhafaza etmek de ve devlet işlerini elinden kaçırmamaya gayret göstermekteydi. III.Murat’ da Sokullu’nun bu başına buyruk yönetiminden rahatsız oluyordu. Bu sebeple Sokullu’yu ortadan kaldırmanın çarelerini aramaya başladı. Sokullu Mehmet Paşa oldukça zengin bir vezirdi. “Sokullu’nun yıllık şahsi geliri 1983 değerleriyle 135 milyar TL., ölümünde bıraktığı servet yaklaşık 2 trilyon TL. idi.” Bu derece zengin olan ve zenginliğini nüfuz elde etmede kullanmış bir sadrazamı görevinden azletmek oldukça riskli bir hareket olacaktı.
    Öztuna, Üç Haseki Sultan, s. 41, 42

    Sokullu Mehmet Paşa, II. Selim ile kardeşi Beyazıd arasında ki taht mücadelesinde II. Selim yanlısı bir politika izleyip, Sultan II. Selim’in tahta geçmesini sağladığı için Sultan II.Selim’de mükâfat olarak kızı İsmihan Sultan ile evlendirdi.
    Uluçay, Padişahların Kadınları… s. 40

    Böylece Sokullu, III. Murat’ın eniştesi Valide Nurbanu Sultan’ın damadı olmuştu. Ayrıca daha öncede belirtildiği gibi, Safiye Sultan’a karşı kurulmuş olan bir ittifak vardı. Bu ittifakın en önemli isimleri ve kurucusu olan Nurbanu Valide Sultan’ın damadı, İsmihan (Esma Han) Sultan’ın da kocası olan Sokullu’da pek tabi onların en önemli müttefiki olmuştu. Zira onların Safiye Sultan ile olan mücadelelerini kaybetmeleri, Sadrazam Sokullu’nun harem içinde ki en büyük müttefiklerini kaybetmesine, kendisine muhalif olanların elinin güçlenmesine ve sonuçta da kariyerinin sona ermesine neden olabilirdi. Bu
    nedenle bu ittifakın en güçlü savunucusu, koruyucusu ve destekçisi Sokullu Mehmet Paşa olmuştu. Nitekim Nurbanu Valide ile İsmihan Sultanlar’da Sokullu’nun o muazzam nüfuzuna ve otoritesine güveniyordu. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, kaynanasına, eşine ve kendi nüfuzuna güvenmekte ve dayanmakta iken ona muhalefet eden, otoritesinden sıkılan ve bundan kurtulmak isteyen Hoca Sadeddin Efendi, Şemsi Paşa, Bâbüssaâde Ağası Gazanfer ağa, Kadızâde Şemseddin Efendi, Şeyh Şüca, ve Kara Üveys Paşa’nın oluşturduğu muhalefet gurubu ise, Nurbanu Valide Sultan’ın gelini ve düşmanı Safiye Haseki Sultan’ın etrafında toplanmakta ve onun III. Murat üzerinde ki etkisinden yararlanmaktaydı. Sokullu, ancak haremin desteği ile çökertilebilirdi ve bunu bilen Sokullu muhalifleri, Safiye Sultan’a destek vermekte onunda kendilerine destek vermesini istemekteydiler.
    Öztuna, Üç Haseki Sultan, s. 35, 36

    Böylelikle padişah üzerinde iki etki ve nüfuz gurubu oluşmuştu. Bunların ilkini Narbanu Valide Sultan’ın temsil ettiği ittifak ve ikincisini de Safiye Sultan’ın temsil ettiği gurup oluşturuyordu. Nihayet bu ittifaklardan Safiye Sultan’ın temsil ve başkanlığını ettiği gurubun, Nurbanu Valide ve damadı Sokullu ittifakına üstün geldiğini gösteren bir takım gelişmeler yaşanmaya başlamıştı. Budin Valisi Mustafa Paşa, Sokullu Mehmet Paşa’nın amcasının oğlu idi ve bu sebeple Sokullu düşmanlarının hedefi haline gelmişti. Sokullu aleyhtarları Mustafa Paşa’yı saf dışı etmenin yolunu bulmuş ve Budin Sarayı ve baruthanesine yıldırım düştüğü gerekçesi ile İstanbul’dan mirahur Ferhat Ağa gönderilerek katlettirilmişti. Bununla da yetinmeyen Sokullu düşmanları, sadrazamın adamlarından olan Nişancı Feridun Bey’in en yakın yardımcısı olan kethüdasını astırdılar ve kendisini kentten dışarı sürdüler. Ayrıca Hüsrev Paşa’nın kethüdası ile Sinan Ağa’nın ikişer yüz akçelik zeametlerini ellerinden alarak padişah hasları arasına kattılar ve kendilerini görevden uzaklaştırdılar. Bu girişimler neticesinde Defterdar Üveys Paşa, “görsün bakalım, padişah yakınlarına yapılan ihanet kendi adamlarına olunca hoş bir şey midir“ diyerek Sokullu Mehmet Paşa’ya ağır bir gönderme yapmıştı.
    Peçevi, s. 6

    Sokullu zekâsı ve dirayeti ile Safiye Sultan ve onun ittifakına karşı direniyor ve hâkimiyetini kaybetmemeye çalışıyordu. III.Murat’ta bu ittifakın tesiri altında bu güçlü veziri devirmenin yolunu öldürülmesinde görüyordu. Zira validesinin damadı ve kız kardeşinin kocası idi ve onu bariz bir şekilde idam etmek kolay değildi. Bu sebeple suikast en iyi plandı. Nitekim 12 Ekim Pazartesi bu planın tatbiki gerçekleştirildi ve Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ikindi divanından çıkarken derviş kıyafetli biri tarafından hançerlenerek öldürüldü. Sokullu’yu öldürenin arazi meselesi yüzünden Sadrazam Sokullu’yla ihtilafı olduğu söylenmişti. Böylece bu cinayetin gerçek planlayıcılarının ismi gizlenmiş oldu. Sokullu’nun ölümü ile Safiye Sultan ve ittifakı rahat bir nefes alırken, Nurbanu Valide Sultan’ın ittifakı ise en güçlü ve en önemli destekçisini kaybetmişti.
    Nazım Tektaş, Sadrazamalar (Osmanlı’da İkinci Adam Saltanatı)

    Bundan bir yıl önce de yani 25 Ocak 1578 yılında da Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan ölmüş ve Nurbanu koalisyonu büyük bir yara almıştı. Zira Mihrimah Sultan oldukça güçlü, nüfuzlu ve zengin bir Osmanlı hanedan kadını idi. Babası Kanuni’nin yegâne kızı idi ve onun Hürrem’den sonraki en önemli kadın danışmanı olmuştu. Hatta babasına sürekli Malta’yı fethedecek olursa Hz.Peygamber’in hayır dualarını alacağını söylüyor ve Malta’nın fethedilmesi gerekliliğini vurguluyordu. Kanuni kızının bu isteğine kayıtsız kalamıyor ve Malta’nın fethini emrediyordu. Ayrıca padişahın adeta siyasi danışmanı gibi davranan Mihrimah Sultan, babasını Kuran-ı Kerim’in en önemli hükümlerinden olan, kâfirlerle dövüşerek kanını savaş meydanında akıtmak koşulunu ihmal etmiş olmakla suçlamış ve bunun üzerine Sultan Süleyman’da yanına sadrazamı ve Anadolu ile Rumeli ordularını alarak Tuna Seferi’ne yürümüştü.Tabi ki bu gelişmelerde ki tek etken Mihrimah değildi ancak, onun etkisi yadsınamayacak kadar büyüktü. Bu denli etki ve güce sahip olan Mihrimah 56 yaşında ölmüştü. Bu ölüm Safiye Sultan’ı rahatlatırken, Nurbanu Sultan ittifakını zor duruma sokmuştu.
    Öztuna, Üç Haseki Sultan, s. 39 153
    Lamartine, s. 461, 464 154
  • Verse 1: Fuat] (Doğa)
    Cengiz Han zamanı akan nehirde
    Elini yıkamanın bedeli ölümdü
    Göç edip çürüdük
    Çöp kusarak üç denize sıçan bi’ hale büründük
    Egzoz gazı soluyan
    Sağı solu belli olmayan
    Mangala gitti maganda!
    Orman yanar
    Tabiatın gözleri kan ağlar
    Kibir yaptı tavan
    Fabrika bacası basar
    Atom reaktörü, çöpü hasar
    “Electro smoke” ile her an atakta
    İnsan en büyük parazit
    Gezegene bak lan!
    Hayvan kadar olamadı beşer
    Ortama uyamadı revize eden
    Faturasını gelecek nesil öder
    Kıyamet şur’da “mal” gibi izle!

    [Verse 2: Ados] (Kuraklık)
    Abi yapma!
    Atma şu izmaritini denize
    Geri alamazsın
    Gün gelir o pisliğini attığın denize hasret kalırsın, bakamazsın!
    Kurak Afrika görüntüleri uzak değil
    Çocuğun büyüdüğü yer sulak değil
    Çünkü yok ettik gölleri, nehirleri, ırmakları, HEPSİNİ!
    Nasıl acımadık?
    İnanamıyorum
    Elimizde varken hiç değerini bilmedik
    Plastikle dolmuş mideleri hayvanların buna hiç mi üzülmedin?
    Nette paylaşmaksa yetmez
    Bi’ şeyler yapmalı
    SUYU KİRLETMEYİN!
    Su gibi aziz olsun ülkem
    Onun can damarlarına
    Bu zehri vermeyin!

    [Nakarat: Şanışer]
    Gel, gün olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susma, susamam!
    Korkma yanıma gel!

    Gel, gün olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susma
    SUSAMAM!

    [Verse 3: Şanışer] (Hukuk)
    Ben bi’ beyaz Türk’üm
    Yasalarım Anglosakson ama kafam Ortadoğulu
    Apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim
    Kafamı tatile, gezmeye, borca yordum
    Adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
    Şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
    Kendi ülkemin polisinden korkar oldum
    Üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil
    Senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi!
    Sebebi nedir bilmeden hapiste çürüyen o suçsuz sefil
    Seni, senin eserin, senin eserin bu korkunç resim
    Bu yorgun sesim
    Fakirin vergisiyle yatına, katına katana salak
    Haşere geri yolsuz vekil seni, senin eserin!
    Sen hiç yıkanmadın
    Ölümle bi’ kez bile tıkanmadın
    Elinde 3. dalga karton bardak kahve
    Tek derdin o özenti “Start-Up”ın
    Şimdi kapını kollaması gereken adalet gelir acımaz
    Vurur kırar kapını
    Çünkü çocuk öldü vuran memurdu diye “Haklıdır” dedin
    Sesini çıkarmadın, yani suçlusun!
    Çünkü iki gün üzülüp sonra gözündeki nehri kuruttun
    Tuğçe ve Büşra’nın katilini serbest bırakan hakimin adı neydi unuttun!
    Şimdi başına bi’ şey gelse şeh’rin hukuk mu?
    Bi’ gece haksızca alsalar içeri seni
    Bunu haber yapıcak gazeteci bile bulamazsın
    HEPSİ TUTUKLU!
    Salınan katillerin aldığı canlar (Geri gelmeyecekler!)
    Haksız yere hapiste geçen yıllar (Geri gelmeyecekler!)
    Sen sustun, ses etmediğinden bindiler tepene
    Haklarını elinden aldılar ve güzellikle geri vermicekler

    [Verse 4: Hayki] (Adalet)
    “Adalet” sözde mülkün temeli
    Tıkamış kulağını duymaz ne dediğini
    Adeti, töresi, geleneği söyle
    Giden kötüydü de gelen iyi mi?
    Bu medeni mi?
    Biz yiyemiyo’ken senin kürkünün bile yemediğini
    Sizin polisiniz silahını çekip güpegündüz ortalıkta vuramaz dilediğini
    Medya, basın, hukuk, asker hepsi sizin için çalışırken
    Aslen güneş bile üzerine doğuyo bu çocukların
    İşe gidip geliyolar canlarına kasten
    Silahınızı kin!
    Bu çektiğimiz bizim günahımız değil
    Planınız iyi!
    Ben bilmem bunun inananı kim?
    Ama bilirim, gel
    Silahımız dil!

    [Verse 5: Server Uraz] (Hukuk)
    (Bu Server Uraz)
    Ben sesiyim kayıp neslin
    Sansürü olamam ayıp resmin
    Ekibimi bu mezardan çıkarabilmek için hep gözlerim açık, uyanık ayık gezdim
    Sopa, bıçak ne yazar ki? Zayıf hepsi!
    Öncelikle olmalı akıl keskin
    Sabır bey’nimi yiyip bitirirken yağmur gibi yağanları yakıp geçtim!
    Müzik yapmak dışında bi’ bok yemedim!
    Polis bi’ şeyleri problem edip
    Yine duruşmadayım sen konsere git
    Ben aynı takım elbisemle 10 senedir
    Biri dönüp desin bana “Çaban boş yere değil”
    O gün kalbimi, ruhumu komple veriyim ama
    Yargı gelip arıyor bedeli
    Yaşıyorum cehennemi, yanıyor bedenim

    [Verse 6: Beta] (Türkiye)
    Merhaba Türkiye
    Bende var hüviyet
    Yaşamaya çalışıyoruz hasbelkader gitmeden katakulliye
    Ekrana süs diye çıkan şarlatan, hep fanatik biri!
    Fesatlık, kötü niyet salgın gibi
    Eder daha manipüle!
    Bu bir temsil ya da piyes!
    Bu uçaksa bu türbülans!
    Komşumuzdu Suriye
    Şimdi bu gemideki vatandaş mı? (Yurttaş mı?)
    Huzurda değil ölü bile topraktakilerin ahı var
    Sadece gazeteydi “Hürriyet”
    Sen olabildiğince özgür ol!

    [Verse 7: Asil Slang & Zen-G] (İstanbul)
    Hepimizi bi’ lokmada yutuveriyo’
    Pis boğazlı İstanbul!
    En iyi zamanları törpülüyo’
    Çözülemeyen gizemli esrar bu!
    Taşı toprağı altın (altın)
    Eli verdim, kolu kaptı (saldır)
    Ulaşım, eğitim, yargı (yardım)
    Şeytan zehrini saldı (saldı)
    Paranız olmalı, ya da birileriyle aranız olmalı
    Kodamanlarda numaranız olmalı
    Aksaray’da bir adamınız olmalı
    Bizim yatımız katımız bi’ de yalımız olmadı
    Kumbaramız dolmadı da bununla doğmadım
    Ki metropolde biraz amacın olmalı
    Yapıcı olmadın, yakıcam ormanı
    Beton ormanda hayvan olman normal
    Tutsak göz altların yine morlar
    Yönetenler çağ dışı dinozorlar
    Bu ormanda herkese göre rol var
    Sustukça sıra sana gelecek
    Aydın beyinleri bekliyor karanlık gelecek

    [Verse 8: Sokrat St] (Eğitim)
    Mezun olucam
    Cash para, diploma ver bana
    Para yoksa ter dökmeliyim
    Eğitimde fırsat eşitliğini fırsata çeviren bi’ üniversiteliyim
    Ben mezun oldum
    Yarattığınız sistem yüzünden bi’ serseriyim
    Ben mezun oldum
    Ya kasiyer olayım, ya da sinemada sana yer göstereyim
    Sokak başı üniversite ama köy okulları çok terste
    Başa gelenin ideolojisi neyse o anlatılır her derste
    Zengin, fakir ayrı
    Torpile ya da parasına göre kayırır
    Eğitim endüstridir
    İnşaattan rant sağlamaka aynı!
    Kiminin kitap alıcak bi’ parası yok
    Öğretmen atanıcak ama “arası” yok!
    Milletvekili bi’ tanıdık mı, wow
    Beni anlaman da bu mantıkla zor
    Bari bi’ köy okulunun yardımına koş
    Her tarafı kaos
    Sen de biraz boğuş
    Bu gece uyudu zorla çocuk
    Okula gidecek
    YOL YAP!

    [Verse 9: Ozbi] (Sorgulamak)
    Neden bu gök, bu yıldızlar, bu galaksiler, gezegenler
    Neden, neyden bu evren?
    Neyden bu dünya?
    Neden ben, neden sen, neden biz?
    Sorgula, hele bi’ sor lan bi’ “Neden ben varım?
    Nereden geldim ve neden bi’ insanım?
    Nasıl oldum? Nasıl olduk? Nası’ oluyo’?
    Nası’ anlam kattık? Nası’ doluyo’ bu kafa?
    Neye tapınıyo’ hayat kimi kayırıyo’?”
    Hasat ne doyuruyo’ hesap
    Anlasak, anlatıp her şeyi kavrasak da len
    Anlamak mı yasak olabilir
    Ama sadece bi’ yanıtı yok bi’ sürü cevap var koş git yanıt ara
    Peşine düş mutlaka kanıt ara
    Ruhunu demle hep yakıt ara lan
    Kalbini tut ve de buna tanık ara
    Hadi nefesini gör ve git sanat ara
    Sorgula sorgula atomları
    Işık hızını düşün ve de git kanat ara sonra
    Uç uçabildiğin kadar
    Uçabildiğin kadar
    Uçabildiğin kadar uç
    Uçabildiğin kadar uç
    Bırak kendini

    [Verse 10: Deniz Tekin] (Kadın Hakları)
    Ben bilmem hiç kendimi korumak zorunda kalmadım
    Bilmem ben bi’ çocuğu düşünmek zorunda olmadım
    Hiç evlendirilmedim
    Evde dayak görmedim
    Kendi evimde kendi odama zorla hapsedilmedim
    Sözlerinizi kusmadım
    Yurdumdan edilmedim
    Nefretinizle yanmadım
    Yakılarak can vermedim
    Hiç kardeşim olmadı
    Hiç abimden korkmadım
    Okuldan alınmadım
    Ben hiç öldürülmedim

    [Verse 11: Yeis Sensura & Sehabe] (Kadına Şiddet)
    Kadına el kalkmaz ulan beyinsiz
    Erkeksin ama insan değilsin
    Aslında o en iyiye layık
    Kadına şiddete hayır
    Ülkede erkek neden en üstte minibüste, evde ya da metrobüste
    Taciz şiddeti hiç bitmiyo’
    Kınamakla falan iş bitmiyo’
    Uh, Ah, adam olamadınız bu kalıbının adamı mı para babalarınız?
    Beşiktaş’ta beş tokat, leş hareketler
    Cebi dolu ciğerin beş para etmez
    Yaşadığın kafa ne? İnsan mısın?
    Biz utandık ulan! İnsan mısın?
    İnsan mısın?
    Bu hale nasıl gelir insan? Nasıl?

    [Bridge: Aspova] (Dünya)
    Düşerim derinlere
    Dünya, dönsün başım gibi
    Aklımı kaybederek rüya
    Nefesim, iç sesim
    Düşerim derinlere

    Dünya, dönsün başım gibi
    Aklımı kaybederek rüya
    Nefesim, iç sesim
    Düşerim derinlere

    [Verse 13: Defkhan] (Gurbet)
    Kaptı kafamı çarptı duvara
    Beni koruması gereken tenime bastı cigara
    Kaldırdı geri bütün derileri kattı dumana
    Yattım falaka motherfucker bu mu yargı burada
    Hangi kurala denk? (denk)
    Cenk için hazırım, karışır her yer
    Öğretilen bu işte
    Şiddeti sevmek ve ipleri germek
    Bak Almanya buz gibi morg
    Bana sor sana diyim
    Gençlerin çoğunda amfetamin, tilidin ya da weed, kokain ya da speed, crack
    Sana göre güzel ama bana göre değil
    Bana göre değil, kafana göre yürü bas mayına geber
    Ederi kaç? Kaç? Kaç?
    Kaç paraya bedel?
    Yeter artık dönme teker gibi
    Dost ol yeter bana
    Geliyorsan dosdoğru gel

    [Verse 14: Şanışer] (Hayvan Hakları)
    Bi’ kap su ver çok mu zor
    Vicdanlı ol be lanet
    Anlamak istemiyo’sun ama bütün bu canlar sana bana emanet
    Lan bi’ düşün:
    “Soğukta kışta dışarda tek başına yaşıyo’sun
    Dilini anlayan kimse yok hep tehlike, hep felaket, hep afet”
    Ademe bir türlü yaranamazlar
    Vicdana bakar paraya bakmaz
    Toplayıp ormana atmak çözüm değil
    Bunlar kurt değil, ormanda kendi başlarına yaşayamazlar
    Onları sen savun, onlar kendi haklarını arayamazlar
    Barınaklar dolu
    Memleket acı
    Seması kara
    Sokak hayvanlarına tecavüz etmenin, işkence etmenin cezası para
    “Büyük ahlaksızlıklar için büyük aptallar lazımdır”
    Bütün insanlar suçlu değildir ama
    Bütün hayvanlar masumdur

    [Nakarat: Şanışer]
    Gel, gül olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susmam, susamam!
    Korkma yanıma gel!

    Gel, gül olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susmam
    SUSAMAM!

    [Verse 15: Sokrat St] (İntihar)
    Gitme, Gitme, Gitme, Gitme
    Daha çok şeyi değiştirebiliriz bu hayatta
    İnat etme
    Hepimiz pes ettik vaktiyle
    Şimdi sık yumruğunu
    Sustur şu suskunluğunu
    Unutma kafan atınca nasıl da dimdik durduğunu
    İçin dışın nefret
    Gel
    Hiçbir şeyi yaşamak kadar sevme
    Sana bi dünya yaratamam da elini tutarım elbette
    Varsın herkes terk etsin seni
    Sen dünyayı terk etme
    Seni yargılamıyorum
    Acını tam olarak anlamam mümkün değil biliyorum
    Kaldıramadığım yükleri bırakıp kendi yolumdan gidiyorum ben
    Sen de aynaya bak lütfen
    “Seni seviyorum” de

    [Verse 16: Aga B] (Faşizm)
    Ey! Faşizm ne mi?
    En amiyane deyimiyle faka basacağız
    Beynelmilel el birliğiyle
    Tek bildiğiniz siz
    Ve de pek çok kazanın asıl sebebi aşırı hırs
    Bu hırs bi’ ebedi his
    Evde eşine kız
    Sokakta kriz
    Fıss, tokakla köpeği
    Cins ise değil de miks ise tabii
    Akılsız, ey
    Kendinden çalan hırsız
    Polisten tırs, ey
    Ol ister sistem
    Hiç çiğ sığ birey
    Bir neyin ne olduğunu
    Bi’ de bizi bil
    Biz façası pis de eli temiz bir nesiliz
    Bu işin selesi siz de
    Tekeri gidonu biz
    Ey, e bi tabi biz de biz gibi bir nes’lin peşindeyiz
    Ey, bu tek emelimiz saygı, tohum
    Torun, ayna ol
    Kaygı bol da yol
    Ey, tam da bu
    Ya boğul ya doğ
    Tonla yanlışa, gırla doğru
    Olsun torun, saygı tohum

    [Verse 17: Mirac] (Sokak)
    Yüzüne bakamam yüzüm düşer o yerlere
    Ayakları çıplakken gözleri dalar düşlere
    Başı önünde ama beden çıkıyor sefere
    Yok mecal dizinde
    Bak, her bi’ günü sürgüne
    Kaçamıyo’ kovalıyo’ zalimler
    Ele güne, ele bakıyor o gözler
    Kodamanın parasını ateşe ver
    Ve de koyduğumun egosunu bi’ yere ser
    Sokağa bakanın adını değil
    Yoksulumun, yetimimin adını ver
    Zabıtaları seyyara değil
    Gökdelenlere gönder

    [Bridge 2: Mert Şenel]
    Fırtınadan kopup giden dalların bi’ tanesiyim
    Fazla yol almış ve yıpranmış
    İçimde neler dönüp durur anlatsam tarifi yok
    Bazen evsiz bi’ çocuğun hikayesiyim

    Fırtınadan kopup giden dalların bi’ tanesiyim
    Fazla yol almış ve yıpranmış
    İçimde neler dönüp durur anlatsam tarifi yok
    Bazen evsiz bi’ çocuğun hikayesiyim

    [Verse 19: Kamufle] (Trafik)
    Can pazarı, otobanlar can pazarı
    365 günün riskli
    Bitmiyo’ gamsız magandası
    Öde kan parası
    Bi’ kaza bayrama matem düşürür
    Yürek dağlar acılar cabası
    Bir sela çınlar kulaklarında
    Hiç dinmez yarası
    Trafik terörüne eşlik eder alkol, şiddet, hız tutkusu
    25 yaşında yüz binlik arabaya binen gençlerin yok korkusu
    Önce emniyet sonra hoşgörü
    Sabır, selamet gerekiyor insan
    Ufacık bir hata her şeyi karartır inan yok dönüşü.
  • Günler koşuşturmakla geçip giderken

    Neden var olduğunu unuttun

    Neden olduğun sorunlarınsa farkında değilsin

    Gülmek eğlenmek istiyorsun

    Sorunlara çözüm bulmak gibi bir derdin yok

    Hayat zaten çok zor

    O yüzden müzik seni eğlendirsin

    Gerçeklikten uzaklaştırsın istiyorsun

    Ama biz müziğin bir şeyler değiştirebileceğine inanıyoruz

    Bizimle gel

    Başlayalım mı?

    [Verse 1: Fuat] (Doğa)

    Cengiz Han zamanı akan nehirde

    Elini yıkamanın bedeli ölümdü

    Göç edip çürüdük

    Egzoz gazı soluyan

    Sağı solu belli olmayan

    Mangala gitti maganda!

    Orman yanar

    Tabiatın gözleri kan ağlar

    Kibir yaptı tavan

    Fabrika bacası basar

    Atom reaktörü, çöpü hasar

    "Electro smoke" ile her an atakta

    İnsan en büyük parazit

    Gezegene bak lan!

    Hayvan kadar olamadı beşer

    Ortama uyamadı revize eden

    Faturasını gelecek nesil öder

    Kıyamet şur'da "mal" gibi izle!

    [Verse 2: Ados] (Kuraklık)

    Abi yapma!

    Atma şu izmaritini denize

    Geri alamazsın

    Gün gelir o pisliğini attığın denize hasret kalırsın, bakamazsın!

    Kurak Afrika görüntüleri uzak değil

    Çocuğun büyüdüğü yer sulak değil

    Çünkü yok ettik gölleri, nehirleri, ırmakları, HEPSİNİ!

    Nasıl acımadık?

    İnanamıyorum

    Elimizde varken hiç değerini bilmedik

    Plastikle dolmuş mideleri hayvanların buna hiç mi üzülmedin?

    Nette paylaşmaksa yetmez

    Bi' şeyler yapmalı

    SUYU KİRLETMEYİN!

    Su gibi aziz olsun ülkem

    Onun can damarlarına

    Bu zehri vermeyin!

    [Nakarat: Şanışer]

    Gel, gün olur hapsolur bu suçlu cümleler!

    Yenilir hiç olurum fark etmezler!

    Susma, susamam!

    Korkma yanıma gel!

    Gel, gün olur hapsolur bu suçlu cümleler!

    Yenilir hiç olurum fark etmezler!

    Susma

    SUSAMAM!

    [Verse 3: Şanışer] (Hukuk)

    Ben bi' beyaz Türk'üm

    Yasalarım Anglosakson ama kafam Ortadoğulu

    Apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim

    Kafamı tatile, gezmeye, borca yordum

    Adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum

    Şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum

    Kendi ülkemin polisinden korkar oldum

    Üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil

    Senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi!

    Sebebi nedir bilmeden hapiste çürüyen o suçsuz sefil

    Seni, senin eserin, senin eserin bu korkunç resim

    Bu yorgun sesim

    Fakirin vergisiyle yatına, katına katana salak

    Haşere geri yolsuz vekil seni, senin eserin!

    Sen hiç yıkanmadın

    Ölümle bi' kez bile tıkanmadın

    Elinde 3. dalga karton bardak kahve

    Tek derdin o özenti "Start-Up"ın

    Şimdi kapını kollaması gereken adalet gelir acımaz

    Vurur kırar kapını

    Çünkü çocuk öldü vuran memurdu diye "Haklıdır" dedin

    Sesini çıkarmadın, yani suçlusun!

    Çünkü iki gün üzülüp sonra gözündeki nehri kuruttun

    Tuğçe ve Büşra'nın katilini serbest bırakan hakimin adı neydi unuttun!

    Şimdi başına bi' şey gelse şeh'rin hukuk mu?

    Bi' gece haksızca alsalar içeri seni

    Bunu haber yapıcak gazeteci bile bulamazsın

    HEPSİ TUTUKLU!

    Salınan katillerin aldığı canlar (Geri gelmeyecekler!)

    Haksız yere hapiste geçen yıllar (Geri gelmeyecekler!)

    Sen sustun, ses etmediğinden bindiler tepene

    Haklarını elinden aldılar ve güzellikle geri vermicekler

    [Verse 4: Hayki] (Adalet)

    "Adalet" sözde mülkün temeli

    Tıkamış kulağını duymaz ne dediğini

    Adeti, töresi, geleneği söyle

    Giden kötüydü de gelen iyi mi?

    Bu medeni mi?

    Biz yiyemiyorken senin kürkünün bile yemediğini

    Sizin polisiniz silahını çekip güpegündüz ortalıkta vuramaz dilediğini

    Medya, basın, hukuk, asker hepsi sizin için çalışırken

    Aslen güneş bile üzerine doğuyo bu çocukların

    İşe gidip geliyolar canlarına kasten

    Silahınızı kin!

    Bu çektiğimiz bizim günahımız değil

    Planınız iyi!

    Ben bilmem bunun inananı kim?

    Ama bilirim, gel

    Silahımız dil!

    [Verse 5: Server Uraz] (Hukuk)

    (Bu Server Uraz)

    Ben sesiyim kayıp neslin

    Sansürü olamam ayıp resmin

    Ekibimi bu mezardan çıkarabilmek için hep gözlerim açık, uyanık ayık gezdim

    Sopa, bıçak ne yazar ki? Zayıf hepsi!

    Öncelikle olmalı akıl keskin

    Sabır beynimi yiyip bitirirken yağmur gibi yağanları yakıp geçtim!

    Müzik yapmak dışında bi' bok yemedim!

    Polis bi' şeyleri problem edip

    Yine duruşmadayım sen konsere git

    Ben aynı takım elbisemle 10 senedir

    Biri dönüp desin bana "Çaban boş yere değil"

    O gün kalbimi, ruhumu komple veriyim ama

    Yargı gelip arıyor bedeli

    Yaşıyorum cehennemi, yanıyor bedenim

    [Verse 6: Beta] (Türkiye)

    Merhaba Türkiye

    Bende var hüviyet

    Yaşamaya çalışıyoruz hasbelkader gitmeden katakulliye

    Ekrana süs diye çıkan şarlatan, hep fanatik biri!

    Fesatlık, kötü niyet salgın gibi

    Eder daha manipüle!

    Bu bir temsil ya da piyes!

    Bu uçaksa bu türbülans!

    Komşumuzdu Suriye

    Şimdi bu gemideki vatandaş mı? (Yurttaş mı?)

    Huzurda değil ölü bile topraktakilerin ahı var

    Sadece gazeteydi "Hürriyet"

    Sen olabildiğince özgür ol!

    [Verse 7: Asil Slang & Zen-G] (İstanbul)

    Hepimizi bi' lokmada yutuveriyo'

    Pis boğazlı İstanbul!

    En iyi zamanları törpülüyo'

    Çözülemeyen gizemli esrar bu!

    Taşı toprağı altın (altın)

    Eli verdim, kolu kaptı (saldır)

    Ulaşım, eğitim, yargı (yardım)

    Şeytan zehrini saldı (saldı)

    Paranız olmalı, ya da birileriyle aranız olmalı

    Kodamanlarda numaranız olmalı

    Aksaray'da bir adamınız olmalı

    Bizim yatımız katımız bi' de yalımız olmadı

    Kumbaramız dolmadı da bununla doğmadım

    Ki metropolde biraz amacın olmalı

    Yapıcı olmadın, yakıcam ormanı

    Beton ormanda hayvan olman normal

    Tutsak göz altların yine morlar

    Yönetenler çağ dışı dinozorlar

    Bu ormanda herkese göre rol var

    Sustukça sıra sana gelecek

    Aydın beyinleri bekliyor karanlık gelecek

    [Verse 8: Sokrat St] (Eğitim)

    Mezun olucam

    Cash para, diploma ver bana

    Para yoksa ter dökmeliyim

    Eğitimde fırsat eşitliğini fırsata çeviren bi' üniversiteliyim

    Ben mezun oldum

    Yarattığınız sistem yüzünden bi' serseriyim

    Ben mezun oldum

    Ya kasiyer olayım, ya da sinemada sana yer göstereyim

    Sokak başı üniversite ama köy okulları çok terste

    Başa gelenin ideolojisi neyse o anlatılır her derste

    Zengin, fakir ayrı

    Torpile ya da parasına göre kayırır

    Eğitim endüstridir

    İnşaattan rant sağlamaka aynı!

    Kiminin kitap alıcak bi' parası yok

    Öğretmen atanıcak ama "arası" yok!

    Milletvekili bi' tanıdık mı, wow

    Beni anlaman da bu mantıkla zor

    Bari bi' köy okulunun yardımına koş

    Her tarafı kaos

    Sen de biraz boğuş

    Bu gece uyudu zorla çocuk

    Okula gidecek

    YOL YAP!

    [Verse 9: Ozbi] (Sorgulamak)

    Neden bu gök, bu yıldızlar, bu galaksiler, gezegenler

    Neden, neyden bu evren?

    Neyden bu dünya?

    Neden ben, neden sen, neden biz?

    Sorgula, hele bi' sor lan bi' "Neden ben varım?

    Nereden geldim ve neden bi' insanım?

    Nasıl oldum? Nasıl olduk? Nası' oluyo'?

    Nası' anlam kattık? Nası' doluyo' bu kafa?

    Neye tapınıyo' hayat kimi kayırıyo'?"

    Hasat ne doyuruyo' hesap

    Anlasak, anlatıp her şeyi kavrasak da len

    Anlamak mı yasak olabilir

    Ama sadece bi' yanıtı yok bi' sürü cevap var koş git yanıt ara

    Peşine düş mutlaka kanıt ara

    Ruhunu demle hep yakıt ara lan

    Kalbini tut ve de buna tanık ara

    Hadi nefesini gör ve git sanat ara

    Sorgula sorgula atomları

    Işık hızını düşün ve de git kanat ara sonra

    Uç uçabildiğin kadar

    Uçabildiğin kadar

    Uçabildiğin kadar uç

    Uçabildiğin kadar uç

    Bırak kendini

    [Verse 10: Deniz Tekin] (Kadın Hakları)

    Ben bilmem hiç kendimi korumak zorunda kalmadım

    Bilmem ben bi' çocuğu düşünmek zorunda olmadım

    Hiç evlendirilmedim

    Evde dayak görmedim

    Kendi evimde kendi odama zorla hapsedilmedim

    Sözlerinizi kusmadım

    Yurdumdan edilmedim

    Nefretinizle yanmadım

    Yakılarak can vermedim

    Hiç kardeşim olmadı

    Hiç abimden korkmadım

    Okuldan alınmadım

    Ben hiç öldürülmedim

    [Verse 11: Yeis Sensura & Sehabe] (Kadına Şiddet)

    Kadına el kalkmaz ulan beyinsiz

    Erkeksin ama insan değilsin

    Aslında o en iyiye layık

    Kadına şiddete hayır

    Ülkede erkek neden en üstte minibüste, evde ya da metrobüste

    Taciz şiddeti hiç bitmiyo'

    Kınamakla falan iş bitmiyo'

    Uh, Ah, adam olamadınız bu kalıbının adamı mı para babalarınız?

    Beşiktaş'ta beş tokat, leş hareketler

    Cebi dolu ciğerin beş para etmez

    Yaşadığın kafa ne? İnsan mısın?

    Biz utandık ulan! İnsan mısın?

    İnsan mısın?

    Bu hale nasıl gelir insan? Nasıl?

    [Bridge: Aspova] (Dünya)

    Düşerim derinlere

    Dünya, dönsün başım gibi

    Aklımı kaybederek rüya

    Nefesim, iç sesim

    Düşerim derinlere

    Dünya, dönsün başım gibi

    Aklımı kaybederek rüya

    Nefesim, iç sesim

    Düşerim derinlere

    [Verse 13: Defkhan] (Gurbet)

    Kaptı kafamı çarptı duvara

    Beni koruması gereken tenime bastı cigara

    Kaldırdı geri bütün derileri kattı dumana

    Yattım falaka motherfucker bu mu yargı burada

    Hangi kurala denk? (denk)

    Cenk için hazırım, karışır her yer

    Öğretilen bu işte

    Şiddeti sevmek ve ipleri germek

    Bak Almanya buz gibi morg

    Bana sor sana diyim

    Gençlerin çoğunda amfetamin, tilidin ya da weed, kokain ya da speed, crack

    Sana göre güzel ama bana göre değil

    Bana göre değil, kafana göre yürü bas mayına geber

    Ederi kaç? Kaç? Kaç?

    Kaç paraya bedel?

    Yeter artık dönme teker gibi

    Dost ol yeter bana

    Geliyorsan dosdoğru gel

    [Verse 14: Şanışer] (Hayvan Hakları)

    Bi' kap su ver çok mu zor

    Vicdanlı ol be lanet

    Anlamak istemiyosun ama bütün bu canlar sana bana emanet

    Lan bi' düşün:

    "Soğukta kışta dışarda tek başına yaşıyosun

    Dilini anlayan kimse yok hep tehlike, hep felaket, hep afet"

    Ademe bir türlü yaranamazlar

    Vicdana bakar paraya bakmaz

    Toplayıp ormana atmak çözüm değil

    Bunlar kurt değil, ormanda kendi başlarına yaşayamazlar

    Onları sen savun, onlar kendi haklarını arayamazlar

    Barınaklar dolu

    Memleket acı

    Seması kara

    Sokak hayvanlarına tecavüz etmenin, işkence etmenin cezası para

    "Büyük ahlaksızlıklar için büyük aptallar lazımdır"

    Bütün insanlar suçlu değildir ama

    Bütün hayvanlar masumdur

    [Nakarat: Şanışer]

    Gel, gül olur hapsolur bu suçlu cümleler!

    Yenilir hiç olurum fark etmezler!

    Susmam, susamam!

    Korkma yanıma gel!

    Gel, gül olur hapsolur bu suçlu cümleler!

    Yenilir hiç olurum fark etmezler!

    Susmam

    SUSAMAM!

    [Verse 15: Sokrat St] (İntihar)

    Gitme, Gitme, Gitme, Gitme

    Daha çok şeyi değiştirebiliriz bu hayatta

    İnat etme

    Hepimiz pes ettik vaktiyle

    Şimdi sık yumruğunu

    Sustur şu suskunluğunu

    Unutma kafan atınca nasıl da dimdik durduğunu

    İçin dışın nefret

    Gel

    Hiçbir şeyi yaşamak kadar sevme

    Sana bi dünya yaratamam da elini tutarım elbette

    Varsın herkes terk etsin seni

    Sen dünyayı terk etme

    Seni yargılamıyorum

    Acını tam olarak anlamam mümkün değil biliyorum

    Kaldıramadığım yükleri bırakıp kendi yolumdan gidiyorum ben

    Sen de aynaya bak lütfen

    "Seni seviyorum" de

    [Verse 16: Aga B] (Faşizm)

    Ey! Faşizm ne mi?

    En amiyane deyimiyle faka basacağız

    Beynelmilel el birliğiyle

    Tek bildiğiniz siz

    Ve de pek çok kazanın asıl sebebi aşırı hırs

    Bu hırs bi' ebedi his

    Evde eşine kız

    Sokakta kriz

    Fıss, tokakla köpeği

    Cins ise değil de miks ise tabii

    Akılsız, ey

    Kendinden çalan hırsız

    Polisten tırs, ey

    Ol ister sistem

    Hiç çiğ sığ birey

    Bir neyin ne olduğunu

    Bi' de bizi bil

    Biz façası pis de eli temiz bir nesiliz

    Bu işin selesi siz de

    Tekeri gidonu biz

    Ey, e bi tabi biz de biz gibi bir nes'lin peşindeyiz

    Ey, bu tek emelimiz saygı, tohum

    Torun, ayna ol

    Kaygı bol da yol

    Ey, tam da bu

    Ya boğul ya doğ

    Tonla yanlışa, gırla doğru

    Olsun torun, saygı tohum

    [Verse 17: Mirac] (Sokak)

    Yüzüne bakamam yüzüm düşer o yerlere

    Ayakları çıplakken gözleri dalar düşlere

    Başı önünde ama beden çıkıyor sefere

    Yok mecal dizinde

    Bak, her bi' günü sürgüne

    Kaçamıyo' kovalıyo' zalimler

    Ele güne, ele bakıyor o gözler

    Kodamanın parasını ateşe ver

    Ve de koyduğumun egosunu bi' yere ser

    Sokağa bakanın adını değil

    Yoksulumun, yetimimin adını ver

    Zabıtaları seyyara değil

    Gökdelenlere gönder

    [Bridge 2: Mert Şenel]

    Fırtınadan kopup giden dalların bi' tanesiyim

    Fazla yol almış ve yıpranmış

    İçimde neler dönüp durur anlatsam tarifi yok

    Bazen evsiz bi' çocuğun hikayesiyim

    Fırtınadan kopup giden dalların bi' tanesiyim

    Fazla yol almış ve yıpranmış

    İçimde neler dönüp durur anlatsam tarifi yok

    Bazen evsiz bi' çocuğun hikayesiyim

    [Verse 19: Kamufle] (Trafik)

    Can pazarı, otobanlar can pazarı

    365 günün riskli

    Bitmiyo' gamsız magandası

    Öde kan parası

    Bi' kaza bayrama matem düşürür

    Yürek dağlar acılar cabası

    Bir sela çınlar kulaklarında

    Hiç dinmez yarası

    Trafik terörüne eşlik eder alkol, şiddet, hız tutkusu

    25 yaşında yüz binlik arabaya binen gençlerin yok korkusu

    Önce emniyet sonra hoşgörü

    Sabır, selamet gerekiyor insan

    Ufacık bir hata her şeyi karartır inan yok dönüşü
  • Günler koşuşturmakla geçip giderken
    Neden var olduğunu unuttun
    Neden olduğun sorunlarınsa farkında değilsin
    Gülmek eğlenmek istiyorsun
    Sorunlara çözüm bulmak gibi bir derdin yok
    Hayat zaten çok zor
    O yüzden müzik seni eğlendirsin
    Gerçeklikten uzaklaştırsın istiyorsun
    Ama biz müziğin bir şeyler değiştirebileceğine inanıyoruz
    Bizimle gel
    Başlayalım mı?

    https://www.youtube.com/watch?v=L5K3IxINr7A
    [Verse 1: Fuat] (Doğa)
    Cengiz Han zamanı akan nehirde
    Elini yıkamanın bedeli ölümdü
    Göç edip çürüdük
    Çöp kusarak üç denize sıçan bi' hale büründük
    Egzoz gazı soluyan
    Sağı solu belli olmayan
    Mangala gitti maganda!
    Orman yanar
    Tabiatın gözleri kan ağlar
    Kibir yaptı tavan
    Fabrika bacası basar
    Atom reaktörü, çöpü hasar
    "Electro smoke" ile her an atakta
    İnsan en büyük parazit
    Gezegene bak lan!
    Hayvan kadar olamadı beşer
    Ortama uyamadı revize eden
    Faturasını gelecek nesil öder
    Kıyamet şur'da "mal" gibi izle!

    [Verse 2: Ados] (Kuraklık)
    Abi yapma!
    Atma şu izmaritini denize
    Geri alamazsın
    Gün gelir o pisliğini attığın denize hasret kalırsın, bakamazsın!
    Kurak Afrika görüntüleri uzak değil
    Çocuğun büyüdüğü yer sulak değil
    Çünkü yok ettik gölleri, nehirleri, ırmakları, HEPSİNİ!
    Nasıl acımadık?
    İnanamıyorum
    Elimizde varken hiç değerini bilmedik
    Plastikle dolmuş mideleri hayvanların buna hiç mi üzülmedin?
    Nette paylaşmaksa yetmez
    Bi' şeyler yapmalı
    SUYU KİRLETMEYİN!
    Su gibi aziz olsun ülkem
    Onun can damarlarına
    Bu zehri vermeyin!

    [Nakarat: Şanışer]
    Gel, gün olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susma, susamam!
    Korkma yanıma gel!

    Gel, gün olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susma
    SUSAMAM!

    [Verse 3: Şanışer] (Hukuk)
    Ben bi' beyaz Türk'üm Yasalarım Anglosakson ama kafam Ortadoğulu
    Apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim
    Kafamı tatile, gezmeye, borca yordum
    Adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
    Şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
    Kendi ülkemin polisinden korkar oldum
    Üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil
    Senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi!
    Sebebi nedir bilmeden hapiste çürüyen o suçsuz sefil
    Senin, senin eserin, senin eserin bu korkunç resim
    Bu yorgun sesim
    Fakirin vergisiyle yatına, katına katana salak
    Haşere geri yolsuz vekil seni, senin eserin!
    Sen hiç yıkanmadın
    Ölümle bi' kez bile tıkanmadın
    Elinde 3. dalga karton bardak kahve
    Tek derdin o özenti "Start-Up"ın
    Şimdi kapını kollaması gereken adalet gelir acımaz
    Vurur kırar kapını
    Çünkü çocuk öldü vuran memurdu diye "Haklıdır" dedin
    Sesini çıkarmadın, yani suçlusun!
    Çünkü iki gün üzülüp sonra gözündeki nehri kuruttun
    Tuğçe ve Büşra'nın katilini serbest bırakan hakimin adı neydi unuttun!
    Şimdi başına bi' şey gelse şeh'rin hukuk mu?
    Bi' gece haksızca alsalar içeri seni
    Bunu haber yapıcak gazeteci bile bulamazsın
    HEPSİ TUTUKLU!
    Salınan katillerin aldığı canlar (Geri gelmeyecekler!)
    Haksız yere hapiste geçen yıllar (Geri gelmeyecekler!)
    Sen sustun, ses etmediğinden bindiler tepene
    Haklarını elinden aldılar ve güzellikle geri vermicekler

    [Verse 4: Hayki] (Adalet)
    "Adalet" sözde mülkün temeli
    Tıkamış kulağını duymaz ne dediğini
    Âdeti, töresi, geleneği söyle
    Giden kötüydü de gelen iyi mi?
    Bu medeni mi?
    Biz yiyemiyo'ken senin kürkünün bile yemediğini
    Sizin polisiniz silahını çekip güpegündüz ortalıkta vuramaz dilediğini
    Medya, basın, hukuk, asker hepsi sizin için çalışırken
    Aslen güneş bile üzerine doğuyo bu çocukların
    İşe gidip geliyolar canlarına kasten
    Silahınızı kin!
    Bu çektiğimiz bizim günahımız değil
    Planınız iyi!
    Ben bilmem bunun inananı kim?
    Ama bilirim, gel
    Silahımız dil!

    [Verse 5: Server Uraz] (Hukuk)
    (Bu Server Uraz)
    Ben sesiyim kayıp neslin
    Sansürü olamam ayıp resmin
    Ekibimi bu mezardan çıkarabilmek için hep gözlerim açık, uyanık ayık gezdim
    Sopa, bıçak ne yazar ki? Zayıf hepsi!
    Öncelikle olmalı akıl keskin
    Sabır bey'nimi yiyip bitirirken yağmur gibi yağanları yakıp geçtim!
    Müzik yapmak dışında bi' bok yemedim!
    Polis tutukladı bi' şeyleri problem edip
    Yine duruşmadayım sen konsere git
    Ben aynı takım elbisemle 10 senedir
    Biri dönüp desin bana "Çaban boş yere değil"
    O gün kalbimi, ruhumu komple veriyim ama
    Yargı gelip arıyor bedeli
    Yaşıyorum cehennemi, yanıyor bedenim

    [Verse 6: Beta] (Türkiye)
    Merhaba Türkiye
    Bende var hüviyet
    Yaşamaya çalışıyoruz hasbelkader gitmeden katakulliye
    Ekrana süs diye çıkan şarlatan, hep fanatik biri!
    Fesatlık, kötü niyet salgın gibi
    Eder daha manipüle!
    Bu bir temsil ya da piyes!
    Bu uçaksa bu türbülans!
    Komşumuzdu Suriye
    Şimdi bu gemideki vatandaş mı? (Yurttaş mı?)
    Huzurda değil ölü bile topraktakilerin ahı var
    Sadece gazeteydi "Hürriyet"
    Sen olabildiğince özgür ol!

    [Verse 7: Asil Slang & Zen-G] (İstanbul)
    Hepimizi bi' lokmada yutuveriyo'
    Pis boğazlı İstanbul!
    En iyi zamanları törpülüyo'
    Çözülemeyen gizemli esrar bu!
    Taşı toprağı altın (altın)
    Eli verdim, kolu kaptı (saldır)
    Ulaşım, eğitim, yargı (yardım)
    Şeytan zehrini saldı (saldı)
    Paranız olmalı, ya da birileriyle aranız olmalı
    Kodamanlarda numaranız olmalı
    Aksaray'da bir adamınız olmalı
    Bizim yatımız katımız bi' de yalımız olmadı
    Kumbaramız dolmadı da bununla doğmadım
    Ki metropolde biraz amacın olmalı
    Yapıcı olmadın, yakıcam ormanı
    Beton ormanda hayvan olman normal
    Tutsak göz altların yine morlar
    Yönetenler çağ dışı dinozorlar
    Bu ormanda herkese göre rol var
    Sustukça sıra sana gelecek
    Aydın beyinleri bekliyor karanlık gelecek

    [Verse 8: Sokrat St] (Eğitim)
    Mezun olucam
    Cash para, diploma ver bana
    Para yoksa ter dökmeliyim
    Eğitimde fırsat eşitliğini fırsata çeviren bi' üniversiteliyim
    Ben mezun oldum
    Yarattığınız sistem yüzünden bi' serseriyim
    Ben mezun oldum
    Ya kasiyer olayım, ya da sinemada sana yer göstereyim
    Sokak başı üniversite ama köy okulları çok terste
    Başa gelenin ideolojisi neyse o anlatılır her derste
    Zengin, fakir ayrı
    Torpile ya da parasına göre kayırır
    Eğitim endüstridir
    İnşaattan rant sağlamaka aynı!
    Kiminin kitap alıcak bi' parası yok
    Öğretmen atanıcak ama "arası" yok!
    Milletvekili bi' tanıdık mı, wow
    Beni anlaman da bu mantıkla zor
    Bari bi' köy okulunun yardımına koş
    Her tarafı kaos
    Sen de biraz boğuş
    Bu gece uyudu zorla çocuk
    Okula gidecek
    YOL YAP!

    [Verse 9: Ozbi] (Sorgulamak)
    Neden bu gök, bu yıldızlar, bu galaksiler, gezegenler
    Neden, neyden bu evren?
    Neyden bu dünya?
    Neden ben, neden sen, neden biz?
    Sorgula, hele bi' sor lan bi' "Neden ben varım?
    Nereden geldim ve neden bi' insanım?
    Nasıl oldum? Nasıl olduk? Nası' oluyo'?
    Nası' anlam kattık? Nası' doluyo' bu kafa?
    Neye tapınıyo' hayat kimi kayırıyo'?"
    Hasat ne doyuruyo' hesap
    Anlasak, anlatıp her şeyi kavrasak da len
    Anlamak mı yasak olabilir
    Ama sadece bi' yanıtı yok bi' sürü cevap var koş git yanıt ara
    Peşine düş mutlaka kanıt ara
    Ruhunu demle hep yakıt ara lan
    Kalbini tut ve de buna tanık ara
    Hadi nefesini gör ve git sanat ara
    Sorgula sorgula atomları
    Işık hızını düşün ve de git kanat ara sonra
    Uç uçabildiğin kadar
    Uçabildiğin kadar
    Uçabildiğin kadar uç
    Uçabildiğin kadar uç
    Bırak kendini

    [Verse 10: Deniz Tekin] (Kadın Hakları)
    Ben bilmem hiç kendimi korumak zorunda kalmadım
    Bilmem ben bi' çocuğu düşünmek zorunda olmadım
    Hiç evlendirilmedim
    Evde dayak görmedim
    Kendi evimde kendi odama zorla hapsedilmedim
    Sözlerinizi kusmadım
    Yurdumdan edilmedim
    Nefretinizle yanmadım
    Yakılarak can vermedim
    Hiç kardeşim olmadı
    Hiç abimden korkmadım
    Okuldan alınmadım
    Ben hiç öldürülmedim

    [Verse 11: Yeis Sensura & Sehabe] (Kadına Şiddet)
    Kadına el kalkmaz ulan beyinsiz
    Erkeksin ama insan değilsin
    Aslında o en iyiye layık
    Kadına şiddete hayır
    Ülkede erkek neden en üstte minibüste, evde ya da metrobüste
    Taciz şiddeti hiç bitmiyo'
    Kınamakla falan iş bitmiyo'
    Uh, ah, adam olamadınız bu kalıbının adamı mı para babalarınız?
    Beşiktaş'ta beş tokat, leş hareketler
    Cebi dolu ciğerin beş para etmez
    Yaşadığın kafa ne? İnsan mısın?
    Biz utandık ulan! İnsan mısın?
    İnsan mısın?
    Bu hale nasıl gelir insan? Nasıl?

    [Bridge: Aspova] (Dünya)
    Düşerim derinlere
    Dünya, dönsün başım gibi
    Aklımı kaybederek rüya
    Nefesim, iç sesim
    Düşerim derinlere

    Dünya, dönsün başım gibi
    Aklımı kaybederek rüya
    Nefesim, iç sesim
    Düşerim derinlere

    [Verse 13: Defkhan] (Gurbet)
    Kaptı kafamı çarptı duvara
    Beni koruması gereken tenime bastı cigara
    Kaldırdı geri bütün derileri kattı dumana
    Yattım falaka motherfucker bu mu yargı burada
    Hangi kurala denk? (denk)
    Cenk için hazırım, karışır her yer
    Öğretilen bu işte
    Şiddeti sevmek ve ipleri germek
    Bak Almanya buz gibi morg
    Bana sor sana diyim
    Gençlerin çoğunda amfetamin, tilidin ya da weed, kokain ya da speed, crack
    Sana göre güzel ama bana göre değil
    Bana göre değil, kafana göre yürü bas mayına geber
    Ederi kaç? Kaç? Kaç?
    Kaç paraya bedel?
    Yeter artık dönme teker gibi
    Dost ol yeter bana
    Geliyorsan dosdoğru gel

    [Verse 14: Şanışer] (Hayvan Hakları)
    Bi' kap su ver çok mu zor
    Vicdanlı ol be lanet
    Anlamak istemiyo'sun ama bütün bu canlar sana bana emanet
    Lan bi' düşün:
    "Soğukta kışta dışarda tek başına yaşıyo'sun
    Dilini anlayan kimse yok hep tehlike, hep felaket, hep afet"
    Âdeme bir türlü yaranamazlar
    Vicdana bakar paraya bakmaz
    Toplayıp ormana atmak çözüm değil
    Bunlar kurt değil, ormanda kendi başlarına yaşayamazlar
    Onları sen savun, onlar kendi haklarını arayamazlar
    Barınaklar dolu
    Memleket acı
    Seması kara
    Sokak hayvanlarına tecavüz etmenin, işkence etmenin cezası para
    "Büyük ahlaksızlıklar için büyük aptallar lazımdır"
    Bütün insanlar suçlu değildir ama
    Bütün hayvanlar masumdur

    [Nakarat: Şanışer]
    Gel, gül olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susmam, susamam!
    Korkma yanıma gel!

    Gel, gül olur hapsolur bu suçlu cümleler!
    Yenilir hiç olurum fark etmezler!
    Susmam
    SUSAMAM!

    [Verse 15: Sokrat St] (İntihar)
    Gitme, Gitme, Gitme, Gitme
    Daha çok şeyi değiştirebiliriz bu hayatta
    İnat etme
    Hepimiz pes ettik vaktiyle
    Şimdi sık yumruğunu
    Sustur şu suskunluğunu
    Unutma kafan atınca nasıl da dimdik durduğunu
    İçin dışın nefret
    Gel
    Hiçbir şeyi yaşamak kadar sevme
    Sana bi dünya yaratamam da elini tutarım elbette
    Varsın herkes terk etsin seni
    Sen dünyayı terk etme
    Seni yargılamıyorum
    Acını tam olarak anlamam mümkün değil biliyorum
    Kaldıramadığım yükleri bırakıp kendi yolumdan gidiyorum ben
    Sen de aynaya bak lütfen
    "Seni seviyorum" de

    [Verse 16: Aga B] (Faşizm)
    Ey! Faşizm ne mi?
    En amiyane deyimiyle faka basacağız
    Beynelmilel el birliğiyle
    Tek bildiğiniz siz
    Ve de pek çok kazanın asıl sebebi aşırı hırs
    Bu hırs bi' ebedi his
    Evde eşine kız
    Sokakta kriz
    Fıss, tokakla köpeği
    Cins ise değil de miks ise tabii
    Akılsız, ey
    Kendinden çalan hırsız
    Polisten tırs, ey
    Ol ister sistem
    Hiç çiğ sığ birey
    Bir neyin ne olduğunu
    Bi' de bizi bil
    Biz façası pis de eli temiz bir nesiliz
    Bu işin selesi siz de
    Tekeri gidonu biz
    Ey, e bi tabi biz de biz gibi bir nes'lin peşindeyiz
    Ey, bu tek emelimiz saygı, tohum
    Torun, ayna ol
    Kaygı bol da yol
    Ey, tam da bu
    Ya boğul ya doğ
    Tonla yanlışa, gırla doğru
    Olsun torun, saygı tohum

    [Verse 17: Mirac] (Sokak)
    Yüzüne bakamam yüzüm düşer o yerlere
    Ayakları çıplakken gözleri dalar düşlere
    Başı önünde ama beden çıkıyor sefere
    Yok mecal dizinde
    Bak, her bi' günü sürgüne
    Kaçamıyo' kovalıyo' zalimler
    Ele güne, ele bakıyor o gözler
    Kodamanın parasını ateşe ver
    Ve de koyduğumun egosunu bi' yere ser
    Sokağa bakanın adını değil
    Yoksulumun, yetimimin adını ver
    Zabıtaları seyyara değil
    Gökdelenlere gönder

    [Bridge 2: Mert Şenel]
    Fırtınadan kopup giden dalların bi' tanesiyim
    Fazla yol almış ve yıpranmış
    İçimde neler dönüp durur anlatsam tarifi yok
    Bazen evsiz bi' çocuğun hikayesiyim

    Fırtınadan kopup giden dalların bi' tanesiyim
    Fazla yol almış ve yıpranmış
    İçimde neler dönüp durur anlatsam tarifi yok
    Bazen evsiz bi' çocuğun hikayesiyim

    [Verse 19: Kamufle] (Trafik)
    Can pazarı, otobanlar can pazarı
    365 günün riskli
    Bitmiyo' gamsız magandası
    Öde kan parası
    Bi' kaza bayrama matem düşürür
    Yürek dağlar acılar cabası
    Bir sela çınlar kulaklarında
    Hiç dinmez yarası
    Trafik terörüne eşlik eder alkol, şiddet, hız tutkusu
    25 yaşında yüz binlik arabaya binen gençlerin yok korkusu
    Önce emniyet sonra hoşgörü
    Sabır, selamet gerekiyor insan
    Ufacık bir hata her şeyi karartır inan yok dönüşü

    Kaynak: https://genius.com/Sanser-susamam-lyrics