• Kaygı: Nathalie ve Oğlu

    Kaygı bozuklukları genellikle birçok varoluşçu meseleyi içerir. Nathalie ve oğlu Jason bu örnek olayda, anne ve oğlu Jason'nm Adam'la arkadaşlığı ve Adam'ın intiharından doğan varoluşçu sorunlarla yüzleşir. Varoluşçu kaygı, genel kaygı bozukluğunun bazı belirtileriyle birlikte bu durumda ortaya çıkmaktadır. Hem Nathalie hem de oğlu, Adam'ın intiharıyla nasıl baş edeceklerine dair seçimleriyle yüz yüze kalırlar. Nathalie'nin zihninde büyük bir yük olan sorular





    1 70 5. Konu

    Adam'a ve Adam'ın ailesine karşı kendisinin ve oğlunun sorumluluğuyla ilgili sorulardı. Adam'a ve ailesine karşı sorumluluğuyla tezat olan ise oğluna karşı sorumluluğuydu. Hem anne hem de Jason, Adam'ın ölümüyle baş etmede varoluşçu gerçekliğin önemli meseleleriyle yüz yüzedirler.

    Nathalie, terapötik etkinliklerini denetlediğim birinin danışanıydı. On yedi yaşında oğlu olan kırklı yaşlarında bir kadındı. Nathalie, açık havaya çıkma cesareti gösterir göstermez ağır panik atak yaşadığı için bir süredir kendini tamamıyla hapseden agorafobisinden dolayı psikoterapideydi. Fobisi, oldukça yatışmıştı ve yeni bir gelişme, kaygının yeni bir atağı onu aşağı çekene kadar terapi oturumlarına tek başına geliyordu. Bu sefer kaygısı genelleştirilmişti ve özel bir olayla açıkça tetiklenmişti. Nathalie'nin oğlu Jason, daha genç yaştayken arkadaşı olan Adam adlı bir çocuğun da yer aldığı bir dizi kötü zorbalık olaylarına karıştı. Okul, Adam'ın anne babasının okula şikâyetinden sonra Adam'a karşı birlik olan Jason'ı ve arkadaşlannı disipline gönderdi.

    Hiçbir bir değişiklik olmadı ve gençler, Adam'ın yaşamının bir anlamı olmadığını belirten bir mektup bırakarak odasında kendini asmış olarak bulunmasına kadar Adam'la uğraşmaya devam ettiler. Nitekim ölümü doğrudan uğradığı zorbalıkla ilgili görünüyordu. Nathalie'nin oğlu Jason neredeyse kuşkusuz bu olaym içindeydi ve polis tarafmdan sorgulandı. Arkadaşlarının yaptığı gibi herhangi bir sorumluluğu reddetti. Serbest bırakıldılar. Sonrasında Adam'ın cenazesine katıldıktan sadece birkaç gün sonra Jason çözüldü ve annesine kendisinin ve arkadaşlarının sürekli Adam'la alay ettiklerini ve kendilerini tekrar şikâyet ederse daha da ileri giderek ona işkence yapmakla tehdit ettiklerini anlattı. Jason'a göre Adam'ın intiharının doğrudan çetenin tehditleriyle gerçekleştiği açıktı. Jason çetenin sadece önemsiz bir üyesiydi, fakat Adam'ın kendini öldürdüğü gün okuldan eve giderken diğer çocuklardan üçünün Adam'a fiilen saldırdıklarını biliyordu. Şimdi aynı çocuklar olanlan polise anlatırsa benzer şiddeti kendisine uygulayacaklan konusunda Jason'ı tehdit ediyorlardı. Aslında polis bu olayların zaten farkmdaydı, fakat Adam'm ölümü açık bir intihar olayı olduğu için gençleri cezalandırmayı okula bıraktılar. Bununla birlikte Jason sorgulandığında gerçeği anlatmadı ve kendini son derece suçlu ve nasıl davranacağı konusunda açmazda hissetti.

    Nathalie, oğlunun bir başka çocuğun ölümüne yol açan davranışlarda yer aldığını fark ederek dehşetle donakaldı. Adam'ın tüm hayatını biliyordu ve ona olan için muazzam bir sorumluluk duygusu hissediyordu. Dehşetle kendinden geçti. Ağzını açamadı çünkü bu Jason'a ve diğer çocuklara zarar verecekti. Sessiz kalamazdı çünkü bu bir suça göz yummak olacaktı. Aslında oğlunun böyle davranması ve suça yönelen bir çetenin üyesi olması fikriyle yüzleşemiyordu. Kaygıyla felç olmuş bir durumda eski semptomlarının geri geldiğini hissetti ve birkaç kez terapi oturumlarım iptal ederek kendim eve kapattı. Sonunda terapiye geri döndüğünde, terapistine kendisini bu kadar üzen şeyin ne olduğunu anlatmaktan kaçmdı. Sadece Jason'm bir arkadaşı olan Adam öldüğü için dışan çıkmanın güvenli olmadığım söyledi. Bu terapistin ilk başta tartışmadan bıraktığı gizemli bir durum gibi görünüyordu (van Deurzen, 2009, ss. 137-138).

    Nathalie'nin yaşadığı yoğun varoluşçu kaygıydı. Yaşamın tehlikelerinin ve aynı zamanda bu tehlikelerle yüzleşmesinin kendine düşen sorumluluğunun da farkındaydı. Her yer güvenli olana kadar eskiden var olan tehlikeden saklanma tutumu hâlâ devam ediyordu, fakat henüz bu tutuma pes edemiyodu. Burada cesurca yaşama ve konuşma fırsatı kendisine sunuluyordu ve yine bir zamanlar olduğu gibi tekrar meydan okumaya kaçınmaya çalışıyordu. Şimdi, ya Jason'ı konuşması için ve belki de cezalandırılması için cesaretlendirme ya da sessiz kalma ve gerçekte olanın üstünü örtme seçimine sahipti. Sadece kendisinde değil oğlunda da tekrarlanan ve durdurulmaya yol açtığı için kaçınmanın gerçekten bir seçenek olmadığını biliyordu.



    Varoluşçu Terapi 171

    Çok önceden ikilemini terapistle açıkça tartışmanın doğru yönde bir adım olacağını kabul etmişti.Terapistine, bunu sadece terapistinin patolojik olarak değerlendirmeyeceği ya da deneyimini azaltacağı zaman yapabileceğini anlattı.

    Daha öncesinde reddettiği ve engellediği için Nathalie'nin ahlakî ikilemleri çözmede deneyimsiz olduğu açıktı, fakat şimdi, bu tür meydan okumaları engellemenin, önünü göremeyeceği bir yerden onu çıkmaz sokağa götürdüğünü görmesinde ona yardımcı olmak mümkün hâle geldi. Bu meydan okumayla cesurca yüzleşmek hareket özgürlüğüne erişmede tek yoldu. Agorafobisinin üstesinden gelmenin korkusuyla yüzleşmesi ve onu en çok korkutan birçok şeyi yapması için dışarı çıkması gerektiğini biliyordu. Bundan dolayı, yaşamda bu problemlerle yüzleşmenin onu eşit derecede daha güçlü yapacağını ve bu yeni güçle açmazına çözüm bulmada en iyi şansı yakalayacağını biliyordu.

    Sorunlara doğrudan bakmayı, Nathalie kabul etti. İlk başta sadece Jason için endişelendiğini düşünüyordu. Adam'ın dramında oynadığı rolü itiraf ederse, sınavlarında başarılı olma olasılığının yerle bir olacağından endişeleniyordu. Bunun kendisine bir felaketmiş gibi göründüğünü kabul etti, çünkü Jason genel olarak çok zekiydi ve onu hep gururlandırdı. Başarıları, kendisinin kişisel akademik yetenekten yoksun olmasını telafi ediyordu ve bu onun için çok önemliydi. Kendisi 17 yaşındayken eğitimini yarım bırakmıştı ve şimdi aynısının Jason'a olacağından korkuyordu. Psikoterapist, kendisini geçmemesi için Nathalie'nin oğlunun sınavlarını geçme olasılığını yok etmeyi isteyebileceğini söyleyerek başlangıçta, Nathalie'nin Jason'un potansiyel başarısını kıskanabileceği noktasım inceledi (s. 138).

    Bir sonraki oturumda ortaya çıkan, Nathalie'nin Jason'm kendi eylemlerinin gerçekliğinden kaçmaya devam etmesine izin verirse sonsuza kadar pasif bir seyirci olarak kalacağmı hissetmesiydi. Diğer bir deyişle oğlu kendisi gibi,dik durmaktan ve dikkate alınmaktan korkan biri olacaktı. Bu gerçek etik bir ikilemdi: dik durmak ve dikkate alınmak için oğluna da aynısını öğretecek kadar güçlü müydü? Bu cevaplaması gereken soruydu. İnsanlann Adam'a gerçekte ne olduğunu bilmelerini sağlamanın önemli olup olmadığı hakkındaki sonu gelmez tartışma geçersiz hâle gelmişti. Zorbalığın Adam'm intiharma önemli bir katkı sağlayan etmen olması gerçeği o zamana değin insanlar tarafından fark edilmişti. Tabii ki gerçeği söylemek hâlâ önemliydi. Adam'm ailesi için gerçeği bilmek önem arz ediyordu ve Jason ve Nathalie için de korkakça ve kendini koruyan duruştan ziyade dürüst bir duruş sergilemek önemliydi. Daha sonra Nathalie bunları oğluna söyleme cesaretini kendinde bulduğunda, Jason'm da aynı şeyi hissettiğini keşfetti. Aslında Jason yaptığını ve diğerlerinin yaptıklarını sahiplenerek kendine saygısını geri kazanmak istiyordu. Sessizliğinin sonuçlarından, konuşmasının sonuçlarından daha fazla korkuyordu. Aynca ölen arkadaşma karşı görevini yerine getirme meselesi de vardı. Hem Jason'm hem de annesinin zaman zaman Jason'm konuşamayacağını, çünkü bunun diğer arkadaşlarını bu işe karıştırmak anlamına geleceği şeklinde davranmaları ilginçti. Şimdi, ölen arkadaş Adam'm herhangi birinden daha fazla korumaya ihtiyacı olduğundan, arkadaşlarım koruma fikrinin iknâ edici bir fikir olmadığını keşfetmişlerdi. Sonunda, Jason'm belirli bir cezaya çarptırılmadan ya da başka birini bu işe karıştırmadan doğruyu itiraf edebileceği anlaşıldı. Aynca böyle bir eylemin etik olarak doğru ve duygusal olarak rahatlatıcı olacağı açık hâle geldi. Jason itiraf ettiğinde ve kınamaları soğuk kanlılıkla kabul ettiğinde, bu özgüvenini arttırdı ve birçok kişiden onay aldı. Onu kovmuş olan eski çeteyle hâlâ ilişki kurmak zorundaydı, fakat bunun çok önemli bir kayıp olmadığını ve muhtemelen bir avantaj olduğunu fark etti. Nathalie onunla gurur duyuyordu ve bir şekilde dürüst olmasmda ona yardım etme durumunun bir kısmım istemeden üstlendi. Hem kendisi hem de oğlunun dürüst olarak öz saygılarını tekrar kazandıklarım hissediyordu. Jason'm sınavlannın beklenenden daha başarılı geçmesi onu son derece memnun etti. Kendi kaderi ile Jason'mki doğal olarak ilişkiliydi. Dürüstlük testini birlikte geçmeleri ilişkilerini güçlendirdi. Şimdi kendilerini ve birbirlerini doğru şeyi yapan insan olarak düşünebilirlerdi. Bu durum, kaygımn çıkmazından kurtulmasına ve yaşamın akışma dönmesine yardım etmek için, Nathalie'nin öz güvenine yeterince katkı sağladı (ss. 139-140).
    Richard S. Sharf
    Mohtesem psixoloji roman cixar bundan..Nece maraqli heyat hekayesidir.
  • “Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın. Barış değil, kılıç getirmeye geldim. Çünkü ben ‘oğulla babasının, kızla anasının, gelinle kaynanasının’ arasını açmaya geldim. İnsanın düşmanları öz evi halkı olacaktır.’
    “ Babayı ya da anayı benden çok seven bana yaraşıklı olamaz. Oğulu ya da kızı benden çok seven bana yaraşıklı değildir. Haçını alıp ardım sıra gelmeyen de bana yaraşıklı değildir. Canını bulan onu yitirecektir. Ama bana bağlılığı yüzünden canını yitiren onu bulacaktır.”
    Anonim
    Sayfa 21 - undefined
  • Dikkat spoiler içerir!
    Kafka denilince aklımıza gelen kitaplardan biridir Dönüşüm. Dönüşüm, Dünya düzenine uyum sağlayamayanların kitabıdır. Kitap bir sabah Gregor Samsa'nın böcek olarak uyanmasıyla başlar.İlk başta gördüklerinin gerçek olduğunu inanmak istemez ancak yatağından kalkmak isteyince buna inanmak zorunda kalır. Elleri kolları ve bacakları ile artık dev bir böcektir. Artık bütün hayatı alt üst olmuştur. Her sabah işe gitmek için bindiği tren saat altıda hareket etmektedir; her zamanki gibi kalkıp işe gitmek istese de artık bunu yapamaz, çünkü artık normal bir insan değildir, uyanmak zorundadır. Ancak saate baktığında saatin yedi olduğunu görür. Kalkmak istemektedir ama artık ona yardımcı olacak kuvvetli bacaklarının yerinde birbirinden bağımsız hareket ediyormuş gibi görünen onlarca bacakçık bulunmaktadır. Annesi oğlunun uyanamamış olduğunu sanır ve kapıya vurmaya başlar. Kilitli kapının arkasından oğlunu uyandırmaya çalışır. Gregor kalktığını söyleyerek annesini savuşturur ancak sesi çok garip çıkmaktadır. Annesi onun hasta olduğunu düşünmektedir. Gregor büyük uğraşlarla yatağından kalkar, yeni vücuduna alışması hiç de o kadar kolay olmayacaktır. Saat sekiz civarında patronu eve gelmiştir ve çok kızgındır. Gregor’a birkaç soru sorar ancak Gregor artık konuşamamaktadır. Sesi hayvan sesi gibidir. Kapıyı zorlukla açar. Patronu onu görünce korkudan evden kaçar; annesi ise bayılmıştır. Babası onu sopa darbeleriyle odasına geri sokar. Bütün ailenin de ekonomik yükü Gregor’un üzerindedir. Gregor böceğe dönüşünce onun yerine artık babası çalışmak zorundadır. Gregor'un babasının Gregor'un patronuna büyük bir borcu vardır. Bu yüzden, Gregor işinden nefret etse de işinden ayrılamamıştır. Ama artık bir böcek olduğu için işe gitmek imkanı kalmamıştır. Gregor’a tek yakın kişi kız kardeşi Gretedir. Çünkü onun konservatuarda okuması için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Grete, en başlarda böceğe dönüşmüş ağabeyi ile çok iyi ilgilenir. Grete, Gregor'un küçük kız kardeşi ve dönüşümden sonra bakıcısıdır. Kız kardeşi Grete Gregor’a değişik yiyecekler getirir. Artık Gregor kokuşmuş yiyecekleri tercih etmektedir. Grete önceleri gönüllü olsa da öykü ilerledikçe inadına ve kasıtlı bir biçimde odaya pis yemekler getirmeye başlamıştır. Grete, keman çalar ve konservatuvara gitme hayalleri kuran bir genç kızdır. Gregor'un dönüşümünden sonra aileye gelir sağlamak için bir dükkânda tezgâhtar olarak çalışmaya başlar. Annesi onu görmeye bile cesaret edememektedir. Kız kardeşi Grete başlangıçta iyi davranmayı sürdürse de zamanla tiksinmeye ve eskisi gibi iyi bakmamaya başlar. Artık odasını da temizlememekte, eskisi gibi güzel yemekler de getirmemektedir. Gregor’un durumu gittikçe kötüleşmektedir. Bir gün üzerine bir şişe düşer ve yüzünden yaralanır, üstüne üstlük sinirlenen babası ona bir elma atar ve ağır bir şekilde yaralanmasına neden olur. Babasından defalarca dayak yiyen Gregor’un vücudu oldukça zayıflamıştır. Vücudunda oldukça ciddi yaralanmalar oluşmuştur. Yemek dahi yiyememektedir. İlerleyen aylarda Gregor yüzündeki ve sırtındaki ağrılar ve ona yiyecek getirilmemesi yüzünden neredeyse hiçbir şey yiyemeyerek artık aç yaşamaya başlamıştır. Ailesi onu artık tamamen gözden çıkarmıştır. Gregor da çalışamadığı aile ekonomik yönden çok kötü durumlara da düşmüştür. Odasından dışarı çıkması da yasaklanmıştır. Aile çözüm olarak eve üç kiracı almaya karar verir. Gregor da ailesinden artık tamamen kopmuştur. Gündüzleri kaldığı odanın kapısı kilitlenmekte akşamları aile üyeleri toplandığında kapı açık bırakılmakta böylece Gregor kendisini yalnız hissetmemektedir. Günün birinde odanın kapısı açık unutulmuş, Gregor, dışarıdan gelen müzik sesini duyunca dışarı çıkmıştır. Gregor müziğin geldiği odaya doğru ilerler; tam o sırada kiracılardan bir tanesi Gregor’u fark eder ve aileyi bu olayı herkese yaymakla tehdit eder. Bu olaydan sonra evin kirasını da ödememeye başlar. Aile meclisi toplanır ve sonuçta Gregor’ u evden atmaya karar verirler. Gregor artık ailesi tarafından tamamen istenmediğini anlar ve o günün sabahında ölü bulunur. Hizmetçi kız aileye şöyle seslenir: -Boş yere zahmet etmeyin, Gregor öldü. Az önce Gregor’u çöpe attım.
    Eser, kimlik sebebiyle aile tarafindan reddedilisi anlatmaktadır.
    Kitabın Değişim olarak bilinen adının gerçekte Dönüşüm olduğu, ifadesini Ahmet Cemal'in açıklamasında bulur: "Gregor Samsa'nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat 'başkalaşım'dır O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur."
    Bu açıklama, Kafka'nın eserini tanımlarken kullandığı ifadeyle de örtüşür: "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay."
    Eser okunması gereken bir kitaptır.