Her zaman olmasa da çoğu zaman acı çekerek ayırdına varıyordum onu sevmem akla, umuda, iç huzuruna, mutluluğa aykırı bir şeydi; böyle bir şeyin kesinlikle mümkünü yoktu; bu sevgide, umudumu, şevkimi kıracak, hevesimi kursağımda bırakacak her türlü zorlu mevcuttu. Şunu da kesin bir biçimde ifade etmeliyim ki tüm bunların farkında olmam, ona olan sevgimi zerre kadar azaltmıyordu; onun kusursuz bir insan olduğuna yürekten inansam duygularımı ancak bu denli doludizgin ve sakınımsız yaşardım sanırım.
Tanrı biliyor ya, gözyaşlarımızdan utanmamıza hiç gerek yoktur; gözyaşları, katılaşmış yüreklerimizi kaplayan kirin pasın üzerine yağan bir yağmurdur. Ağladıktan sonra daha iyi bir insana dönüşmüştüm - daha nadim, vefasızlığımın daha farkında ve daha hassas.
Korkarım ki o an kafamı yukarı kaldırıp baktığım yıldızlar bile tüm yaşamımı aralarında geçirdiğim köye ait nesnelerin üzerinde parıldadıkları için bana zavallı ve iddiasız yıldızlarmış gibi geliyordu.